12.06.2018 04:28
Bakan Soylu: En küçük zaafta FETÖ canlanır!

Gazetemize konuk olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Kandil’i kesinlikle temizlemeliyiz. Türkiye bir zaafa düşerse FETÖ anında canlanır” dedi. FETÖ ile en üst seviyede mücadele edildiğini ancak mesafede yarıya gelindiğini söyleyen Soylu “Darbe girişimini tekrar isteyebilirler” diye uyarıda bulundu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yazı işleri toplantımıza katılarak gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. PKK ve FETÖ ile mücadelede önemli aşamalar kaydedildiğini anlatan Soylu, en küçük zaafta bunların ortaya çıkacağı uyarısında bulundu. Demirtaş’a arka çıkan muhalefet liderlerine “günaha ortak oluyorlar” diye sert çıkan Bakan Soylu, her hâlükârda Kandil’e operasyonun yapılacağını ifade etti. İşte Soylu ile sohbetten notlar:

SEÇİME 531 BİN GÜVENLİK GÜCÜ
Seçim güvenliğiyle ilgili bütün bölgelerde valilerimiz, jandarma komutanlarımız ve emniyet müdürlerimizle toplantılarımızı gerçekleştirdik. Hepsine ben gittim. Bütün bölgelerde sandık güvenliğinin nasıl sağlanacağını konuştuk. İlk defa seçim güvenliğine ait bir kurul oluşturduk. Adalet, İçişleri ve diğer bakanlıklarla yoğun işbirliği içerisinde seçim güvenliği mekanizması kurduk. Seçimde 531 bin güvenlik görevlimiz çalışacak.

186 BİN KİŞİLİK OY TAŞINACAK
 Toplam 2081 sandıkta birleştirme ve taşıma yapılmasını değerlendirdik. YSK, bunların 1184’ünü kabul etti. İtirazlarımız oldu. Bir bölümünün de ilçe seçim kurullarının değerlendirmesi istendi. Toplamda 186 bin 632 kişilik taşıma ve bileştirme söz konusu olacak. Bu, seçmenin binde 7’sine tekabül ediyor. Yani seçimin sonucunu etkileyecek bir rakam değil. Ama biz, bir kişinin bile hür şekilde oy kullanmamasından sorumluyuz.
PKK’ya katılım ciddi şekilde azaldı. Aileleri üzerinden ilişki kurarak terör örgütü mensuplarını ikna edip Türkiye’ye getirmeye çalışıyoruz. En son 3 genç kız geldi. Geçen sene 175 terörist bu şekilde getirildi. Bu yıl da şu ana kadar 21’i geçti. Bu sene dağa katılan sadece 45.

İNCE İĞRENÇLİĞE ORTAK
Hapishanedeki PKK’lılar üzerinde araştırma yaptık. Hangi süreçlerden geçtiğini psikologramız vasıtasıyla ortaya koyduk. Anlattıkları kan dolduran şeylerdi. Terör örgütü dağa çıkan genç kızlara öyle iğrenç davranışlarda bulunmuş ki. Muharrem İnce, Edirne Cezaevi’ne gitmekle o genç kızlara iğrenç davrananlarla kendisini aynı kategoriye koydu. Bu günahta onun da payı var. Demirtaş’a hoş görü ortaya koyabilen, onun dışarıda politika yapmasını talep eden zihniyet, niçin Metin Temel paşaya saldırır? Çünkü Afrin PKK’nın hayatında önemli bir yerdir. Türkiye Afrin’e yaptığı operasyon ile birlikte PKK’nın en öneli hayat damarlarında birini kapatmıştır. Bu Muharrem İnce’nin aklının yeteceği bir dil değildir.

