Yetenekli Kalemler

O gün toprak ağlıyordu. Bedeni benden oluşan, benim büyüttüğüm insanoğlunun yüzünden sellerin önünde paramparça oluyorum benim suçum neydi diyordu? Gökler seslendi. Ey toprak seni yeşerten o sular değil mi? Kuruyup çatlamanı önleyen, rahmet olarak yaratılan o sular değil mi. Ey toprak tevazu senin ruhun değil mi, cömertlik, yeşillik senin nişanın değil mi? Suların önünde gittiğin yerde senden resuller, nebiler, Allah dostları husule gelecek. Çabuk git. Sele yalvar daha hızlı gitmen için...
Toprak sanki uykudan uyandı. Sema haklı idi. Toprak semaya müteşekkir oldu. Toprak sevinçten şaduman oldu. Ben Rabbimin bir kuluyum. Ondan güzel dost yoktur. Ondan tatlı hiçbir şey yoktur. Ey sel her zerrem her an Rabbimi hamd eder. Beni dostların doğacağı, üstümde güllerin açıp bülbüllerin öteceği, üzerimde kullarının secde edip Rabbime sığınacağı yere götür. Bilirim ki sen de Rabbinin emrindesin. Bilirim ki en küçük damlan Rabbimin emrindedir. Ey su akışın da güzel, gürlemen de güzel, yıkman da, dalgalanman da güzel...
Su ''Beni yıldızların ötesinden sana gönderen Rabbim, bana sanki 'dostun bu topraktır, orada toprağa hayat vereceksin, dostlarımın bedenlerini oluşturup sonra onlara serinlik vereceksin' buyurdu.'' Görülmeyen ta uzaklardaki yıldızların ötesinden gelen dost, dostuna kavuşmuştu. Birlikte akıp gittiler el ele, bir süre sonra toprak emir gereği parça parça dostundan geçici olarak ayrılıyordu. Arkada kalan toprak güle güle diyordu...
Bir gün bulutlardan düşüp bağrıma geleceksin. Bir gün üzerimde berrak, serin akacak susuzluğumu gidereceksin. Seninle dostlara ikramda bulunacağız. Her damlanın nereye düşeceği, her tohumun nerede yeşereceği, her gülün nerede açacağı Arş'ta yazılıdır. Yıldızların ardından bana gelmen de elbet yazılıdır. Ey su Allahü teâlâya akıl verilmemiş hiçbir şey isyan etmiyor. Zerreden Arş'a her şey her an Rabbini hamd etmektedir. Ne şaşılacak şey ki akıl verilen insanoğlu Rabbini tanımamakta, Ona hep isyan etmektedir!..
Ey su! İnsanoğlu bilmez ki cehennemde nârdan daha büyük bir acı vardır. Pişmanlık. O gün Allahü teâlânın varlığını anlayacaklar, öyle pişman olacaklar ki bu pişmanlık cehennem azabını aşacaktır.
Ey su! Bu insanlar ahirette “Dünyada keşke insan olmasaydık” diyecekler.
Su toprağın yüzüne yüzünü sürüp dedi ki: “Ey dostum, bana gözyaşı karışmamış yerleri başlarına yıkarım. Ben kalbi yumuşak, gözleri yaşlıların dostuyum.” 
Toprak: “Üzerimde karıncayı inciteni bitirdiklerim hasta eder, mahlûkata acıyana şifa verir. Kıyamete kadar bu devam eder...”
              Dr. Yavuz Örnek
 
 
 
 
 
ŞİİR
 
              Özlediğime...
 
Sen, dünyada 5 yapraklı goncasın.
Sen, neşede, tevazuda incesin.
Sen, sırdaşım, dostum, abim, nicesin.
Özledim be kardeş seni, nerdesin?
 
Ömrün vefa dolu günleri nerde?
Beşiktaş düşürmedi seni derde.
Neden şike işleri hep Fener'de?
Özledim be kardeş seni, nerdesin?
 
Bebeler büyüdü boyunca oldu.
Sahi o mavi gözlü kedi n'oldu?
Bahçemdeki güllerin rengi soldu.
Özledim be kardeş seni, nerdesin?
 
Arar, aranırdım, seni bulurdum.
Gözünün içine bakar, dururdum.
Dünya, ahret, senle hayaller kurdum.
Özledim be kardeş seni, nerdesin?
                                    Rıdvan Üzel   
 
 
 
ESKİMEZ KELİMELER
 
PAYİDAR:  “Pay” Farsça “ayak” anlamındadır. “-dar” eki de “tutan” anlamındadır. Payidar bu kök ve ekten türetilmiş olup “süreklilik”, “devamlılık” ifade eder. “İlelebet payidar olmak” sonsuza kadar kalmak anlamındadır.
 
MUHATAP: Günümüzde “muhattap” diye iki “t” ile yanlış yazıla yazıla neredeyse doğrusu böyle zannedilecek! “Muhatap” kelimesi Arapça kökenli olup tek “t” harfiyle yazılır. Kendisine söz söylenen, kendisine konuşulan, mecaz olarak da kendisi ile görüşüp konuşmaya değer bulunan kimse anlamındadır. “Sen benim muhatabım değilsin” cümlesinde kullanıldığı gibi.
 
GÜZEL SÖZ
 
Mert isen ya bir şeye söz verme veya verdiğin sözü mutlaka yerine getirmeye çalış...