09.08.2018 05:56
Sivilce deyip geçmeyin

Toplumda çok iyi bilinmeyen hidradenit hastalığı, önce basit sivilce olarak algılanıyor. Tedavisiz kalan şişlikler, akıntılı derin yaralara yol açarak ileriki dönemde deri kanserine zemin hazırlayabiliyor.

ZİYNETİ KOCABIYIK

Toplumda köpek memesi hastalığı olarak bilinen, koltuk altı, kasık, kalça ve vücudun kıvrımlı bölgelerinde ortaya çıkan Hidradenit Hastalığı özellikle yaz sıcaklarında hayatı zindan ediyor. 100 kişiden birinde görülen hidradenit, ağırlıklı olarak ter bezlerinin veya diğer cilt altı bezlerinin bulunduğu bölgelerde bezelye büyüklüğünde kan çıbanı gibi şişliklerdir. Erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülüyor.
Kişileri utandıran, sosyal hayattan uzaklaştırarak depresyona sokan Hidradenit hastalığının iyi bilinmediğini söyleyen İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Zafer Türkoğlu, “HS özellikle başlangıç dönemlerinde, basit bir enfeksiyon olarak algılanıyor. Hastalığın ilk başladığı dönemde, ilgili bölgelerde ağrılı şişlikler oluşuyor. Daha sonra bu şişlikler iltihaplı akıntılı bir hâle dönüyor. İlerleyen dönemde, şişlikler ve akıntılı yaralar deri altında birleşiyor. En sonunda, bu yaraların bir kısmının iyileşmesi sonucu derin yara izleri oluşuyor. Derin yara izleri uzun vadede deri kanseri ihtimalini artırıyor” dedi.

TEDAVİSİ GECİKİYOR
Yapılan çalışmalar hastalığın teşhisinde önemli gecikmeler olduğunu da gösteriyor. Tedavi edilmeyen Hidradenit hastalığının ilerlediğini, tedaviye ne kadar erken başlanırsa, geri dönüşü olmayan doku hasarı riskinin de o kadar azaldığına işarete den Doç. Dr. Türkoğlu, “Yaralarının görüntüsü, kötü kokulu akıntısı, ağrılı ataklar hastanın hayat kalitesini düşürüyor. Bu sebeple hastaların psikolojisi de bozulabiliyor. Toplum tarafından dışlandıklarını düşünüyorlar. Bu negatif etkileşimler toplumdan dışlanmayı, endişeyi, depresyonu ve intihar düşüncelerini de tetikliyor” dedi.
Hidradenitin kesin sebebi henüz bilinmemekle birlikte genetik etkenler, hormonlar, aşırı kilo, alkol ve sigara tüketiminin hastalığın ortaya çıkışını tetiklediğini bildiren Doç. Dr. Türkoğlu, “Bu sebeple tedavi sırasında kilolu kişilerin zayıflaması, sigara ve alkol tüketmemesi gerekiyor. Ayrıca hidradenit oluşumuna yatkın kişilerin dar ve sentetik giysilerden kaçınmaları tavsiye ediliyor” diye konuştu.

TEMİZLİK ÖNEMLİ!
Hidradenitin kompleks bir hastalık olması sebebiyle tedaviye de bütünsel yaklaşmak gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Zafer Türkoğlu, “HS’nin tedavisi hastalığın şiddetine göre planlanmalıdır. İlk başlangıç dönemlerinde antiseptik yıkamalar ve deriye sürülen antibiyotikler gibi basit tedbirler, bölgedeki bakteri miktarını azaltmaya yardımcı olurken, daha ileri vakalarda bu yaklaşım yeterli olmaz. Haricen uygulanan antiseptikler ya da ilk dönemlerinde başlanan antibiyotik tedavilerine cevap alınamadığında, hastanın bir dermatoloğa yönlendirilmesi gerekir. İlaç tedavisine cevap vermeyen ya da belirli bir noktaya kadar şiddeti azaltıldıktan sonra düzelme olmayan hastalar cerrahiye yönlendirilmelidir” dedi.

YORUMLAR