CELLADINA TESLİM OLDU
Temel Karamollaoğlu’nu anlamak mümkün değil. Allah akıl sağlığı nasip etsin. Türkiye’de bu kadar sorumsuz bir siyaset yapılamaz. Ben Muharrem İnce’ye bir şey demem. Çünkü tıyniyeti bellidir. Onlar Türkiye’nin karşısında ne varsa oradadır. Öbür tarafta Meral Akşener. Milliyetçi kesimden gelerek, çok büyük bir iddia ile beraber bir parti kuracaksınız geldiğiniz dayandığınız nokta Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden çıkması olacak. Yazıktır. 6-7 Ekim olaylarında 53 kişinin katledilmesinde müdahil olan kim? Olaylara destek veren belediyelerin yöneticileri kim? Para vererek terör örgütü finanse eden kim? Şimdi İnce de Karamollaoğlu da Akşener de sevgi kelebeği oluverdi. Karamollaoğlu, 3 oy alacaksın diye seni 28 Şubat’ta, ondan önce Sivas olaylarında kendisini recmeden cellatlarına gittin tak diye teslim oldun. Zannediyorum bir zihin bulanıklığı yaşıyorlar.

YA GÜÇTEN DÜŞERSEK
Terörle mücadelede bugün ekonomik, teknolojik, siyasi istikrar ve psikolojik olarak üstünüz. Allah muhafaza yarın güçten düştüğümüzde ne olacak? Ya bir kaotik döneme girsek? Bu işe ağırlık veremeyecek duruma düşersek? Onun için güçlü olduğumuz dönemde yapabileceğimiz her şeyi yapıyoruz. Yarın her şey bitecekmiş gibi elimizden gelen bütün gayreti ortaya koyuyoruz.

KANDİL’İN ZAMANI YOK
Kuzey Irak bizim için tehdit alanıdır. Kandil PKK için hem lojistik hem psikolojik üstür, bir karargâhtır. Bu karargâhı orada tutmamız bizim için izah edilemez. Kandil orada olduğu sürece Diyarbakır özgür oy kullanamaz. Kandil’in seçim öncesi, sonrası diye bir değerlendirmesini yapmayız. Orada en etkili operasyonu, en az kayıpla ne zaman yapabiliriz buna bakarız. Bunu yapabilecek güçteyiz.

BASKINI BİZ YAPIYORUZ
Yılbaşından itibaren 1990’dan sonra en çok teröristin ele geçtiği dönem oldu. Cumhurbaşkanımız önemli bir konsept geliştirdi. Biz bekleyen operasyon yiyen konumdan çıktık. Terör neredeyse müdahale eden, köşeye sıkıştıran bir pozisyona geldik. Geçen sene 1800, bu sene 700 sığınak yerle bir edildi. Hattı ileride tutan bir Türkiye var. İnsansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiğimiz operasyonlarda hiç kayıp vermedik.

FAY HATLARINI KAPATTIK
Kayyum atadığımız belediyeler dağa adam götürme mekanizması olarak çalıştı. 92 belediye başkanını görevden aldık. Türkiye’nin en başarılı, kaymakamları gönderdik oralara. Muhteşem bir belediyecilik yaptılar. Vatandaş hizmeti gördü ve ‘Allah razı olsun’ diyor. Cizre’de yedi günde bir çamur gibi su akıyordu. Şimdi yedi gün 24 saat berrak. Kan akan musluklar, tertemiz su akıtıyor. Okullarda öğretmen, hastanelerde doktor var. O kadar çok iş yapılıyor ki... PKK’yı devreden çıkardığı andan itibaren Batı’nın Türkiye’yi maniple edebileceği, fay hattı kırığı oluşturabileceği mesele sayısı çok azalacak.

DARBE GİRİŞİMİ OLUR MU?
Türkiye’de FETÖ ile mücadelede olağanüstü ilerledi. Ama bunlar sadece Türkiye’den beslenen bir yapı değil ki. Adamların büyük bölümü kendi düşüncelerinden vazgeçmedi. Orta Asya ve Balkanlar’da etkinler. Türkiye’de başarısız oldukları darbeyi yeni bir anlayışla tekrar oluşturmak isteyebilirler. Kendi aralarında yazışmaları var. Cezaevinde birbirlerini motive ediyorlar. Hâlâ gaybubet evleri bulunuyor. Ekonomik olarak zor durumdalar. Türkiye ekonomik ve siyasal olarak bir zaafiyete düşerse bunlar hemen canlanırlar. 24 Haziran’da kararı millet verecek. Mücadele en üst seviyede ancak aldığımız mesafe ortada.

