Mücahit Karmış

Dünyanın gelmiş geçmiş sayılı futbolcularından addedilen, Karpatların Maradona'sı namıyla maruf Georghe Hagi'nin kılavuzluğunda Cladio Taffarel gibi Brezilya Millî Takımı'yla Dünya Şampiyonluğu yaşamış müthiş bir kaleci, Barcelona'da kaptanlık yapmış mükemmel defans oyuncusu Georghe Popescu ve 1996-2000 seneleri arasında mevkilerinin en kalburüstü Türk futbolcularıyla Süper Lig'de dört sene üst üste şampiyonluğa ulaşıp, üzerine de Türkiye tarihinde ilk defa UEFA Kupası'nı alıp 'Avrupa'nın Kralı' olan; neticede doygunluğa ulaşmaktan kurtulamadığından ötürü rahatlıkla asrın kadrosu diye bile nitelenebilecek muhteşem kadrosunu dağıtan Galatasaray'a 2000-2001 sezonunda teknik direktör olarak geldi.
 
        Eksilmiş kadroya isabetli takviyeler yaparak mükemmel futbol oynattı ve Türkiye tarihindeki ilk ve tek UEFA Süper Kupası şampiyonluğuna imzasını attı.
 
        Aslında o sezon Süper Lig'de de rahatlıkla şampiyon olabilirdi.
 
        Ancak Galatasaray alıp başını gitmemeliydi.
 
        Rakipleri, en azından 5, 6 veya 7 kere üst üste şampiyon olmasına elbette ki izin veremezdi.
 
        Vermediler de!
 
        Bir senelik inkıtaı müteakiben Galatasaray'ı 2001-2002 sezonunda şampiyon yaptı.
 
        Bu defa da başta Türk spor basınındaki bazı futboldan anlamaz dinozorlar ve vizyonsuz yönetimin gadrine uğrayıp şampiyonluğa rağmen takımdan gönderildi.
 
        2002-2003 sezonunda Beşiktaş ile şampiyonluk yaşadı.
 
        Beşiktaş, 2003-2004 sezonunun ilk devresini en yakın rakibine 11 puan fark atarak lider olarak tamamladı.
 
        Sezonun ikinci devresinde akıl almaz hadiseler vuku bulunca Beşiktaş şampiyon olamadı.
 
        Bilenler gayet iyi bilir ki, bu şampiyon olamama hususunda Lucescu'nun en ufak bir dahli yahut kusuru yoktu.
 
        2004-2014 arası Ukrayna'nın adı sanı duyulmamış Shakhtar Donetsk takımında teknik direktörlük vazifesini tabiri caizse layıkıyla deruhte etti.
 
        Tam da orada âdeta ustalık eserini itinayla tamamladı.
 
        Bu süre zarfında Ukrayna Premier Ligi'nde Shakhtar Donetsk ile 8 lig, 6 kupa, 7 Ukrayna Süper Kupası ve 2008-2009 sezonunda da UEFA Kupası olmak üzere toplam 22 kupa kazandı.
 
        Şampiyonlar Ligi'nin gediklisi hâline getirdiği Shakhtar Donetsk'i, 2010-2011 UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynatmaya muvaffak oldu.
 
        Bütün bunları yaptı da ne oldu?
 
        İflah olmaz Lucescu düşmanları tarafından mütemadiyen aşağılandı.
 
        Hatta kibirli bir zat-ı muhterem, kendisine "Adamcağız" demekten bile çekinmedi.
 
        Her neyse!
 
        Gün oldu devran döndü ve senelerden beri herkesin antipatisini kazanmış olan TFF, nasıl olduysa Lucescu'yu tam da çok zor bir zamanda Türkiye Millî Takımı'nın başına teknik direktör olarak tayin etti.
 
        Zaten Dünya Kupalarına iştirak etme itiyadı (alışkanlığı) olmayan Türkiye, Rusya'da düzenlenecek olan 2018 FIFA Dünya Kupası organizasyonuna katılır veya katılmaz, bunu şimdiden bilemeyiz.
 
        Ancak artık çok yaşlanmış da olsa Mircea Lucescu isimli futbol ustası, bu kadar acımasızca tenkit edilmeyi katiyen hak etmiyor.
 
        Vesselam.