26.05.2018 05:39
Her şeyde bir hayır vardır

Yavuz Sultan Selim Han, kendisine sohbet arkadaşı edindiği Hasan Can'ı çok sever ve onun anlattıklarına çok değer verirdi. Yine bir gün ona; "Bre Hasan Can, bir ibretlik hadise anlat da, biz de ders çıkaralım!" deyince Hasan Can da şu hikâyeyi anlatır:

 "Bir zamanlar, bir hükümdarın yanındaki nedimi, karşılaştıkları her olaydan sonra, "Her şeyde bir hayır vardır" der dururmuş. Sultan da pek ses etmezmiş, "öyledir" der geçermiş. Bir gün ava çıktıklarında yollarını kaybetmişler. Yağmur ve fırtınalı bir gecede bir kulübeye sığınmışlar. Güç bela buldukları birkaç odunu kırıp yakmak için uğraşırken, sultanın gözüne bir odun parçası çarpmış ve bir gözü kör olmuş. Sultan acı ile kıvranırken, adamcağız her zamanki hâli ile "Üzülmeyin sultanım. Her şeyde bir hayır vardır" deyivermiş. Sultan dayanamayıp "Efendi efendi! gözüm kör oldu, görmüyor musun, bunun hayır neresindedir?" demiş ve nedimini kovmuş. Birkaç gün içinde kendini toparlayan sultan dönüş yoluna koyulmuş. Tebdil-i kıyafet olduğundan, kimse onun sultan olduğunu anlamamış. Yol üzerinde eşkıyalar kendisini yakalamışlar ve "Efendi, bizim eşkiyabaşının bir dileği kabul oldu. Eğer dileğim kabul olursa, bir kurban keseceğim, diye adakta bulunmuştu. Bize de "adak olarak bugün ilk yakaladığınız canlıyı kurban niyeti ile kesin!" dedi. Seni bu niyetle boğazlayacağız. Ne yapalım biz de emir kuluyuz. Hakkını helal et!" demişler. Sultanı şaşkın ve bitkin yatırıp boğazına bıçağı dayayan eşkıya, bir gözün kör olduğunu görünce, eşkıyabaşına seslenmiş: "Reis, birini yakaladık ama bir gözü kör, bildiğimiz kadarı ile bundan kurban olmaz!" Reis de; "Salın o zaman gitsin, sağlam birini bekleyin!" demiş. Sultan kurtulup saraya varınca ; "Her şeyde bir hayır vardır" diyen nedimini aratıp buldurmuş. Kendisinden helallik dilemiş ve onu yanından kovduğu için özür dilemiş. Adamcağız da; "Sultanım, yanınızdan beni kovmanızda da bir hayır varmış. Aksi hâlde, gözlerim sağlam olduğu için, beni keserlerdi" demiş…

 

YORUMLAR