Para

Necmettin Batırel

 
Türkiye papaz yüzünden ABD ile papaz oldu. ABD'li rahip Andrew Brunson 9 Aralık 2016'da İzmir’de tutuklandı. Suçlama, askerî ve siyasi casusluk, terör örgütü adına suç işlemek. İstenen ceza 20 yıla kadar hapis.. Brunson hakkındaki iddianame tutuklanmasından yaklaşık 1,5 yıl sonra hazırlandı. 16 Nisan 2018’de hâkim karşısına çıkarıldı. Brunson'ın FETÖ yapılanmasına üye bazı isimlerle görüşmeler yaptığı iddia ediliyor. İddianamede kilisesinde PKK ile FETÖ'yü "övücü ve bölücü içerikli konuşmalar" yapmakla suçlanan Brunson'ın evindeki aramalarda "çok sayıda dijital materyal" ele geçirildiği belirtiliyor. 18 Temmuz 2018’deki duruşmasında tutukluluğunun devamına karar verildi, mahkeme 12 Ekim’e ertelendi. Ancak avukatının yaptığı itiraz sonunda 25 Temmuz’da sağlık sorunları nedeniyle ev hapsine karar verildi... İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Ben hukukçu değilim. Ama ortada cevaplanması gereken çok soru var: Bunların başında niye iddianamenin 1,5 yılda hazırlandığı geliyor. İkincisi mahkemenin neden karar vermediği var.. Aynen Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine yol açan Deniz Yücel olayının benzerini Amerika ile yaşıyoruz. Deniz Yücel’in örgüt propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçlamasıyla 18 yıl hapsi isteniyordu. Birdenbire serbest bırakıldı, Almanya’ya döndü. Savcının iddialarında, hâkimin de tutukluluk kararlarında haklı olmadığı ortaya çıktı. Hukuk sistemi yara aldı...
Şimdi de aynı tablo ile karşı karşıyayız. Yine bir savcının iddiası var. Rahip Brunson için yapılan iddialar var, ama hâkim bu iddialara bakarak karar vermiyor, sadece tutukluluk hâlinin devamını istiyor. Amerika bu durumda ister istemez Papaz Brunson’ın siyasi amaçla tutuklandığını düşünüyor. "Adam suçluysa cezasını verin. Deliller yeterli değilse serbest bırakın gitsin" diyor.
Türkiye bu olay yüzünden, ABD’nin ticari saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Amerika bastırıyor, "papaz serbest kalmazsa en ağır yaptırımları uygularım" dedi. Başkan Trump ve yardımcısı Pence resmen bize savaş açtı. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, Türkiye’nin uluslararası kuruluşlardan kredi almasını kısıtlayacak yasa tasarısını kabul etti. Kredi muslukları kapanacak. İran’la iş yapan Türk firmalarına yaptırım uygulanacak. Amerika’ya giden üst düzey Türk yetkililerinin serbest dolaşımı engellenecek. F-35’ler verilmeyecek. Halkbank’a çok ağır bir para cezası getirilecek. Aldık mı başımıza belayı!.. 
Biz tabii ki bu karara karşı çıktık.. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu haklı olarak “Türkiye’ye kimse dikte edemez, tehdidi tolere edemeyiz. Hukuk kuralları herkes için istisnasız geçerlidir” açıklaması yaptı. Bunun öncesinde hatırlayın: “Ver papazı al papazı” sözünün kullanılması son derece yanlış oldu. Amerika’nın eline büyük koz geçti.
Bu hâkimler ve savcılar kim? Neden karar vermiyorlar? 80 milyonluk Türkiye bu dava yüzünden ekonomik krize mi girecek? Buna asla izin verilmemeli. Bakın yeni sistem kuruldu, her şey dört dörtlük. Ehil kişiler göreve geldi. Tam çalışmaya başladıkları sırada karşılarına Trump(son) duvarı çıktı. Hukuk sistemi en kısa sürede adaleti sağlamalıdır. Bizim böyle olaylarla kaybedilecek ne zamanımız var, ne de paramız.