Öcal Uluç

Ortada bir de gerçek var; bu yönetim, öyle ya da böyle “Işığı bitmek üzere olan Galatasaray mumunu, yeniden yanar hâle getirmiştir!..”

 

Türk Dil Kurumunun Büyük Sözlüğünde “Fitne” kelimesine baktığınızda karşınıza çıkacak “anlamlar” tam da “Galatasaray’daki durumu” ortaya koyar!..
“Ad” olarak Fitne; Karışıklık, kargaşa. / “Sıfat” olarak Fitneci; Ara bozucu. / Bir de “Fitne fücur” var; Çok fitneci.
“Fitne ve fitneciler için”, Kur’ân-ı kerimde ve Hazreti Peygamberimizden nakil herkesin “ders alması gereken” ayetler ve hadisler vardır.
Sadece bir hadis bile, “fitnenin ne olduğunu” ve “Galatasaray için” ne ifade ettiğini ortaya koymaya yeter; “Fitneden sakının! Söz ile çıkarılan fitne, kılıç ile çıkarılan fitne gibidir. - İbni Mace”
Kimse darılmasın, gücenmesin, kızmasın, öfkelenmesin ve sadece düşünsün, şimdi yazacağımı; “Galatasaray’da fitne vardır!..”
Her Galatasaraylının, ister kulüp üyesi olsun, ister olmasın; “Yönetimleri eleştirmek ve ‘doğru bildiklerini’ söylemek hakkı” vardır. Başkanlar dâhil, herkes “bu eleştirilere, bu sözlere saygı duymak” zorundadır!..
Ama, “bir şart” ile; “Bu eleştiriler, ‘doğru sebeplere dayanıyorsa’ ve de ‘doğru bilinenler doğru ise’; yoksa fitne başlar!..”
Sadece “görmüyor, duymuyor, okumuyor”, biliyorum ki; bugün “Galatasaray Futbol Takımı’nın başarısız olmasını isteyenler, bekleyenler” ve “bu fırsatın ellerine geçmesi için” dua edenler vardır!..
“Bunun gerçekleşmesi için” dünlere kadar “açık açık” ellerinden geleni artlarına koymayanlar vardı, bugün de “soysal medyada” hâlâ fink atanlar var!..
Dursun Özbek yönetiminin, göreve geldiğinden beri yaptığı “yüzlerce hata” var, elbette her Galatasaraylı bu hataları eleştirecektir; buna kimse “Neden eleştiriyorsunuz” diyemez!..
Amma, ortada bir de gerçek var; bu yönetim, öyle ya da böyle “Işığı bitmek üzere olan Galatasaray mumunu, yeniden yanar hâle getirmiştir!..”
Çok büyük sorunların birkaçı hariç (Galatasaray Adası ve son 15 yılın denetimin raporu / Tüzük gibi) çoğunda önemli adımlar atılmış ve “Ohh, Dünya varmış” denilmese bile, “Kulüp, bitkisel hayatın eşiğinden döndürülmüştür!..”
Hatırlayalım; daha dün gibi bir zamanda, “Galatasaray Kulübü iflas etti, bir Çin dolar milyarderine, bir Rus oligarkına, bir Arap petrol şeyhine satılacak” iddialarını “ciddi ciddi” konuşmuyor, yazmıyor muyduk?..
Hatırlayalım; daha düne kadar, “Bitirilecek” denilen borçlar ve “bilanço dönemi zararları” artmıyor muydu?..
Hatırlayalım; daha düne kadar Galatasaray Futbol Takımı, 6’ncılık, 4’üncülük ile yetinip, ortalama 13-14 bin seyirciye oynamıyor muydu?..
Hatırlayalım; Galatasaray Store’lar sinek avlamıyor muydu?..
Hatırlayalım; “peşinde koşulan” sponsorlar, burun kıvırır hâle gelmemiş miydi?..
Hatırlayalım; “Florya ne olacak, Riva ne olacak, üç otuz paraya peşkeş çekildi” kavgaları gündemden düşmez hâle gelmemiş miydi?..
Bir de bugüne bakın ve elbette eleştirin ama, “Sezar’ın hakkına” da saygı duyun!..
“Kürsüye bir lira bırakmak”, hangi amaçla ve sebeple de olsa, “Galatasaray’a ve Galatasaraylıya yakışmaz”; bu gösteriler, Galatasaray’ı kurtarmaz!..
“Galatasaray’ı tümüyle ayağa kaldıracak” Galatasaraylı adımı, “sosyal medyada fitnenin önlenmesi ve fitnecilerin seslerinin kısılması” olmalıdır!..
“Bunu yapmayanlara” ben “Galatasaraylı” demem!..