İftara kalan zaman
20:41:00

Zaman hızla akıyor, fırsat eldeyken...

Zaman hızla akıyor, fırsat eldeyken...

Ahiret hayatı sonsuz, şurada yaptıklarımızla ya ebedi saadeti kazanacağız ya da duçar olacağız sonsuz azaba... Geri dönüşü yok, Allah muhafaza.

Olacak şeyi olmuş bilmeli derler, her nefis ölümü tadacağına göre, eninde sonunda...
Azrail aleyhisselam geldiğinde n’olur bir saniye daha demenin bir manası yok, bize ayrılan sürenin sonuna gelmiş olacağız zira.
Hâlbuki o değerli saniyelerden ne de çok vardı elimizin altında. Milyonlarca, milyarlarca. Bir büyüğümüz kahvede oturanlara soruyor. Ne yapıyorsunuz gençler böyle burada?
- Hiiiç vakit öldürüyoruz hocam.
- İyi ama sizin ömrünüz öldürdüğünüz vakitlerden ibaret değil mi? 
- Evet.
- Ufak ufak intihar ediyorsunuz o zaman.
İnsanoğlu garip, saliseyi ölçen saatler kullanıyor ama koca ömrü heba ediyor. 
Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerine soruyorlar; tasavvuf nedir. “Ehemmi mühimme tercih etmektir” buyuruyor; “Vakti en değerli şeye sarf etmek.”
Üç kuruş para için ince ince hesaplar yapıyor, gurbete çıkıyor, sıhhatimizi veriyor, risk alıyoruz icabında. Bir daha asla elimize geçmeyecek olan zamanı ise harcıyoruz hoyratça.
Para artar eksilir, tekrar da ele geçebilir. Ama aldığımız şu nefes bir daha... Mümkün mü ya!
Müslüman’ın vakti programlıdır. Oruç için sahura kalkacak, gün doğmadan sabah namazını kılacak. Öğlen, ikindi, akşam... Her namazın tekbiri vakti içinde alınacak ki, muhteşem bir disiplin verir insana. 
İftar vaktinde yapılır, teravih vaktinde kılınır... Hilal niçin gözlenir, ramazan girdi mi acaba?
Akşam yatmadan düşünsek; “Bu gün Allah için ne yaptım?” 
Şunu da yapabilirdim, bunu da. Ne yazık ki geçti, tren kalktı, dün geçti, artık yarına!
Aslında sahip olduğumuz zaman az değil, az olan ondan faydalandığımız anlar...
Bir ipe ufak bir ağırlık bağlayıp çevirirseniz bir daire çıkar karşınıza. Mevhum (vehmedilen, olduğu sanılan) bir daire... Öyle bir şey yoktur aslında. İşte Nokta-i cevvale ne kadar varsa, biz de o kadar varız dünyada.
Kısaca özetlersek: Hayat hayal!
Zamanı alamazsın, satamazsın, kenara koyamazsın. O eriyecek, sen bakacaksın.  
Ahiret hayatı sonsuz, şurada yaptıklarımızla ya ebedi saadeti kazanacağız ya da duçar olacağız sonsuz azaba... Geri dönüşü yok, Allah muhafaza.
Bir gün Efendimize sordular, ya Resûlullah dünya ile ahiret arası ne kadar? 
- Göz açıp kapayıncaya kadar.
Parayı boşa harcayan üzülür, yanar, iyi ama vakit de ondan aşağı değil ki.
Dünyada söylenecek bir kelime-i tevhid dahi ahirette, teraziyi değiştirebilir. Öyleyse Allah demeli, salavat-ı şerife getirmeli. Yolda, evde, bahçede, her fırsatta...
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
Beş şey gelmeden önce, şu beş şeyin kıymetini bilin:
1- İhtiyarlık gelmeden gençliğin,
2- Hastalıktan önce sağlığın,
3- Meşguliyetten önce boş vaktin,
4- Fakirlikten önce zenginliğin,
5- Ölmeden önce hayatın kıymetini bilin!
Mahşer meydanında günahlara itiraz ne mümkün, televizyon gibi gösterecekler zira. 
Diyelim hesabımız görüldü, (Allah korusun) zebaniler girdi kolumuza.
Ateşler, zakkumlar, azaplar. Saniyeler yıllaşmakta...
Şimdi dünya büyüklüğünde bir ambar düşünün ve topal bir karınca. 
Küçümencik bir karınca, tek buğday tanesini on yılda yiyebiliyor anca. 
Deseler ki, karınca buğdayları ne zaman yedi bitirdi, o zaman çıkacaksın dışarıya. 
Haydi be güzelim, ye hadi, ye hadi, biraz daha! 
Bilmem kaç trilyon yıl... 
Ümit mi? Var elbet. Buğday bitecek, hesap tamam olacak sonunda.
Okyanuslardaki habbeler, çöllerdeki zerreler, gökteki yağmur taneleri... Bütün bunlar rakama dökülebilir, yazılabilir kâğıda. 
Lakin bir rakam ne kadar büyük olursa olsun “sıfırdır” sonsuzun yanında.
Ebedî ne demek? 
Ya Rabbi aklımızı muhafaza...

 KIYMETİNİ ORUÇLU BİLİR
Gün boyu değirmeni boşa dönen midelerin en büyük hayali dumanı tüten pidelerdir. O mübarek ay bitti mi, pideler de sofralarda boy göstermez olur. Çünkü pidenin bütün tadı, bütün cazibesi, iftar saatinin o son anlarında gizlidir. Pide sadece bizde değil, Filistin, Afganistan, Suriye ve Lübnan’da da ramazanın vazgeçilmezidir. O ülkelerde de pide ramazana özeldir, 
tadı, şekli farklı olsa da...

 

02.06.2017 - 07:48

Günün Yemeği
Emrah Fandaklı’yla Şefin Ramazan Lezzetleri TGRT Haber ve TGRT EU’da

Taze Otlu Domates Çorbası Soğan Kebabı İncir Uyutma Reyhan Şerbeti Taze Otlu Domates Çorbası 1 kg domates 4-5 sarımsak 1 kırmızı soğan 3-4 dal taze kekik 2 dal taze biberiye maydanoz taze fesleğen tuz, karabiber, zeytinyağı çıt..