Öcal Uluç

Öncelikle Tuhaf bir durum var, ortada; çok tuhaf!..           
FIFA kokartlı “eski” hakem, futbol yorumcusu Ahmet Çakar, Galatasaray’ın, Atiker Konyaspor’u 2-1 yendiği maçtan sonra bir tivit attı; “Aaaaaa şimdi gördüm, çok tuhaf. Galatasaray’ın 2. golünde Konya kalecisi Serkan Kırıntılı son anda elini çekiyor. Çok tuhaf çook!!!”
Gece de, TV ekranlarında”, bu görüşünü “ısrar ve inatla savundu”, programa katılan diğer yorumcuların “Ne demek istiyorsun, böyle şey olur mu, Serkan penaltı dahil, onca golü kurtardı, maçın en iyi oyuncusuydu” itirazlarına ve “Solu biraz zayıftır” gerçeğinin altını çizmelerine rağmen, “Ben görüşümün arkasındayım” dedi.
Ahmet Çakar, doktordur, Tıp Fakültesi’nden mezun olurken, “Hipokrat Yemini’nin çağımıza güncellenen andını” etmiştir. Bu yeminde “İnsan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime… namusum ve şerefim üzerine yemin ederim” ibaresi de vardır.
Soruyorum şimdi; “reyting uğruna birçok kılığa girebilen” yorumcu Ahmet Çakar’a değil, Doktor Ahmet Çakar’a; bu tivitin ve gece ekrandaki ısrarın ile, genç, ay-yıldızlı formayı giyen ve de “bugünün en iyi Türk kalecilerinden biri” durumunda olan Serkan Kırıntılı’nın hayatına “kara bir leke düşürdüğünü” nasıl düşünmezsin, düşünemezsin?..
Çakar’ın bu görüşü ne anlama geliyor, çok açıktır; “Serkan, kurtaracağı toptan elini çekerek, takımına golü yedirmiş ve Galatasaray’a kazandırmıştır!..”
Yani ortada “bir şike vardır”; sadece Serkan’ı değil, Galatasaray’ı da, Konyaspor’u da “töhmet alında bırakan” bir tablo!..
Peki, ben “bunun için” mi, yazıma “Tuhaf bir durum var, ortada; çok tuhaf!..” diye başladım; hayır!..
Bu tivitin atılmasının, gece TV akranlarına savunulmasının üzerinden 40 saatten fazla zaman geçti, ben bu satırları yazarken!..
Ne Konyasspor’dan “genç kalecisi savunan”, ne Galatasaray’dan “bu çirkin sözü ve imayı kınayan”, ne de Serkan Kırıntılı’dan, “Hesabını adalet önünde verecek” şeklinde bir tepkiyi görebildim, gazetelerde, TV’lerde.
İşte Ahmet Çakar’ın tivitindeki “Çok tuhaf çoook!!!” ifadesini misli misli geride bırakacak “Çok tuhaf çoook” denilecek bir durum değil mi; bu tepkisizlik?..
Söyleyin bana, ey Galatasaray, ey Konyaspor yöneticileri, ey Serkan kardeşim; bu tepkisizlik “Sükût ikrardan gelir” sözüne “denk düşmüyor” mu?..
Bu nasıl bir iştir; bu nasıl bir “vurdumduymazlıktır”, bu nasıl “o çok tuhaf tivitteki görüşü” kabulleniştir; olacak şey mi?..
Hadi, Galatasaray yöneticilerinin hâlâ “eski yönetimi kötülemekten, gazetecilere bu konuda bol bol malzeme hazırlamaktan başka bir şeyi gözü görmüyor” ama Atiker Konyaspor’un “genç kalecisini savunması” ve Ahmet Çakar’a tepki göstermesi, hukuki yollara başvurması ya da “Ahmet Çakar doğru söylüyor galiba” diyerek, Serkan Kırıntılı için “soruşturma başlatması” ve “soruşturma sonuna kadar kadro dışı bırakması” gerekmiyor muydu?..
Ben bu yazıyı yazdıktan ve de gazeteme e-posta ile gönderdikten sonra (Dün sabah saat 08.10) bu konuda “öyle veya böyle bir gelişme olursa”, onu gazetemin sayfalarında okuyacaksınız, ama ben “yazımın virgülünü bile değiştirmem”; zira bu “çok tuhaf ve çok çirkin tivit” anında tepki görmeliydi; iki gün geçtikten sonra değil!..