Para

Necmettin Batırel

Sıcak para, faizden yararlanmak, borsada para kazanmak için ülkeye hızla giren, ama şartları uygun bulmadığı zaman derhâl çıkan paradır. Reel faiz yüksek olunca ülkeye girer, döviz kuru düşer. Reel faiz düşük olunca ülkeden çıkar. Reel faiz, mevcut faizden enflasyon farkının düşürülmesiyle ortaya çıkar. Bir ülkede yıllık mevduat faizi %20 olursa %12 stopajı çıkınca %17,60 oluyor, enflasyon beklentisi %17,95 ise (bugün itibarıyla) reel faiz eksi 0,35’tir. Bu durumda yabancı yatırımcı parasını başka ülkeye kaçırır. Nitekim öyle oluyor. ABD’de faiz artış süreci hızlandığı için yatırımcı tercihi bu yönde kullanıyor, dolar evine dönüyor dersek daha doğru olur. Yabancılar geçen hafta 112 milyon dolarlık hisse senedi, 168 milyon dolarlık tahvil olmak üzere toplam 280 milyon dolarlık satış yaptı. Tahvil stokları 13,9, hisse stokları 25,2 milyar dolara geriledi. Yani şu anda ellerinde 39,1 milyar dolarlık menkul kıymet var. Ama hızla eriyor. Geçen sene ağustos ayında bu rakam 33,1 milyar dolar tahvil, 52,5 milyar hisse senedi olmak üzere toplam 85,6 milyar dolardı. Sonuçta yabancılar 1 yıl içinde tam 46,5 milyar dolarlık satış yaparak ülkeden çıkmış. Bu çok büyük bir rakam. Merkez Bankasının 2011'de 70 milyar dolar olan net rezervleri (döviz varlığı) ağustos ayının ilk haftası itibarıyla 29 milyar dolara gerilemişti. Rezerv miktarı şimdi ise 27,6 milyar dolar düzeyine düştü. Sıcak para ülkeyi terk ettiği için rezervlerimiz eriyor.
Biz yabancıya hep hızlı büyümemizi satıyorduk. Ama hızlı büyüme faizleri tavana çıkarınca rakamı aşağı çekmek zorunda kaldık. 2018 ilk çeyrekte %7,4 büyüdük ama yılın tamamı için %3-4 büyüme hedefi konuldu. 2019’da da aynı seviyeler öngörülüyor. Yani büyümede yarı yarıya küçülme yaşayacağız… Diğer bir etken kurlar. Türk lirasındaki aşırı değer kaybıyla dolar 7,40 TL ile tavan yaptı, bugün 6,50 – 6,60 TL aralığında. Yabancı aşırı dalgalanmadan rahatsız yabancı “Türkiye’de yatırım yaptım 3-5 yıl sonra çıkarken dolar avro kuru nerede olacak” diye sorguluyor. Kalıcı bir yatırıma giriştiğinde ise aldığı temettünün ne kadar olacağını hesaplıyor. Yani kurda istikrar istiyor. Bunu göremeyince de gidiyor. Sıcak para böyle... Geliyor ekonomide suni iyileşme yaşanıyor. Gidiyor, dengeler bozuluyor. Bizim artık sıcak paraya değil kalıcı doğrudan yatırıma ihtiyacımız var. Türkiye’ye 30 – 40 milyar dolarlık bir sermaye girişi olsun, bütün sular durulur. Döviz kurundaki aşırı yükseliş yatırım yapmayı düşünenler için büyük bir fırsat oluşturuyor. Kurlardaki aşırı artış dış ticaret rakamlarını iyileştiriyor. Temmuz ayında 6 milyar dolar dış ticaret açığı ağustosta 2,5 milyar dolara düştü. Temmuz’da %70,1 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ağustosta %83,3’e yükseldi. Bu dönemde 169 ülkeye ihracatta TL kullanıldı. Toplam 3,4 milyar TL tutarında ihracat Türk lirası ile yapıldı.. 12 aylık rakamlara bakalım. İhracat 162,4 milyar dolar.. İthalat 242,7 milyar dolar. Açık 80,3 milyar dolar. 6 ayda giren doğrudan net sermaye 7,6 milyar dolar... Bunun üzerine 32 milyar dolar turizm gelirini ekleyin. 39,6 milyar dolar ediyor. Nereden baksanız yine 40 milyar dolar açığımız var. Türkiye’nin önündeki izlemesi gereken en kısa yol ihracatı arttırmaktan geçiyor. Yurt dışına ne kadar çok mal satar, ne kadar az mal alırsak ticaret dengesi iyileşecek... Son rakamlar normalleştiğimizi gösteriyor.