Rahim Er

Cemiyet-i Akvam veya diğer adıyla Milletler Cemiyeti, I. Dünya Harbi’nden sonra 25 Ocak 1919’da toplanan Paris Barış Konferansı’nda alınan karar üzerine 10 Ocak 1920’de kuruldu. Merkezi Cenevre’ydi. Kuruluşun faal devletleri ABD ve Fransa’ydı. Fransızca, İngilizce , İspanyolca resmî diliydi. Devletlerarası ihtilafları sulh yoluyla halletmek için kurulmuştu. Ne var ki II. Dünya Harbi’nin çıkmasına mâni olamadı. Üye devlet sayısı, o günkü devletler bugünkünün beşte biri kadar olduğu için bu miktarlardaydı. Cemiyetin Musul meselesinde aleyhte tavır koyması sebebiyle üye olmadık. CA, dünya için pek kayda değer bir hizmet yapamayarak 1946’da fiilen, 1947’de hukuken bitti. Türkiye, fiilî dağılmadan bir yıl önce üye yazıldı.
Zaten 24 Ekim 1945’te BM kurulmuştu. Kuruluş gayesi aynıydı. II. Dünya Harbi’nin galibi olan devletlerin güdümüyle doğdu. Bu devletler, BMGK/Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi eliyle teşkilatı vesayet daha açıkçası tahakküm altına aldılar. ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin daimi üyedir. Bunlardan birinin genel kurulun ittifakla aldığı bir kararı veto etmesi üzerine o kararın hiçbir hükmü kalmamaktadır. Resmî dil sayısı Arapça, Çince ve Rusçayla 6’ya yükselmişti. Merkezi, tarafsız bir ülkede değil New York’tadır. BM’nin birçok organı vardır ve fakat iki organ önemlidir. Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi. Güvenlik Konseyi patronlar kulübü gibidir.
Cemiyeti Akvam, I. Dünya Harbi’nin galipleri tarafından kurulmuştu. Asıl maksat, kaba sömürü ve silahlı işgal yerine diplomatik sömürüyü getirmekti.
Müstemlekeci/Sömürgeci devletler, Cemiyeti Akvamı bir tecrübe dönemi gibi kullanmış hedefledikleri teşkilat yapısına BM ile kavuşmuşlardı. Diplomatik savaşın yanında silahlı işgal de yaşanacaktı. BM’den sonra cihan harbi çıkmadı ama İsrail’in var olmasında, devamında ve büyümesinde BM büyük destek oldu. BMGK’nin adaletsiz yapısı olmasaydı İsrail, işgaller yapamaz, 1967 Arap-İsrail Savaşıyla da Filistin’i yutamazdı.
BM’nin kurulmasından sonra kayda değer 3 gelişme 1948’de İsrail’in 1950’de NATO’nun, 1951’de AB’nin kurulmasıdır.
BM, zaman içinde konsey daimi üyelerinin ikinci veya üst meclisi gibi NATO ise Amerika’nın yedek ordusu gibi bir mahiyet kazandı.
Cemiyeti Akvam döneminde henüz “süper güç” tabiri yoktur. Osmanlı, Rus, Avusturya-Macaristan büyük devletlerinin yıkılmasıyla BK/Birleşik Krallık tek kalmış ve fakat 1920’lerden itibaren güç, Londra’dan Washington’a doğru kaymaya başlamıştır. Bu mesele, mason mekanizmasının tanzimidir. II. Dünya Harbi’nde iki süper güç birden sahne almıştır. Sanki harflerin muharebesi varmış gibi iki koçbaşı ABD ve SSCB’dir. Bu dönemin adı Soğuk Savaş’tır. Bu dönem, SSCB’nin 1989’da dağılmasıyla apansız bitti. Dünya o günden sonra tek süper güç ve eş zamanlı olarak kargaşa dönemine girdi. Lakin adı konmadık bir gariplik yaşandı. ABD, tek süper güç olarak yerini dolduramadığı için 20 Mart 2003’teki Irak işgalinden sonra Rusya’ya kendi eliyle yeniden süper güç tacı giydirdi. Bugün süper güç sayısı muğlaktır.
Şimdi Rusya Federasyonundan başka devrede bir de terör örgütleri denen vekil güçler vardı. Süper veya güçler dâhil belli başlı devletler, bunlara işgal ve sömürü ihaleleri veriyor sonra da başları vekilleriyle derde giriyordu.
BM bütün bunların seyircisi GK eliyle de müsebbibidir. Bu BM ile dünya adalet ve huzura kavuşamaz, zulüm ve gözyaşı bitmez.
BM, fazileti sebebiyle değil, daha iyisi inşa edilemediği için devam ediyor. Daha iyisinin kurulması da herhâlde bir dünya savaşına bağlıdır. Yeni bir BM, vekil güçler yüzünden mi, siber savaşlar sonunda mı kurulur bugünden kestirmek zor.
Tek gerçek şu ki bu BM, ömrünü tamamlamıştır.
O da SSCB gibi bir gün apansız çöküverir.