İmsak'a kalan zaman
06:32:00

Hüseyin Hilmi Işık Efendi yâd edildi

Hüseyin Hilmi Işık Efendi yâd edildi

Ömrü boyunca ehl-i sünneti yedi iklim, dört bucağa yaydı. 75’inden sonra namaz vakitlerini girift trigonometrik hesaplarla bulup eserlerine ilâve etti.

Son devrin büyük İslam âlimlerinden Hüseyin Hilmi Işık Efendi, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği ‘Anadolu’yu Mayalayanlar’ programında yâd edildi. Programa Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, İhlas Holding çalışanları ve binlerce seveni katıldı. Hüseyin Hilmi Efendi’nin hayatı ve hizmetlerinden kesitler anlatan Prof. Dr. Ramazan Ayvallı özetle şunları kaydetti:

Hüseyin Hilmi Işık Efendi küçük yaşına rağmen din gayreti hayli yüksekti, namazını asla terk etmezdi ancak zaman geçtikçe Akserî lisedeki baskılar da arttı. Birkaç sene önce, beraber oruç tuttuğu, namaz kıldığı arkadaşları artık yanında yoktu... 1929 senesi Kadir Gecesi’nde yatağından fırladı, hıçkırarak ağlıyordu, ‘Beni, din düşmanlarına aldanmaktan koru!’ diye yalvardı. Allahü teâlâ, halis duasını kabul buyurup, ilim deryası Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri, önce rüyada, sonra camide karşısına çıktı ve onu kendine çekti. O günden sonra Abdülhakîm Arvasi hazretlerinin dizinin dibinden ayrılmadı. Her fırsatta evine gidiyor, ondan dersler alıyordu. 1929 yılından 1943 yılına kadar 14 sene bu büyük zattan ilim ve feyz aldı. Eczacılık fakültesinden mezun olduktan sonra yine hocasının emriyle Kimya Yüksek Mühendisliğini okumaya başladı. Sınıflarının daima birincisi olmuştu, hiç ikincilik yüzü görmedi.

Hüseyin Hilmi Işık, ilim güneşi Abdülhakim Efendi’nin 1943 senesindeki vefatlarından sonra, oğulları Kadıköy Müftüsü, Seyyid Ahmed Mekki Efendi’nin halka-i tedrisine kabul buyuruldu. 1953’te icazet-i mutlaka ile mezun oldu.
Ömrü, hocası Abdülhakim Arvasi hazretlerinden öğrendikleri bilgilerin senet ve delillerini araştırmakla geçti. Seâdet-i Ebediyye kitabını ilk çıkardığı sıralar, subaylara, senede bir kaç defa çift maaş verirlerdi. Çift maaşın tekini biriktirip, bu kitabı çıkarmak için harcardı. 1966 senesinde İstanbul’da Işık Kitabevi’ni, sonra da Hakîkat Kitabevi’ni açtı. Her baskısı en az 100 bin olan 125 kitabından ölene kadar 5 para almadı. Şahsî malı, serveti yoktu, nesi varsa, kitaplara ve kitapların dünyaya yayılmasına harcadı. 

Hakikî bir tevazuya sahipti. Kendisini asla başkalarından üstün görmez, sevenlerine “Benim günahım hepinizden çoktur, çünkü ben hepinizden daha yaşlıyım” derdi. Evine gelen misafirlere lâyıkıyla hizmet ederdi. Evinin alışverişini bizzat yapar, odununu ve kömürünü kendi alır, fatura ve vergilerini kendisi yatırırdı. 

Hüseyin Hilmi Işık Efendi, maddî ve mânevî, dünyevî ve uhrevî ve bilhassa fen, tıp ve eczacılık ilimlerinde zamanın ileri gelenlerinden olduğu için, gerçek bir âlim idi. Seâdet-i Ebediyye ve diğer kitaplarında, binlerce mesele yazdı. Unutulmuş ilimleri ihya etti.

