Tuğba Fırat

Bu hafta EZBER BOZANLAR köşemizde; ülke sınırlarını aşan başarılarıyla ezberleri altüst eden, Türkiye’nin Telekom ve teknoloji alanında öncü şirketi Turkcell’in başarılı CEO’su Kaan Terzioğlu ile röportajımızı gerçekleştirdik.

¥ Geçtiğimiz haftalarda, “Artık bir dijital operatöre dönüştük” açıklamasında bulunmuştunuz. Dijitalleşme serüveninden bahsedebilir misiniz?
2015 yılında 3 yıllık hedeflerimiz kapsamında 2018 yılına kadar telekomünikasyon pazarı liderliğini hedeflediğimizi açıklamıştık. Yeni hedeflerimizle birlikte teknoloji odaklı altyapı sağlayıcılığından hizmet odaklı deneyim sağlayıcılığına geçtik. Bu kapsamda, artık global rakipler ile rekabet etmeye başlayan ürün servislerimiz yine en önemli yatırım alanımız olmaya devam edecek. Eşsiz müşteri odağımızla BiP, Turkcell TV+, fizy, Dergilik, Goller Cepte, Akıllı Depo gibi operatör bağımsız olarak tüm dünyanın kullanımına açık ürünler geliştirir duruma geldik. Kendi teknolojisini üreten ve dünya çapında servis sağlayan dijital hizmet şirketine dönüşürken, telekomünikasyon pazarındaki güçlü konumumuzu koruyoruz. Global marka olma yolunda attığımız adımların olumlu neticelerini almaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda da 4.5G hizmetlerimizin yaygınlaşması, yüksek değer katan abone odağımız, dijital servisler ve yeni abone kazanımına yönelik stratejilerimiz neticesindeki güçlü performansımız ile 2017 yılı beklentilerimizde geçtiğimiz hafta yukarı yönlü bir güncelleme yaptık. 2017 yıl sonu büyüme beklentisi hedefimizi yüzde 21 ila 23 aralığına yükselttik. Bundan sonra da sektörde üstlendiğimiz öncü rolle yatırım ve çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.

¥ Enerji sektörüne de giriş yaptınız. Ayrıca telefon üretiyorsunuz. Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için enerji üretimiyle ilgili planlarınız var mı?
Hayat alanlarımız her geçen gün biraz daha “bağlantılı” hâle gelirken, Turkcell’in mobil altyapısı milyarlarca cihazın birbirine bağlanacağı bir dünya için şimdiden hazır. Bir yandan 4.5G altyapısına yatırım yapmaya devam ederken, bir yandan da 4.5G şebekelerde yeni nesil inovatif uygulamaların kullanımı için gerekli teknolojileri hayata geçiriyoruz. Özellikle akıllı şehirlerde değerleri ölçen sensörler, önümüzdeki dönemin önemli bir parçası hâline gelecek.
Burada daha verimli işler yönetebilmek için enerji sektörünü dışarıda bırakmak çok yanlış olacaktı. Bizim hedefimiz, enerjiyi verimli yöneterek, milyarlarca cihazın birbirine bağlandığı bir dünyada gerekli altyapıyı sağlamak olacaktır.

¥  NYSE’ye kote olan ilk ve tek Türk şirketsiniz. Birkaç hafta önce New York Borsası’ndaki 17. yılınızı kapanış gongunu çalarak kutladınız. Büyüme oranları son 10 yılın zirvesinde. Bu başarıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
On yedi yıl önce BIST ve NYSE’de halka arz olarak küresel sermaye piyasalarında Türkiye’nin öncü şirketi olmuştuk.  Bugün dünya çapında 52 ülkeden bireysel ve kurumsal yatırımcılar Turkcell’e inanıyor; biz de sadece Türkiye’de değil, dünyada da telekomünikasyon sektörüne ilham veren bir dönüşüme imza atarak bu güveni her gün yeniden kazanmak için var gücümüzle çalışıyoruz.


