07.10.2017 06:23
Avrupa ağzı açık izliyor

Türkiye, göğüs kabartan motor yarışlarına ev sahipliği yapıyor. Onlardan biri olan Motokros Dünya Şampiyonası, Afyonkarahisar’da düzenlenecek. 180 ülke bizi takip edecek.

ALİ ÇELİK

Bütün dünyada merakla izlenen motor sporları, maalesef ülkemizde yeterli ilgiyi göremiyor. Oysa son yıllarda düzenlenen organizasyonlarımızı farkına varmasak da tüm dünya izliyor ve bizi ayakta alkışlıyor. Dün Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2018 -2019 FIM Dünya Motokros Şampiyonası’nın, Afyonkarahisar’da düzenleneceğini duyurdu. Yani, motor sporlarının en gözde dallarından MXGP ülkemizde yapılacak. Dünyanın en iyi pilotları Anadolu topraklarında ter akıtacak. Bu, müthiş bir reklam demek. Zira, yarış 64’ü canlı olmak üzere tam 180 ülkede yayınlanacak. Nitekim Bakan Eroğlu “1 milyar 400 milyon kişi, Afyonkarahisar’daki yarışı takip ediyor. Dünyada her beş kişiden birisi Afyonkarahisar’ı öğrenecek” dedi. Özetle, Avrupalının “refah seviyemiz yüksek, biz güvenli ülkeleriz” diye hava attığı bir dünya şampiyonasına ev sahipliği yapacağız.
BİZİ HAFİFE ALDILAR
Türkiye, büyük organizasyonlarla rüştünü ispatladı. Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun ikincisini yaptığı, Yakın Karadeniz Rallisi işte onlardan biriydi. Medyada çok fazla yer bulmayan “Baja Karadeniz”de dünyaya taş çıkarıldı. Geçtiğimiz ay Düzce’de düzenlenen yarışın hikâyesini TMF As Başkanı Mahmut Nedim Akülke’den dinledik. Buyurun:
“Aslına bakarsan Baja bir konsept. Tüm dünyada çeşitli örnekleri var. En az 350 km gidilen, en fazla parkurun yüzde 10’unda asfalta müsade edilen eğlenceli bir yarış türü. 2015’te kolları sıvadık. Başımıza gelmeyen kalmadı. Kaynaşlı’da müthiş bir doğa var. Turizmde önemli bir nokta. Ayrıca Karadeniz’de iyi bir tur yapmaya kalksak 10 günü aşar. Düzce, 2 saatte 30 bin insanın ulaşabileceği bir yer. Başlangıçta ‘Düzce’de 450 km’lik bir ralli düzenleyeceğiz’ dediğimizde bizi hafife alanlar oldu. 300 km gidince Ankara’ya hoş geldin tabelasını okursun diye dalga geçtiler.

YOLU AVCILARDAN ÖĞRENDİK
Başlangıçta orman mühendisleri ve şeflerimizle çalıştık. İlçe kaymakamlıkları ve belediyelerle orman köylülerimiz yardım etti. Hatta en çok işimizi halledenler avcılardı. Çünkü araziyi en iyi onlar biliyor. Parkur çalışmalarında bir ekibimiz ayı saldırısına uğradı ve iki arkadaş ‘Ben bir daha ormana girmem’ diye havlu attı. Yöredeki insanlara ne yaptığımızı anlatmakta zorlanıyorduk. Bir keresinde karşımıza orman kaçakçıları çıktı. Bizi sorguya çektiler. Sonra amacımızı öğrenince elimizdeki haritaya bakıp ‘Yanlış çizmişsiniz, şöyle gitseniz daha mantıklı olur’ diyerek yardım ettiler. Tam 10 ay arazide uğraştık, çoğu geceler ormanda konakladık. Sadece ben şahsi aracımla 130 bin km yol yaptım ve iki kere motor indirmek zorunda kaldım. Bu arada 11 bin 500 lira trafik cezası ödemişim. Önceleri kayıt ediyordum 30’dan sonra saymayı bıraktım, o kadar çok toprağa saplanıp kaldık, traktör çağırdık ki anlatamam. Neyse tam start için gün sayıyorduk ki 15 Temmuz darbe girişimi oldu ve bütün çalışmalarımızı mahvetti. Ama vazgeçmedik, gecikmeli de olsa o yıl yarışı başlattık.
Neticede Akçakoca’da deniz kenarından start alan ralliciler, Topuk yaylasında 1600-1800’leri gördüler ve tek etapta 5 yayla geçerek, Kardüz mevkiinde 2.300 metreye çıktılar. Kâh yamaçlarda kâh dere yataklarında boğuştular. Bu arada Düzce’deki doğa aktivitelerini de işin içine kattık. Mesela Melen çayında rafting, Gölyaka’da trekking, şelale tırmanışı gibi…

AVRUPA’YI AŞTIK
Yurt dışında ülkemizi karalamak için yapılan propagandalara karşı bizi en iyi anlatacak şeylerden birisi bu tip organizasyonlardır. Çünkü bu iş ülkemizin güvenliğinin refahının ve doğal güzelliklerinin tanıtılması açısından çok önemli. Türk basını çok ilgi göstermese de, yabancı basın bu tip organizasyonları özellikle takip ediyor. Gelen sporcular misafirperverliğimize hayran oluyor, bizi ülkelerinde anlatıyorlar. Dışarıdaki algı değişiyor.
Hem organizasyon yaptığımız bölgeye ekonomik katkı sağlıyoruz hem de oranın tanıtılması açısından oldukça önemli faaliyetler yürütüyoruz. Sanıyorum Baja’yı 2019’da Avrupa, 2020-21’de dünya şampiyonasına taşıyacağız inşallah.
Avrupa ve dünya şampiyonalarında özellikle İspanya, İtalya, Portekiz, Arjantin ve tabii ki Meksika bu konuda çok iyi. Atv, utv, otomobil, SUV gibi farklı kategoride parkurları da var. İddia ediyorum bu tarz sporlarda Avrupa’nın önündeyiz. Özellikle “enduro”da çok ilerdeyiz. Ne yarış güvenliği konusunda ne de organizasyon kalitesi olarak bizim yanımıza yaklaşacak durumda değiller. Kim ne kural uyguluyorsa emin olun hepsinin standartlarını aştık.

Önemli olan yarışı bitirmek 
Nedim Akülke’ye soruyoruz. “Baja Karadeniz’e katılmak için 20 bin TL yeter mi bana?”
Cevap veriyor: “Çok para. Geçen sene 5 bin TL’lik Çin malı bir enduro motorla Kaynaşlı’dan bir kardeşimiz katıldı ve yarışı bitirme başarısı gösterdi. Burada önemli olan para değil merak. Mesela TMF olarak “raid” yarışçılarından hiç para almıyoruz. Sadece 50 TL’lik bir yarış sigortası mecburiyeti ve lisans için 120 TL ödemeniz gerekiyor. Ayrıca bu lisans bütün yıl boyunca yapılan organizasyonların hepsinde geçerli oluyor. Baja konseptinde önemli olan birinci olmaktan ziyade, yarışın tamamlanması. Bu kadar emek harcanan rotanın yarış disiplininde geçilmesi kelimelerle anlatılacak bir duygu değil.”

 

YORUMLAR