OPERASYON SAYISI AZSA ALARM ZİLİNİ ÇALARIM
“Seçimden sonra terörle mücadeledeki irade devam edecek mi? Süleyman Soylu’yu yine İçişleri Bakanı olarak görecek miyiz?

Soylu, merak edilen bu soruya şöyle cevap verdi: Meclis’teki sayıya bağlı. AK Parti’yi rahatlatabilecek bir sayı çıkarsa sayın cumhurbaşkanımız bunu değerlendirecektir. Ama sistem kuruldu. Terörle mücadelede bir yere gelindi. Ben operasyonları gün gün takip ediyorum. Operasyon sayısı düştüğü andan itibaren bende alarm zilleri çalar. Hemen toplarım jandarma genel komutanını, emniyet müdürünü, istihbaratı. Bölgeye giderim. Sahada yaygınsak problem yok. Kendi alanımıza çekilmişsek PKK takip eder, filizlenmeye başlar. Bakanlığımızda kurumsal, siyasal akıl var. Doğu’da resmi plakalı bir araba geliyorsa çocuklar birbirine “Süleyman Soylu’dur ya” diyorlarmış. Vali de gitse ben geldim sanıyorlarmış. Bir şehir efsanesi dolaşıyor. Oradaki vatandaşın da kendine ait bir masumiyeti var. Ona sahip çıkmak lazım.”

UBER KORSAN TAŞIMACILIKTIR
Gençlerin PÖH olmak için büyük ilgi gösterdiğini belirten Soylu, “10 bin kişi için 280 bin kişi başvurdu. Yaş 28 idi. Biz 30 yaptık. Yaş olarak 1 Ocak’ı esas alacağız” dedi. Bayramda 70 bin polis ve jandarma görevlendirildiğini anlatan Soylu, Uberle ilgili de “Uber yetkisiz bir taşımacılıktır” ifadesini kullandı.

‘MHP ile ittifak oyu düşürür’ diyenler PKK dili kullanıyorlar
Bakan Soylu, MHP ile ittifakın Doğu’da olumsuz yansımasının olacağını iddia edenlere “Sanmıyorum. Devlete itimat var. Bunu söyleyenler PKK ile aynı dili kullanıyor. Adamın yanımızda olması o ideolojinden sapmış olduğu anlamına gelmiyor. PKK’nın değirmenine su taşıyor” diye cevap verdi.

ALÇAKLIĞIN TABLOSU


 Süleyman Soylu: “HDP 2015’te aldığı oylar üzerinden demokratik sorumluluk taşıması gerekirken, tam tersine bütün yetkilerini PKK’ya devretti. PKK’nın talimatlarıyla adım attı. Bu  büyük bir şımarıklık ve sorumsuzluktu. Bunun bedeli ağır oldu. Yaktılar yıktılar. Ve bundan kendileri sorumsuzmuş gibi ifade ortaya koymaya çalıştılar. HDP ve PKK’lılar ‘Çözüm sürecini AK Parti bozdu’ diyor. O dönem dağa katılım zirve yapmış.,
Bunların alçak olduğunu söylemek için tabloya bakmak lazım. AK Parti Kürt meselesinde tek bir gün gayrı samimi davranmamıştır. Türkiye’nin bütünlüğünün teminatı AK Parti’dir. Yoksa Türkiye’yi süzgece döndürürlerdi. Her tarafından akıtırlardı. Demokratik süreci hem ifsat etmeye hem istismar etmeye çalıştılar. Biz demokrasi yükseltmeye çalıştık, onlar lojistiklerini, insan kaynağını, sözde savaşçı sayılarını artırmaya kalktı.

 

YORUMLAR