Aylardır dış politik ve ekonomik saldırılara uğrayan, jeopolitik risklerle boğuşan Türkiye, bütün bunlara rağmen ‘büyüme’de yine tarih yazdı. Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüdü. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, bu yılın ikinci 3 aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20,4 artarak, 884 milyar lira olarak gerçekleşti. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; tarım sektörünün katma değeri yüzde 1,5, sanayi sektörünün yüzde 4,3, inşaat sektörünün yüzde 0,8 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri de yüzde 8 yükseliş gösterdi. Hane halkı nihai tüketim harcamaları 2018’in ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,3 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 7,2, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3,9 artış gösterdi. Mal ve hizmet ihracatı, 2018 yılının ikinci çeyreğinde, 2017’nin aynı çeyreğine göre yüzde 4,5, ithalatı ise yüzde 0,3 artış gösterdi.
Türkiye ekonomisi 5,2’lik büyüme oranıyla, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerini geride bırakırken, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldı. Söz konusu dönemde OECD büyüme ortalaması yüzde 2,5, Avro Bölgesi ile AB’de büyüme ortalaması yüzde 2,1 olarak gerçekleşirken; Türkiye, bu bölgelerin çok üstünde performans sergiledi. Avrupa’da nisan-mayıs-haziran döneminde en fazla büyüme kaydeden ülke, yüzde 5,7 ile Malta oldu. Türkiye’den sonra en fazla büyüme gösteren Avrupa ülkesi ise yüzde 5 ile Polonya...

DENGELENME SÜRECİ BAŞLADI
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi. Bakan Albayrak, ikinci çeyrekte büyümenin; tüketim ve yatırımdaki ılımlı yavaşlamaya rağmen iç talep kaynaklı olmaya devam ettiğini vurgulayarak “Bununla birlikte, güçlü ihracat ve turizm gelirlerindeki yüksek performans, net dış talebin büyümeye pozitif katkı vermesini sağlamıştır. Bu durum, ekonomi politikalarımızdaki temel hedeflerimizin başında gelen, dengelenme sürecinin başladığını göstermektedir. Yine aynı şekilde temel hedef olan ihracata dayalı büyüme istikametinde ilerlendiğini de ortaya koymuştur” dedi. Üçüncü çeyrekten itibaren iç talepteki yavaşlamanın belirginleştiğini belirten Albayrak; yılın geri kalanında ithalat talebinin düşmesi, ihracat ve turizm gelirlerindeki güçlü seyir ile büyümenin devam etmesinin beklendiğine dikkati çekti. Albayrak, şunları kaydetti: Enflasyonla topyekûn mücadele ve cari açığın sürdürülebilir düzeylere düşürülmesi, bu dönemdeki öncelikli hedeflerimizdir. Yapısal reformlarla desteklenen maliye politikasındaki sıkı duruş ve makroekonomik dengelenme politikası, büyümeyi orta vadede daha sağlıklı bir patikaya getirecektir.

İhracatın büyük katkısı sürecek
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, dış ticaretin büyümeye 1 puanlık pozitif katkı sağladığını söyledi. Gülle “Derecelendirme kuruluşları son dönemde Türkiye’nin büyüme beklentilerini düşürmüşlerdi. Ancak açıklanan veriler ışığında ihracat performansımızın 2018’i de başarı ile kapatacağını ve büyümemize pozitif katkı sağlayacağını düşünüyorum. Sene sonunda 170 milyar doların üzerinde ihracat rakamına ulaşarak yeni rekor kıracağız. Önemli bir husus da yatırımlardaki artışın yüzde 3,9 olması” dedi.

Senaryo yazana anlamlı cevap
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, “5,2’lik büyüme, ekonomimiz üzerinde senaryo yazanlara verilmiş anlamlı bir cevaptır” dedi.  Avdagiç, şöyle devam etti: 24 Haziran öncesine rastlamasına rağmen, ekonominin gerekleri uyguladık. Milletçe, saldırıları bertaraf ettik. İç talebin soğuduğu bu süreçte ihracat, sigortamızdır. Sanayi ve yatırım artışı ekonomiyi desteklemiş gibi görünüyor. Kurda istikrar sağlanınca bu katkı artacak. İmalata dayalı bir dönüşüm hikâyesini büyüme kitabımıza koymalıyız.

Daha çok istihdam
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden pozitif yönde ayrıştığını belirterek 2018 yılında ihracatta tarihî zirveye ulaşıp senenin ikinci yarısında da büyümeyi ve istihdamı desteklemeyi hedeflediklerini bildirdi. Pekcan “Türkiye bu dönemde, yüzde 8,2 büyüyen Hindistan’dan, yüzde 6,7 büyüyen Çin’den ve yüzde 5,3 büyüyen Endonezya’dan sonra, en hızlı büyüyen ülke olmuştur. Büyüme performansının en önemli yansımalarından birisini de istihdam düzeyinde görüyoruz. Mayıs ayı itibarıyla Türkiye ekonomisi, son bir yılda 650 bin kişiye ek istihdam sağlamıştır. Türkiye, yüksek gelirli ülkeler sınıfına ancak teknolojiye yatırımlarla ve ihracatla ulaşabilir. Önümüzdeki dönemde bu iki alana odaklanacağız” dedi.

KARNEMİZ PEKİYİ AMA DİKKAT
Ekonomistler, 2. çeyrekte gelen güçlü büyümeye rağmen, gelecek döneme ilişkin öncü göstergelerin, büyüme hızında yavaşlamaya işaret ettiği uyarısında bulunuyor. Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı “Ekonomi son 7 çeyrektir aralıksız büyüyor. Ancak gerek parasal sıkılaşmanın gecikmeli etkileri, gerek geçen ay belirginleşen finansal dalgalanmanın yansımaları doğrultusunda, üçüncü çeyrekten itibaren daralma rakamları görebiliriz. Gelecek hafta açıklanacak temmuz sanayi üretim verisi, bizim için çok önemli olacak” dedi. Hükûmet ve ekonomi yönetimi de bu risklerin bilincinde olarak, yeni planlar ve tedbirleri devreye almaya hazırlanıyor. Üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına, yüksek turizm gelirleri, bayram ve tatil başta olmak üzere tüketim harcamaları ve ihracat tarafından pozitif katkı devam edecek. Ancak imalat sanayisindeki daralmanın tersine çevrilmesi, hem üretim, hem istihdam açısından çok önemli. Aynı zamanda yükselen faizler sebebiyle azalacak tüketim harcamalarının da belli bir seviyede canlı tutulması, muhtemel bir resesyonun önlenmesi için hayati... Bu anlamda yeni açıklanacak OVP önem taşıyor.