06.10.2018 06:35
Uykusuzluk affetmez

Toplumda her 2 kişiden biri hayatının bir döneminde uyku bozukluğu yaşıyor. Yetersiz uyku hayat kalitesini bozduğu gibi kalp hastalıkları, diyabet, alzheimer ve bazı kanserlerin de sebebi…

ZİYNETİ KOCABIYIK

Çoğu kişinin farkında olmadığı, olsa da hafife aldığı uyku bozukluğunun kendisi bir hastalık. Ancak daha önemlisi, en sık görülen hastalıkların temelinde de uyku bozukluğu yatıyor. Erken yaşlanma, kalp ve damar hastalıkları, diyabet, alzheimer, şişmanlık, kanser, cilt yaşlanmasının temel sebebi yeterince ve kaliteli uyuyamamak… Türkiye ve dünyadan ünlü uyku uzmanları İstanbul’da Türk Uyku Tıbbı Derneğinin düzenlediği 9. Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi’nde bir araya geldi. Biz de uykunun bilinmeyenlerini konunun uzmanlarına sorduk.  

HASTALIKLARI TETİKLİYOR
Çok uyumanın da, uyuyamamanın da, uyuduğu hâlde yeterince dinlenmeden kalkmanın da uyku bozukluğu olduğunu söyleyen Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Fuat Özgen, uyku bozuklukları ile diğer hastalıklar arasında sıkı bir ilişki olduğunu belirterek “Uyku ile ilgili 125 farklı hastalıktan söz etmek mümkün. Uyku bozukluğu bazen hastalıkları tetikliyor bazen de bu hastalıkların sonucunda ortaya çıkıyor. Uyku şikâyeti ile gelen hastanın mutlaka şekerini, tansiyonunu, kalbini kontrol etmek gerekir. Çoğunlukla, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, depresif duygu durum bozuklukları yaşayıp psikiyatra gidiyor. Geceleyin apne yaşıyorsa göğüs hastalıklarına ve kardiyolojiye ağzına acı su geliyorsa gastroenteroloğa gidiyor. Oysa uykusunu düzenlersek bütün bu şikâyetler ortadan kalkabilir. Mesela uyku bozukluklarını tedavi etmezsek psikiyatri vakalarını tedavi etmek çok güçleşiyor” dedi.

TEKNOLOJİ BİYOLOJİK RİTMİ BOZUYOR
9 Eylül Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Öztura “Teknoloji uykuyu bozdu. Özellikle gençler ve çocuklar, tatil dönemlerinde sabaha kadar internet ve bilgisayar oyunları yüzünden uyumuyor ertesi gün ise öğlene ya da akşama kadar uyuyorlar. Bu durum çocukların bağışıklığını düşürüyor, obeziteye eğilim artıyor ve kanser riskini artırıyor” diye konuştu.

Türk kadını uykuda daha çok tıkanıyor
Uykuda zaman zaman tıkanarak solunumun durması anlamına gelen uyku apne sendromu daha çok şişman erkeklerde görülen bir uyku problemi. Uyku apnesi için göbeği, kalçasından büyük olmak bir risk faktörü. Uyku apneli hastalar, gece sık sık nefessiz kaldıkları için derin uyku uyuyamazlar. Bu yüzden gün içinde oturdukları yerde uyuyakalırlar. Dikkatlerini toplayamazlar. Uyku apneli kişilerin otomobil kullanmaları ve dikkat gerektiren işlerde çalışmaları risklidir. Uyku apnesinin tüm dünyada erkeklerde daha fazla görülmesine rağmen ülkemizde kadınlarda daha fazla görüldüğünü söyleyen Türk Uyku Tıbbı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Oya İtil, “Derneğimizin 2010 yılında yaklaşık 5 bin kişiyi kapsayan TAPES araştırmasında uyku apnesinin kadınlarda 100 binde 13, erkeklerde 100 binde 11 olduğunu gördük. Bunun sebebi de kadınlardaki obezite artışıdır” dedi. Prof. Dr. İtil, risk faktörlerini şöyle sıraladı:
¥ Android yağlanma denilen erkeklerde kalın-kısa boyun ve göbek yapısına sahip olmak 40 yaşından sonra risk oluşturuyor.  Göbek kadar boyun çevresi de  önemli. Kadınlarda boyun çevresinin 38 cm, erkeklerde 43 cm’nin üzerinde olması uyku apnesinin gelişme riskini artırıyor.
¥ Uyku apnesi, zayıf ve daha genç kişilerde de görülüyor. Sırt üstü uyumayı seven, yüzü küçük, çenesi geride kişiler, şişman olmasalar da uyku apnesi yaşayabiliyor.
¥ Gece idrar kaçıran ve bademcikleri büyük olan çocuklarda da uyku apnesi sık görülüyor.

Uykuda öğrenmek daha kolay
Bir fikir üzerine yatıldığında beynin öğrenmesinin daha kolay olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hikmet Yılmaz, “Buna Da Vinci Uykusu diyoruz. Da Vinci,  4 saat uyanık kalıyor, 2 saat uyuyor, 2 saat uyanık kalıyor 4 saat uyuyormuş. Aynı  zamanda yenidoğan uyku ritmi olan bu ritimde daha iyi ürettiğini fark etmiş.  Aslında son gece sınava çalışıp başarılı olan öğrencilerin de taktiği böyle. Bir konuyu çalışıp ya da düşünüp araya televizyon, cep telefonu, sohbet gibi herhangi bir uyaran sokmadan uykuya daldığınızda, yatarken çözemediğiniz problemi uyandığınızda çözebildiğinizi görürsünüz. REM uykusu, bilginin pekiştiği, sentezlendiği ve kişinin bilgiyi kendileştirdiği süreç” dedi.

