HAZİRAN 2018 CUMHURBAŞKANLIĞI VE MECLİS SEÇİM SONUÇLARI
17.05.2018 08:08
Tatlı tatlı zehirliyor

Mısır şurubundan elde edilen nişasta bazlı şeker, depresyondan karaciğer yağlanmasına, kansere kadar birçok hastalığa sebep oluyor.

Ziyneti Kocabıyık

Ramazan ayında uzun açlık dönemlerinden sonra kurulan mükellef iftar sofralarının vazgeçilmezi tatlılar… En çok da baklava. Uzmanlar ramazan tatlılarında kullanılan nişasta bazlı şekere (NBŞ) karşı uyarıda bulunuyorlar. Antalya’da bu yıl 40'ıncısı düzenlenen Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi'nde mısır şurubundan elde edilen ve fruktoz olarak adlandırılan NBŞ’nin halk sağlığını tehdit ettiğine dikkat çektiler. 
Formülasyonla elde edilen NBŞ’nin yüzde 55 oranında fruktoz içerdiğini söyleyen Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İlhan Yetkin “Meyvelerde bulunan fruktoz oranı yüzde 5-10 dolayında. Bu yüzden kimse meyvedeki fruktozdan zarar görmüyor ama sanayi tipi olarak üretilen NBŞ’nin içerdiği yüksek orandaki fruktoz, da pankreas kanserinden diyabete, karaciğer yağlanmasından, gut ve depresyona kadar birçok hastalığa yol açıyor. NBŞ sofra şekerine göre çok daha kolay elde ediliyor ve ucuza mal oluyor. Her şeyden ötesi daha fazla tat veriyor. Normal şekeri 100 kabul edersek nişasta bazlı şekerinin tatlılık derecesi 180. Normalin 2,5 katı” diye anlattı. Prof. Dr. Yetkin, hamileliği süresince 'Nişasta Bazlı Şeker' kullananların bebeklerinin tat duygusunun da değiştiğine dikkat çekti.  

UCUZUNU ALMAYIN
NBŞ’nin günlük olarak tüketilen gıda maddelerinde yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Yetkin “Çikolata, gofret, şekerleme, bisküvilerde, dışarda yapılan baklavaların büyük bir bölümünde, kurabiye, meyve suları, gazlı içecekler ve ketçap içinde bile var. Toplam gıdanın içindeki miktarının yüzde 10'un altında olması gerekiyor. Bu da meyvenin içindeki kadar. Avrupa Gıda Güvenliği otoritesi fruktozun toplam miktarının yüzde 20'nin altında tutulması gerektiğini söylüyor. Özellikle ramazanda tüketilen tatlılara bu anlamda dikkat etmek, güvenmediğiniz yerlerden tatlı almamak gerekir” dedi.

Şişmanlığın sebebi

NBŞ’nin tokluk hormonu olan leptini etkilemediğine de dikkat çeken Prof. Dr. Yetkin, içinde yüksek oranda fruktoz bulunan gıdaları tüketirken  kişinin yediği miktarın  farkında olmadığını belirterek  “Mesela bir dilim pasta yetmiyor ikinciyi yiyorsunuz. Bu da obeziteye ve  karaciğer yağlanmasına sebep oluyor. Yağlanma akabinde karaciğer sertleşmesine sonrasında da siroza yol açıyor. Sirozdan karaciğer kanserine doğru bir süreç gelişiyor. Kalorisi daha yüksek olduğu için şişmanlığa da zemin hazırlıyor" dedi.

 

YORUMLAR