Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Feridun Ağabey, 1953 yılında ilk açılan ve Karadeniz bölgesinin ilk İmam Hatip Mektebi olma özelliğine sahip tarihî bir okul olan Çorum Merkez İmam Hatip Lisesi yol düzenlemesi sebebiyle ortadan ikiye bölünmek üzere bir imar tehlikesiyle karşı karşıyadır. En son, mezun olduğu okula ismi verilen Şehit Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesi olmuştur. Şimdiye kadar yaklaşık 22 bin mezun veren bu köklü okul Çorum’un ve bölgenin tarihî sembolü hâline gelmiş bir mekânıdır. Tarihe mal olmuş olan okulumuz, binaları, camisi ve bahçesi ile birlikte bir bütündür. Binlerce öğretmen ve öğrencilerimizin hatıraları vardır. Bugün ise bu bütünlük parçalanacaktır. Okul ile cami arasından geçirilerek olan yol bu güzelim eğitim yuvasının kalbine âdeta hançer gibi saplanacaktır. Bu projeye başlangıcından itibaren karşı çıkılmasına rağmen, önceki Belediye Başkanları bu projeye hep sahip çıktı, devam ettirdi. Mevcut Başkan da bu tavrını sürdürüyor.
Maalesef bu Başkanlar, İmam Hatip misyon ve vizyonuna sahip ve o günden beri iktidar olan AK Partili Belediye Başkanları... Ağabey açılan yola karşı çıkan yok. Bu yol mahalleye katma değer katabilir. Birilerine göre trafiğe de faydalı olabilir. Lakin -sanki hiç alternatifi yokmuş gibi- okul, cami ve bahçe üçgenini paramparça ederek yol açılması, akıl sahibi sağduyulu insanlara göre de yanlış bir projedir.
Altmış beş yıllık bir geçmişe sahip, tarihî bir okulun bahçesinden yol geçirmek ne demektir? Bu kadar elzem ise cami altından Fatih Caddesi'ne yol bağlanamaz mı?
Buradan sizin aracılığınızla idarî ve siyasi yetkililerimize sesleniyorum. Aynı zamanda bu okulun mezunu ve mensubu olarak lütfen okul, cami ve okul bahçesi bütünlüğünü bozmayınız diyorum. Hayırseverler tarafından İHL Okulu yapılsın diye bağışlanan bahçeden yol geçirerek bu insanların kemiklerini sızlatmayınız diyorum. Bu okuldan mezun olup bu ülke için can vermiş, aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın en yakın dava arkadaşı olan şehit Erol Olçok’un hatırı için bunu yapmayınız diyorum...
        Raşit Keleş-Çorum
 
 
Ne olacak biz gençlerin sonu?
 
“Feridun Ağabey, çevremde de olmak üzere evlenme konusunda sıkıntı çeken birçok tanıdığım var. Özellikle dinî yönden hassas olanlar bu konuda başı çekiyor. Helal haram kavramları zihinlerimizde anlamını yitirmeye büyük bir hızla devam ediyor. Erkekler düzgün tesettürlü birisini bulmakta zorlanıyor. Haydi buldu diyelim, çalgılı düğün istemeyen yok gibi. En acısı da “çalgılı olmasın ama ilahi grubu semazen grubu olsun” diyenler. Maalesef başta belirttiğim gibi helâlin haramın hatta küfrün ne demek olduğu hakkında araştırıp bilgi edinmemiş bir nesille karşı karşıyayız. İlahilerin muhteviyatının içinde Allahü teâlâ ve sevgili peygamberimizin isimleri zikrediliyor. Müzikle ilahi dinlemek ve söylemek de geleneğimizde göreneğimizde inancımızda olmayan sonradan gelen bir alışkanlık oldu.
Ne yapacağımızı da şaşırdık. Bir yandan dinî hassasiyet üzere arayış içindeyiz ama öte yandan ne usulüne uygun, ne değil, bilmiyoruz!..
Rabbimizin rızasına uygun olacak şekilde harama günaha düşmeden nasıl bir hayat kurulacak aklım almıyor. Şahsım adına diyorum ki gittiğim hemen hiçbir düğünde bu hassasiyete dikkat edilmiyor. Ola ki karşıma birisi çıksa da “haydi senin dediğin olsun” dese ona ne cevap vereceğimi de bilmez hâldeyim. Bu konularda bizlere önayak olan birileri yok mu? Evlenmek isteyen gençlerimize bu anlamda rehber olacak yol gösterecek birileri yok mu? Ola ki kısmet olur da evlenmek nasip olursa kısmetimizi bulduğumuzda o rehberi izleyelim.
Feridun Ağabey ama inanın ümidim kalmadı benim. Nasıl bir durumdayım anlatamam. İçinde bulunduğum asrın insanlarını anlamakta zorluk çekiyorum. Yaptıklarını anlamakta zorlanıyorum. Sanki herkes inadına yapıyormuş gibi. Annem babam da benim bu hassasiyetime saygı duymuyor. Her gün kafamın etini yiyorlar. Gerçekten şaşırdım ne yapacağımı? Varsa bir reçetesi olan buyursun öne çıksın ben buradayım. Selamlar...”
         Lütfü Akman