Hoparlör ile kılınan namaz

Hoparlör sesi ile ve televizyondaki imama uyarak namaz kılanların namazları sahih olmaz.
 
Sual: Hoparlör ile namaz kılmak, dinimizce uygun mudur?
Cevap: Bu konuda El-mukaddimet-ül-hadremiyye, Envâr, El-fıkh-ü-alel-mezâhib-il-erbe'a ve Misbâh-un-necât kitaplarında deniyor ki:
“Şafii mezhebinde, cami haricinde, dışında bulunan kimsenin, camideki imama uymasının sahih olması için, imamın intikalatını, imamı veya cemaatten birini görerek yahut imamı veya müezzini işiterek bilmek şart olduğu gibi, son saftan uzaklığı takriben üçyüz zrâ'dan, 126 metreden fazla olmaması da şarttır.”
Tergîb-üs-salât kitabında deniyor ki:
“Cami haricindeki kimsenin, imama uymasının sahih olması için, caminin dolu olması lazımdır. Dolu olmaz ise ve dolu olup da, son saf ile, dışarıdaki kimse arasında, araba geçecek kadar mesafe varsa, imama uyması sahih olmaz.”
Hoparlör sesi ile ve televizyondaki imama uyarak namaz kılanların namazlarının sahih olmadığı, Hindistan âlimlerinin çıkardıkları El-Muallim mecmuasının Aralık 1985 tarihli sayısında uzun yazılıdır. Miladi 1981 senesinde Pakistan’da çıkan Süyûf-ullahil-ecille isimli kitapta, hoparlör ile namaz kıldıran imama uymanın caiz olmadığı açık yazılıdır.
           ***
Sual: Erkek, kendi mahremi olan hanımlara imam olup, cemaatle namaz kıldırabilir mi?
Cevap: Evde, erkek, mahremi olan kadınlara imam olup cemaatle namaz kıldırabilir. Sadece yabancı kadınlar varsa, bunlara imam olamaz, çünkü, halvet olur. Eğer cemaat arasında, bir erkek veya imamın mahremi kadın bulunursa, yabancı kadınlar da cemaate girebilir. Burada da, süt ve nikâh ile olan mahremlerin, halvette olduğu gibi, genç olmaları mekruhtur. Mescitte halvet hasıl olmaz çünkü umuma açıktır. Cemaat olarak sadece bir kadın varsa, imamın tam arkasında durur, yanında durmaz. Eğer bir erkek de var ise, kadın erkeğin tam arkasında durup cemaatle namazını kılar.
           ***
Sual: Satılan ve hediye edilen mal, teslim alınmadan, bunlar satılmış ve hediye edilmiş olur mu?
Cevap: Satılan malı teslim etmek, hediye olunanı ise kabzetmek yani teslim almak lazımdır.
           ***
Sual: Televizyon ekranında görülen imama uyarak namaz kılınabilir mi?
Cevap: Sinema perdesinde, televizyonda namaz kıldığı görülen imamın kendisi değildir, benzeridir. Buna uymak caiz olmadığı gibi, bu seslerle ibadet yapmak da sahih olmaz. Bidat ve büyük günah olur.
Hicrî Kamerî : 12 RECEB 1440
Hicrî Şemsî :1397  Rûmî :  06 Mart 1435   Hızır :  Kasım : 132
19
2019

Mart

Salı

 

Meclis’in Ankara’da toplanacağının M. Kemal tarafından ilânı (1920) - BM kararı ile Libya’ya NATO’nun müdahalesi (2011)

Çalışmayıp, herkese muhtaç kalanların, dini ve aklı noksan olur. Lokman Hakîm “Rahmetullahi aleyh”

   Türkiye Takvimi   




 
 
GÜNÜN MENKIBESİ

"Bu kızlar, Rabbimden bana emânet!"

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretlerinin vefâtı yaklaşmıştı.
Hanımını çağırıp;
"Ben ölünce, şu iki kızımı alıp Ebû Kubeys Dağı'na çık. Orada duâ et" diye vasiyet etti.
Kadıncağız sordu:
"Nasıl duâ edeyim?"
"Yâ Rabbî! Beyim öleceği vakit, ‘Bu kızlar, Rabbimden bana emânetti, şimdi ölürken Ona iâde ediyorum’ deyip vefât etti. Sen bunları zâyi etme, diye duâ et" dedi.
Ve o gün vefât etti...
Namazını kılıp defnettiler.
Hanımı, iki kızını aldı.
Ebû Kubeys Dağı'na çıktı.
Orada ağlayarak bunları söyledi.
O esnâda Yemen hükümdârı, hanımıyla oradan geçiyordu.
İki de oğlu vardı yanında.
Bu hanıma yaklaşıp;
"Ey hâtun! Sen bu tenhâ yerde ne arıyorsun, hem niçin ağlıyorsun?" diye sordu.
Kadıncağız da anlattı.
Hükümdâr duygulanıp;
"Bu işte ilâhî bir hikmet olsa gerek. Zîra senin iki kızın var, benim de iki oğlum var" dedi.
Ve sordu kadına:
"Allah'ın emriyle ve biner altın mehirle, senin bu kızlarını benim oğullarıma istiyorum, râzı mısın?"
Hanım çok sevinip;
"Evet râzıyım" dedi.
Ertesi gün nikâhları kıyılıp, düğünleri oldu.