Uyurgezer suç işlerse ne olur?
Uyku hastalıklarından birinin de parasomniler olarak adlandırılan uyku terörü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hikmet Yılmaz “Normal olarak uyurken yaptığımız hareketleri beynimizin ön lobu engeller. Rüyamızda birine tokat atıyorsak uyurken bu hareketi gerçekte yapamayız. Uykuda kalkıp yürüme, konuşma, REM uykusu davranış bozukluğu, uyku terörü, karabasan görme gibi  anormal hareket ve davranışlara beynin ön lobundaki bir bozukluk sebebiyle ortaya çıkar. Parasomniler dünyada bazı ülkelerde cezai ehliyeti kaldıran bir hastalık olarak kabul edilmiştir. Biz de de 2005’te değişen TCK’nın 32. ve 34. Maddeleri, bilinç düzeyini etkileyen hastalıklar grubu içine bu parasomnileri koydu” dedi. Rüyasında yaşadıklarını fiziksel eyleme dönüştüren kişilerin yanında uyuyan kişiye zarar verebileceklerini söyleyen Prof. Dr. Yılmaz “Uyurken eşinin burnunu kıran, kendi ayağını kıran hastalarım var. Ancak tedavi edilebilen bir hastalık” diye anlattı. 

20 dakika dinlendiriyor
Gün içinde 20 dakikanın altındaki uykuların dinlendirici olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Yılmaz, “İnsan genellikle  35-45 dakikadan sonra derin uykuya dalar. 10-15 dakika uyursak sanki 2 saat uyumuş gibi zinde hissederiz. Ancak 1 saat uyuyup uyandığımızda bitkin hissederiz. Bunun sebebi birincide yüzeyel uykuda, ikincide derin uykuyu bölerek uyanmaktır. Derin uykuda uyanmak yorgunluk verir” dedi. Bazı kişilerin hiç rüya görmemekten şikâyetçi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, “Herkes rüya görür. Ancak sadece uykunun yüzeyel döneminde yani sabaha karşı gördüğümüz rüyaları hatırlarız” diye konuştu.

Uykunun azı da çoğu da zarar
Herkesin ihtiyacı olan uyku süresinin farklı olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Yılmaz “Buna karşılık yetişkin bir  insanın sürekli olarak 6-8 saatten çok ya da az uyumasının apaptoz dediğimiz programlanmış hücre ölümünü tetiklediğine işaret ediyor. Uyku bozukluğunun tetiklediği hastalıklardan en önemlisinin kanser olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Anti-kanser bir hormon olan melatonin uykunun belirli bir döneminde salgılanıyor. İyi uyuyanlarda kanser sıklığının daha az olduğunu gösteren çalışmalar var. Melatonin salgısı akşam saat 23.00-03.00 saatleri arasında pik yapar. Araştırmalar gece vardiyasına kalan işçilerde kanser sıklığının daha fazla olduğunu gösteriyor” dedi.

GENÇLİK AŞISI GİBİ
İyi uyuyan bir insanda gençlik hormonu olan hidro epi aldesteronun salındığını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, “Bu hormon sayesinde cildimiz daha genç görünür.  İnsülin salgısını da düzenlediğinden diyabete direnciniz artar. Obeziteye eğilim düşer. İyi uykuyla artan serotonin salgsı  stresle mücadele etmeyi kolaylaştırır. Eksik uyuyanlarda bağışıklık sistemi zayıflar. İyi uyuyamayan kişiler daha sık grip olurlar” dedi.

Telefonunuzu yatak odasına götürmeyin

Sabah dinlenmiş ve zinde bir şekilde kalkmanın sağlıklı uyku olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Banu Musaffa Salepçi, uykusuzluktan ya da kaliteli uyuyamamaktan şikâyet edenlere sağlıklı bir uykunun ipuçlarını verdi:
¥ Hafta sonları da olmak üzere her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya özen gösterin. Bu rutini bazen 1 saat esnetebilirsiniz.
¥ Yatmadan 1-2 saat önce çay ve kahve gibi içecekleri kesin.
¥ Yatmadan 1 saat önce kendinizi yoracak aşırı aktiviteden kaçının.
¥ Yatak odanızda televizyon bulundurmayın. Cep telefonu, tablet ve bilgisayarınızı yatak odanıza götürmeyin.
¥ Yattığınız odayı tamamen karartın.
¥ Yatak odanızın sizin için ideal sıcaklıkta olmasını sağlayın.

Uyku deposu hafta sonu dolar mı?
Uykunun günün ruhsal ve bedensel birikintilerinin temizlendiği bir süreç olduğunu söyleyen Gülhane Askerî Tıp Akademisi Psikiyatri Bölümünden Prof. Dr. Sinan Yetkin “Uyku bir tamir sürecidir. Herkeste bu süre farklıdır. Bu süreyi beyin yönetir. Günlük hayatta herkesin 6-8 saat arasında uyuması mümkün olmayabilir. Beyin bunu kısa bir süre tolore eder. Ancak uzun süreçte hastalıklar ortaya çıkar. Hafta içi yetersiz uyuyup, depoları hafta sonu doldurmak mümkün değildir” dedi.

 

 

YORUMLAR