12.09.2018 05:00
Erdoğan: İdlib köprüden  önceki son çıkış

“Suriye halkını Esad’ın merhametine terk edemeyiz. Pasif kalmanın bedelini yalnızca Suriyeli masumlar değil tüm dünya öder.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi için kaleme aldığı makalede, “İdlib’e yönelik saldırı ufukta gözükürken uluslararası toplum sorumluluğunun farkında olmalı. Pasif kalmanın bedeli büyük olur. Suriye halkını Beşar Esad’ın merhametine terk edemeyiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan “Dünya Esad’ı durdurmalı” başlıklı makalede şunları kaydetti: Bugün bir kez daha kritik bir eşikte bulunuyoruz. Esad rejimi, müttefiklerinin de yardımıyla, üç milyon kişiye ev sahipliği yapan ve yerlerinden edilmiş Suriyeliler için son güvenli limanlardan biri olan İdlib’e büyük bir taarruz gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Hükûmetimiz, bu saldırıyı engellemek amacıyla bir çatışmasızlık bölgesinin kurulmasına katkıda bulundu ve ateşkes ihlallerini belgelemek ve raporlamak amacıyla 12 gözlem noktası oluşturdu.

Esad rejimi, yaklaşan saldırısını terörle mücadele zemininde meşrulaştırmaya gayret etmektedir. Şunu açıkça ifade edelim: Terörle mücadelenin önemini hiçbir ülke, Suriye krizi bölgeye güvensizlik ihraç etmeye başladığından beri ciddi terör saldırılarına hedef olan Türkiye’den daha iyi anlayamaz ancak Beşar Esad’ın çözümü sahte bir çözümdür. Terörle mücadele adına masum insanlar kurban edilemez. Böyle bir adım ancak yeni terör ve aşırıcılık yuvaları oluşturmaya sebep olur. Nitekim DEAŞ’ın ortaya çıkışı, Suriye’de yaşananların sebebi değil sonucu niteliğindedir. Uluslararası toplum, terörün kök salmasını engellemek için bu şiddeti kontrol altında tutmak zorundadır.

İdlib’e yapılacak saldırıyı engellemek terörle mücadele adımlarını sekteye uğratmayacaktır. Türkiye, DEAŞ ve PKK gibi terör örgütleriyle mücadelesinde sivillere zarar vermeden başarıya ulaşmıştır.

Hedef muhalifleri ortadan kaldırmak

İdlib saldırısı yaklaşırken uluslararası toplumun tüm üyeleri sorumluluklarının farkına varmalıdır. Gerekli adımları atmamanın bedeli çok ağır olacaktır. Suriye halkını, Beşar Esad’ın insafına terk edemeyiz. Rejimin İdlib’e yönelik taarruzunun amacı, gerçekten terörle mücadele etmek değil, gelişigüzel saldırılarla muhalifleri ortadan kaldırmak olacaktır. Bugüne kadar kimyasal saldırılara odaklanan ABD’nin, bu keyfi ölüm hiyerarşisini reddetmesi gerekmektedir. Zira konvansiyonel silahlar, çok daha fazla ölüme sebebiyet vermiştir ancak yaşanacak katliamı durdurma sorumluluğu, yalnızca Batı’ya ait değildir. Astana Süreci’ndeki ortaklarımız Rusya ve İran da insani bir felaketi önlemekle yükümlüdür. İdlib, köprüden önceki son çıkıştır. Eğer Avrupa ve ABD dâhil uluslararası toplum bugün gerekli adımları atmazsa, bunun bedelini yalnızca Suriyeli masumlar değil tüm dünya ödeyecektir.

YORUMLAR