11.10.2018 07:19
Obezite profesörü uyardı: Aşırı kilo ömür törpüsü

Prof. Dr. Luc Van Gaal: Toplumsal çalışmalar Avrupa’daki yıllık ölümlerin yüzde 13’ünün obezite ve fazla kilonun yol açtığı hastalıklar yüzünden meydana geldiğini gösteriyor.

ZİYNETİ KOCABIYIK

Yarın Dünya Obezite Günü…  Obezite, insanlık tarihi boyunca en büyük ve hızlı artış gösteren hastalık. Dünya genelinde obezlerin sayısı 1980’den bu yana iki misli, kişinin obez olma ihtimali ise 3 kat arttı. Yani, eğer sağlıklı bir kilodaysak bile çevremizdeki çember giderek daralıyor. Bugün itibarıyla dünyada 600 milyon kişi obez olarak sınıflandırılıyor. Avrupa’da obezitenin en yüksek olduğu ülke İngiltere. Türkiye ise bu konuda artık Avrupa liginde bile değil. Amerika ile yarışıyor. Amerika’da yetişkinler arasında obezite oranı yüzde 36, Türkiye’de de durum aynı… 

Peki obeziteyle ilgili olarak Avrupa’dan Türkiye’ye bakış nasıl? 

Yabancı uzmanlar Türkiye’de alarm zillerinin çoktan çalmaya başladığını söylüyorlar. Bilimsel hayatını metabolizma hastalıkları ve obeziteye adayan Belçika Antwerp Üniversite Hastanesi, Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Bölümü’den Prof. Dr. Luc Van Gaal ile fazla kiloların yol açtığı hastalıkları ve yeni tedavileri konuştuk. Bir İstanbul ziyaretinde buluştuğumuz Prof. Dr. Van Gaal “Türklerin zayıf kalması gerçekten çok zor. Türk mutfağı şahane… Sabah kahvaltılarınız bile o kadar zengin ki, bu sabah az kalorili yiyecek bir şey bulabilmek için bayağı bir çaba gösterdim” diyerek sözlerine başladı.

ŞİŞMANLIK KRONİK BİR HASTALIK

Prof. Dr. Van Gaal, çoğu kişinin sadece kozmetik bir problem olarak düşündüğü şişmanlığın, günümüzde neredeyse bütün hastalıkların temelinde yatan sebebin kilo fazlalığı olduğunu söyledi. Şişmanlığın kendisi kronik bir hastalık; aynı zamanda birçok kronik hastalığın da sebebi. Fazla kilo, Tip 2 diyabet, kanser, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol, inme, uyku apnesi, kısırlık, osteoartrit, bel ağrısı ve depresyona yol açıyor. Prof. Van Gaal “Özellikle böbrek yetmezliği, körlük, kalp ve damar hastalıklarına yol açan Tip 2 diyabet bütün dünyada çığ gibi artıyor. Yeni ortaya çıkan Tip 2 Diyabetin yüzde 65-80’i fazla kilo ve obezite yüzünden meydana geliyor”  dedi. İşte Prof. Dr. Van Gaal ile yaptığımız sohbetten pasajlar...

Hormonlarımızla savaş açıyoruz

Yiyip içip ardından da bir hap yutup zayıflayacağımız günler olacak mı? 

Hâlihazırda piyasada kilo kaybını destekleyen bazı mevcut. Yenileri üzerinde de çalışılıyor. Yakındra obez hastaları bir tek tedavi dışında pek çok ilaç tedavisi ile iyileştiriyor olacağız. Yeni yaklaşım hormon tedavileri. GLP 1, glukagon, üçlü kombinasyon tedavileri olacak. Bunlar kimyasal formüller değil, vücudumuzda olan hormonlar. Yeni yaklaşım bizim içimizde olan hormonların enjeksiyonu ile kilo vermeyi desteklemek. Eski ilaçlar kimyasal tedavilerdi. Şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Yeni yaklaşımla tedavide 10-15 oranında başarıyı yakaladık. Cerrahi müdahalenin ilk başarı oranı yüzde 25. Önümüzdeki  5 sene içinde gelecek yeni tedavilerle başarının yüzde 20’ye kadar çıkmasını düşünüyoruz. Bunun içinde oral tedaviler de var. 

Genlerinize fazla güvenmeyin

Obezite oranları 40 yılda 3 kat artmış bunun sebebi nedir?

Şişmanlık modern hayatın getirdiği bir hastalık. İnsanlar daha çok yiyorlar. Fruktoz içeren gıdalar tüketiyorlar. Kısa mesafelerde bile arabaya biniyorlar. Televizyon karşısında  büyük porsiyonlarda yemek yiyorlar. Sağlıksız beslenmenin reklamları arttı. Tam bir tüketim çılgınlığı var. Daha az aktivite ve teknolojinin ilerlemesiyle, çocukların ve yetişkinlerin oturdukları yerde teknolojik oyunlarla oynamaları obeziteyi artırdı. Çalışmalar gösteriyor ki, her 3 saat televizyon izleme obezite riskini yüzde 30-40 artırıyor.

Aynı şekilde beslenen, hareket eden insanların bir kısmı kilo alıyor bir kısmı almıyor bunun sebebi nedir?

Bu durumda genetik geçmişi önem kazanıyor. İyi genleriniz varsa, hem daha az yağ topluyor, hem de daha fazla yağ yakıyorsunuz ve kilo almıyorsunuz. Genleriniz iyi değilse tam tersi. Şişmanlıkta genetik yüzde 35 oranında etkili. 

Genetik ne kadar etkili? ‘Yiyorum yiyorum da hiç şişmanlamıyorum’ diyebilecek kişilerin oranı nedir? Yüzde 35’in ne kadarı bu kadar şanslı?

Bunu bilemeyiz. Genler tek başına korumayabilir. Bunun için çok büyük araştırmalar gerekiyor. Biz on bin kişinin katıldığı, x-y kromozomlarına, komorbiditelerine baktığımız pek çok çalışma yapıyoruz. Çok az hastalıktan sadece, 1 gen sorumlu. Mesela leptin hormonunda eksiklik varsa bu özel bir gendir. Obezitenin yüzde 90’ı multigenetiktir. 14’ten fazla gen etkilidir. O yüzden hangi insan ne kadar etkilenecek bu sorunun cevabını şu anki bilgilerimize göre bilmiyoruz. Şunu çok net biliyoruz: anne ya da babasında obezite olan bir çocuğun da mutlaka obezite riski vardır.

 

 

 

YORUMLAR