“Bütün fırsatları değerlendiriyoruz”
Hedeflerimizin ötesinde kararlar alarak büyüyoruz

Yenilikçi fikirleri yenilikçi ürünlere dönüştüreceğiz ve Türkiye’nin gücüne güç katmaya devam edeceğiz. Şu anda Türkiye’nin tükettiği ‘data’nın yüzde 96’sı dışarıdan geliyor. Hedefimiz; Türkiye’nin datasını Türkiye’de tutmak. Bunun için çalışıyoruz

¥ Türkiye’nin 2023 hedefleri var. Bu doğrultuda birçok yatırım ve çalışmalar yapılıyor. 2023’te Türkiye’de teknolojiyi ve Turkcell’i nerede görüyorsunuz?
Hedeflerini Türkiye sınırlarının ötesine taşıyan bir marka olarak Turkcell, Türk ekonomisini dünya çapında en iyi şekilde temsil ediyor. Artık Türkiye’deki hedeflerimizin ötesinde kararlar alıyor ve büyüyoruz. Kültürel ve coğrafi yakınlığımız bulunan bölgelerde genişlemek için tüm fırsatları değerlendiriyoruz. Ayrıca milyonlarca insanın kullandığı küresel ürün ve servislerimizle Türkiye’nin dünyadaki gücünü pekiştirmek için çalışıyoruz. Dolayısıyla tüm dezavantajlı gruplara inovasyon ile fırsat eşitliği sağlamak, engelleri ortadan kaldırmak için çalışıyoruz. İnovasyon ile değer kattıkça, “imkânsız” kelimesi hayatımızdan yavaş yavaş çıkıyor. Biz Turkcell’de şuna inanıyoruz. İnsan varsa, imkân da vardır. İhtiyacı olan insanlar varsa, onların hayatını kolaylaştıracak, onlar için değer katacak insanlar da vardır, imkânlar da. İşte bu hassasiyetlerle biz yenilikçi fikirler üreterek, bunları yenilikçi ürünlere dönüştüreceğiz ve Türkiye’nin gücüne güç katmaya devam edeceğiz. Şu anda Türkiye’nin tükettiği data’nın yüzde 96’sı dışarıdan geliyor. Kendi e-postalarımıza, resimlerimize, sosyal ağlardaki verilerimize ulaşırken dahi Frankfurt’taki, Dublin’deki, Milano’daki veri merkezlerinden veri çağırıyoruz. Yeni çağın en büyük gerçeğinin data olduğunu gördük ve data konusunda yatırımlar yaparak Irak, İran ve Gürcistan’ın verilerinin yüzde 50’sinin Turkcell üzerinden taşındığı bir altyapı gücüne ulaştık. Turkcell’de datayı yalnızca taşımak ve muhafaza etmek için değil, aynı zamanda anlamlandırmak için çalışıyoruz. Hedefimiz veriden değer üretmek, veriyi ham olarak değil işleyerek satmak. Petrol örneğinde olduğu gibi işlendikten sonra değer kazanan verinin hem bize hem Türkiye’ye kazandıracağını düşünüyoruz. Son dönemde yaptığımız yatırımların yüzde 95’i data ile alakalı. Dolayısıyla da gelecek büyümemiz, hep data üzerinden olacak. Türkiye’nin enerji açığından, cari açığından bahsediyoruz. Türkiye’de bir de data açığı problemi var. Bunun için veri merkezi yatırımları yapıyoruz. Gebze’de açtığımız son veri merkezi, kapasitemizi ikiye katladı. Uluslararası standartlarda dünyanın en gelişmiş veri merkezlerinden bir tanesi. Bu kalitede iki veri merkezimizi daha Ankara ve İzmir’de açacağız. Biz Türkiye’nin datasını Türkiye’de tutacağız ve Türk insanının hizmetine vereceğiz, bu konuda da gerek bölgesel gerek küresel çapta güçlü bir oyuncu olmaya adayız.

¥ Gelecekte Turkcell bünyesinde uygulamaya koymak istediğiniz radikal bir karar var mı? 
Telekom  sektöründe tüm eski alışkanlıklara güle güle dedik ve yepyeni dijital servislerimizle iletişimde kuralları yeniden yazıyoruz. Okuma, yazma, izleme, eğlenme, konuşma ve mesajlaşmaya dair bugüne kadar sürdürdüğümüz tüm alışkanlıkları geride bırakıyoruz. BİP ile konuşuyor, mesajlaşıyoruz. Dergilik’ten okuyoruz, TV+ ile televizyon izliyoruz… Bunlar daha başlangıç, biz gerçek anlamda ezberleri bozuyoruz.