İslam dininin doğru olarak anlaşılması, İslam ahkâmının ve ahlakının yayılması için çalıştı. Bunun için, dini dünya çıkarlarına alet edenlerin ve mezhepsizlerin iftira oklarına hedef oldu. (Eczacı, kimyager, dinden ne anlar? O mesleğinde çalışsın, bizim işimize karışmasın) diyenler oldu. Evet, bu zat, eczacı ve kimya yüksek mühendisi olarak milletine 30 yıldan fazla hizmet etti. Fakat din tahsili de yaparak ve geceli gündüzlü çalışarak, büyük İslam âliminden icazet almakla da şereflendi. Hiçbir zaman kendi görüşünü, kendi fikrini yazmayıp, daima Ehl-i sünnet âlimlerinin yazılarını tercüme ederek Hakîkat Kitâbevi vasıtasıyla yedi iklim, dört bucağa yaydı. Ehl-i Sünnet itikadı canlanmaya, kıpırdamaya ve yeşermeye başladı. Bu bakımdan yaptıkları işi, dîni tecdid (yenileme ve kuvvetlendirme) ile isimlendirenler oldu.

Doksan yıllık hayatının sonuna kadar, hâfıza ve zekâsından hiçbir şey kaybetmedi. Yetmiş beş yaşından sonra, namaz vakitlerine dair, yazılmış birçok kitabı, inceden inceye okumuş, anlamış ve Seâdet-i Ebediyye ve başka eserlerine ilâve etmişti. Oradaki girift trigonometrik hesapları kolaylıkla yaptığını görenler, gerçek bir fen adamı olduğunu kabul ederlerdi.

Nasıl muvaffak oldunuz diye soranlara: ‘Helekel müsevvifun’ yani ‘Sonra yaparım diyenler helak oldu’, hadis-i şerifine uyarak bugünün işini yarına bırakmadım ve kendi işimi kendim gördüm, yapamadığım işi bir başkasına havale ettiğim zaman neticesini takip ettim” cevabını verirdi.

Hüseyin Hilmi Işık “rahmetullahi aleyh”, aynı zamanda çok kudretli bir şair ve tarihçi idi. Muhtelif vezin ve türde yazdıkları şiirler emsalsiz güzellikleri ile kitaplarında yer almaktadır.

EN BÜYÜK YARDIMCISI ENVER AĞABEY'Dİ

Hüseyin Hilmi Işık Efendi “Seâdet-i Ebediyye” kitabının ilk baskısını 1956’da yaptı. O günden bugüne 14 Türkçe, 60 Arapça ve 25 Farsça ve bunlardan tercüme edilen, Fransızca, İngilizce, Almanca, Rusça ve diğer dillerdeki yüzlerce kitap neşredildi. Bu hizmetler yapılırken en büyük yardımcısı damadı Enver Ören Bey oldu. Enver Abi şirketler kurmak suretiyle kitapları finanse ediyor, dava arkadaşları sayesinde de memleketin her noktasına ulaştırıyordu. Ehl-i sünneti yayma davası sadece Türkiye sınırlarında kalmadı, Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin kitapları Afrika’nın en ücra köşelerine bile gönderildi.

"BANA 'TARİH ŞUURU, VEFA VE İSTİKAMET'İ HATIRLATIYOR"

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu ise cemiyetin gerçek kahramanlarının gönül sultanları olduğunu belirterek şunları kaydetti: Hüseyin Hilmi Işık’ın ismini işitince benim aklıma üç şey geliyor: Tarih şuuru, vefa ve istikamet... Bu mübarek zat eserlerinde, ‘Biz bu topraklarda sıratı müstakim üzere varsak ve sünnet-i seniyye üzere bulunuyorsak bunu Osmanlıya borçluyuz” buyuruyor. Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin şu üç sözü beni çok etkilemiştir: ‘Namaza mani olan işte hayır yoktur’, ‘En büyük keramet istikamet üzere olmaktır’ ve ‘Ehl-i sünnet o kimsedir ki, bir yerde bir saat kalsa, orada hayırlı bir iz bırakır.’ Bunları kendine şiar edinenler, kısacası mayası sağlam toplumlar kendilerini muhafaza edebilir. Biz 15 Temmuz’dan sonra bu zatların ne denli önemli vazifeler ifa ettiklerini yeni yeni anladık. Onların attığı mayalar sağlam olmasaydı bu halk o gece tankların önüne yatamazdı.

 

18.06.2017 - 07:04

[XTemplate]