ZİYNETİ KOCABIYIK

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünya çapındaki ölümlerin yüzde 90’ı yaralanmalardan kaynaklanıyor. Her 5 saniyede 1 kişi yaralanma sonucu ölürken, her gün 2 binden fazla aile, önlenebilir kazalar yüzünden çocuklarını kaybediyor. Buna karşılık bilinçli bir ilk yardım eğitimi almış bir kişi tarafından kalbi duran kişiye yapılan müdahale ile kalp krizinden ölüm oranları 2-3 kat azalıyor. Acı olan şu ki, olay yerinde bekleyen meraklı kişilerin sadece yüzde 32’si suni solunum-kalp masajı yapabiliyor. Peki ilk yardımla ilgili bildiklerimiz ne kadar doğru? Sara geçirene soğan koklatmak, boğazına yiyecek takılan kişinin sırtına vurmak, bayılana tokat atmak, boğulana kalp masajı yapmak… Okan Üniversitesi Hastanesi Acil Uzmanı Dr. Çağatay Tuğrul Özseçen, doğru bilinen ilk yardım yanlışlarını anlattı…

112’Yİ HABERDAR EDİN
Hastanın ya da yaralının bilinçli olarak yapılan ilk değerlendirmesinin hayat kurtarıcı olduğunu hatırlatan Dr. Özseçen, kaza, kalp krizi, boğulma gibi durumlarda ilk olarak yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
l  Sakin kalın ve hastanın ilk durum değerlendirmesini yapın. Eğer çevrenizde bu alanda sizden daha eğitimli bir kişi yoksa o zaman müdahaleye karar verin. Birçok durumda, hastanın doğru yapılan ilk değerlendirmesi, hayat kurtarıcıdır.
l Eğer tespit ettiğiniz durumda yapılacak doğru müdahaleyi tam olarak bilmiyorsanız ya da emin değilseniz ve hasta tehlikeli bir ortamda ise oradan uygun taşıma yöntemi ile (özellikle travmalarda omurga ve büyük kemikleri koruyarak) uzaklaştırın.
l Solunumuna engel bir hâl varsa (kravat, eşarp, sıkı yaka, takma diş, yabancı cisim vb.) ortadan kaldırın. Sağlık profesyonellerinin gelmesini bekleyin. Hemen 112’yi arayın ya da aranmasını sağlayın.

BUNLARI YAPMAYIN

*Her boğulmaya kalp masajı yapılmaz: Boğulmalar yoğun dumana maruz kalma ya da su içinde karşılaşılan tehlikeli durumlardır. Boğulan kişi sudan çıkarıldığında ilk olarak nabız, kalp atışları ve solunumu kontrol edilir. Problem olduğunda eğitimli kişilerce solunum masajı  ve kalp masajı uygulanır.

*Tokat, bayıları ayıltmaz: Kısa süreli şuur kaybının sebebi kan basıncındaki düşüş, havasızlık, büyük üzüntü veya aşırı duygusal dalgalanma veya açlık olabilir. Bu yüzden bayılanı tokatlamayın! Nabız ve solunumu düzenli ise hasta sırt üstü yatırılıp ayakları yükseltilir ve hareketsiz bir şekilde yatması sağlanır. Sonrasında ise baygın kişi kalabalık ve kapalı bir yerde duruyorsa sakin ve açık bir alana alınmalıdır.

*Sara nöbeti geçirene soğan koklatmayın: Nöbet geçiren epilepsi hastaları kasılmalar sırasında kendilerine zarar verebilirler. Bu yüzden önceliğiniz hastanın etrafındaki tehlikeli cisimleri uzaklaştırmak olmalıdır. Dişlerinin arasına mendil ya da bez parçası konularak hastanın dilini ısırması engellenebilir. Baygınlık ve nöbet geçiren kişilere koklattığınız soğan ya da kolonya, hastanın nefes almasına mâni olabilir. Genellikle, nöbetler birkaç dakika içinde durur bu yüzden böyle bir durumla karşılaştığınızda beklemeli ve sağlık ekiplerine haber verilmelidir.

*Zehirlenmeyi parmakla kusturmak bazen daha zararlı: Zehirlenmelerde ilk akla gelen kusturmaktır. Ancak bazen, midedeki zehirli maddenin kusturularak çıkartılmaya çalışılması hastaya daha büyük zararlar verebilir. Bunun için hangi maddeyle zehirlendiği tesbit edilmeli ve hemen ağzı suyla çalkalanmalıdır. Özellikle yakıcı maddelerin alındığından şüphe ediliyorsa bu durumda hasta asla kusturulmamalı ve tıbbi yardım istenmelidir.

*Tıkanan kişiyi öksürmeye teşvik: Yine en çok karşılan durumlardan biri de birşey yerken kişinin nefes borusuna besin kaçmasıdır. Böyle bir durumda  yapılan en önemli yanlış ise nefes borusunda kısmi tıkanma olan birinin sırtına vurulmasıdır. Nefes almakta güçlük çeken ve kısmi tıkanma yaşayan birine hiçbir şekilde müdahale edilmemesi ve öksürmeye teşvik edilmesi gerekir. Ve tabii sırta vurmak isteyenleri de engellemeyi unutmamak lazımdır.