FETÖ, data merkezimizi kapatmak istedi
¥ 15  Temmuz darbe girişimi sürecinde Turkcell Data Center’daydınız, her şeyi yerinden takip ettiniz. Yaşananlardan bahsedebilir misiniz?
15 Temmuz gecesi darbecilerin ilk hedefleri arasında Turkcell’in Gebze’deki veri merkezi bulunuyordu. Buraya ulaşan darbeciler, Turkcell görevlilerinden iletişimi kesmelerini söyleyerek, çalışanların telefonlarına el koydu ve iletişim şebekesini kapatmaya çalıştılar. Başarılı olamadılar. Kimimiz alın teriyle, kimimiz el emeğiyle, kimimiz canı pahasına, kimimiz duasıyla bütün ekip canla başla çalışarak Türkiye’nin iletişiminin kesilmemesi için bu zorlu süreç boyunca görevimizi yaptık. Şunu gururla söyleyebilirim ki bu hain girişim karşısında en hızlı reaksiyonu gösteren şirket olduk, demokrasinin yanında yer alarak tavrımızı koyduk. Durumun ciddiyetini fark eden ve inisiyatif alarak ilk harekete geçen kurumlardan biri olmanın gururunu bugün de taşıyoruz.

Türkiye genelinde
Yazılım seferberliği başlattık

Turkcell birçok sosyal sorumluluk projesinin en büyük destekçisi. Bunlardan birkaçı da Geleceği Yazanlar ve Geleceği Yazan Kadınlar projeleri. Bu projeler hakkında neler söylemek istersiniz?
Turkcell Grup olarak Türkiye’nin her noktasına teknolojiyi götürerek fırsat eşitliği sunmak, insanımızı bilim ve teknolojinin sağladığı avantajlarla tanıştırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda sektörde bir ilki gerçekleştirerek Eylül 2013’te ‘Geleceği Yazanlar’ adlı sosyal sorumluluk projemizle yazılım seferberliğini başlattık. Bu yıl ise kadın girişimcilerimizi de projeye dâhil ederek proje kapsamımızı geliştirdik. Turkcell, TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde, ‘Geleceği Yazan Kadınlar’ projesini hayata geçirdik. ‘Geleceği Yazan Kadınlar’ın amacı, kadınları yazılım konusunda eğiterek, mobil uygulamalar geliştirmelerine destek olmak, kadınların bu alanlardaki istihdam kapasitesini ve girişimciliğini artırmak. Onlara yazılım çağını yakalamaları ve mobil teknolojileri tanıyıp girişimcilikte bir adım öne geçebilmeleri konusunda destek oluyoruz. 

Destek vereceğiz
Katılımcılar Türkiye’nin genelinde hafta içi online, hafta sonu ise İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Trabzon, Kayseri, Antalya, Denizli, Van, Adana, Karabük, Eskişehir, Sivas, Aydın ve Samsun, Elazığ olmak üzere 18 ilde yüz yüze eğitim aldılar. Kadınlar daha sonra, Turkcell’in teknik danışmanlığında projeler üretti. Finalistler; İstanbul’da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Kadın Girişimciler Kurul Başkanı Evrim Aras’ın ve benim de olduğum jüriye sunum yapacak. Kazanan proje ticarileşme aşamasında desteklenecek. Bunun yanı sıra büyük finalde kazananlar Silikon Vadisi’ne ziyaret hakkı kazanacak. Ayrıca kendi illerinde de teknoparklarda, eğer katılımcı öğrenciyse staj hakkı, değilse istihdam ya da kuluçka merkezinden faydalanma hakkı kazanacak. Yarışmada beğeni toplayan iyi fikirler ise Turkcell Arıkovanı’nda fonlamaya açılacak. Buna ek olarak proje kapsamında seçilen 100 kadın Turkcell Ürün Servis Kullanılabilirlik Testlerini yapmak üzere yetiştirilecek.