Yücel Koç

Biri Meclis’e geldi…
Terör, cinsel istismar, adam öldürme ve devlete karşı işlenenler dışında kalan suçlara 5 yıl ceza indirimi öngören kanun teklifi…
Öbürünün de eli kulağında…

Kısaca EYT diye bilinen, 1999’da Ecevit hükûmetinin çıkardığı kanunun geriye işletilmesi yüzünden yaş sınırına takılıp, emekli olamayan yaklaşık iki milyon mağdur…
Bunların ikisi de MHP’nin 24 Haziran seçimleri öncesi vaatleriydi.
Şimdi sözünü tutma vakti geldi.

            ***
Teröristlere, sapıklara ve katillere idam talebini sıkça tekrarlayan MHP, bunların dışında kalanlara niye tahliye istiyor, bunu iyi anlamak lazım…
Daha doğrusu, MHP’nin kamuoyuna madde madde iyice anlatması…
Dürüst olmak gerekirse, şahsen “Cezaevleri çok doldu. Üç kişi tek ranzada dönüşümlü yatıyor. FETÖ’cü savcı ve hâkimlerin geçmişte oluşturduğu mağduriyetler var” dışında henüz tatmin edici bir cevap bulamadım.
FETÖ’nün mağdur ettikleri doğru, ancak teklifin kapsamı bu kadarla sınırlı değil.
AK Parti de henüz anlamamış olacak ki, ‘Bakacağız, inceleyeceğiz’ modunda…
CHP gibi ittifakın dışında kalan partiler ise ‘birbirlerini yesinler’ umuduyla izlemeye geçmiş durumda.
Peki nereye varır bu iş?

            ***

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD seyahati öncesi kişisel fikrini beyan etmişti malum…
Devlete karşı işlenen suçların affedilebileceği, ancak şahıslara karşı işlenen suçları affetmenin devletin tasarrufunda olamayacağı...
Buradan, devlete karşı hangi suç işlenirse işlensin affedilebilir anlamı çıkmaz elbet…
Sadece makul olanlar…
Yani…
Hazine’nin arazisine kaçak gecekondu yapıp, imar affıyla temize çıkanlar gibi…
Erdoğan’ın kastı belli ki ufak sebeplerle cezaevlerinde yer işgal edenlerin salıverilebileceğiydi ama…
MHP’nin TBMM’ye yolladığı teklif, tam aksini içerdi.
Yukarıda saydıklarımla birlikte, devlete karşı işlenen suçların da dışında kalan yaklaşık 163 bin kişiye 5 yıllık ceza indirimi öngören teklif, ittifakın önüne ilk çatal kazık olarak geldi.
Peşinden de EYT’lilere emeklilik haklarının iadesini öngören teklif yollanacak muhtemelen…
AK Parti ve MHP, Meclis’te nasıl bir tavır izleyecek, göreceğiz.
            ***
Kişisel öngörüm; AK Parti’nin ‘af’ konusunda halka izah edemeyeceği hiçbir düzenlemeye destek vermeyeceği…
Yani, paketin sınırlarının daraltılacağı…
Uzlaşmayla bunun bir yolunun bulunacağı kanaatindeyim.
EYT meselesi ise bugün içinde bulunduğumuz ekonomik şartlarda çok zor fakat, imkânsız değil…
Sonuçta, kazanılmış bir hakkın 1999’da çıkarılan kanunla geriye işletilerek gasbedilmesi söz konusu…
Hemen olmasa da, şartlar düzelir düzelmez bu meselenin çözümüne AK Parti sıcak bakacaktır.
Nitekim geçmişte, KEY diye bildiğimiz Konut Edindirme Yardımı Fonu’nda biriken parayı vatandaşa AK Parti ödemişti.
Bu mesele de bir şekilde aşılır umudundayım.
            ***
CHP’nin beklentisine gelecek olursak…
Cumhur İttifakı’nın dağılması mı?
Hadi canım sen de…
 
 
 
********************
 
Dost tavsiyesi…
 
Şu yazacaklarımı dostça öneriler olarak kabul edin.
MHP, özellikle 15 Temmuz’dan bu yana sergilediği duruşla, AK Parti seçmeninden büyük destek aldı.
24 Haziran’da, baraj altına çekmek isteyenlere karşı MHP’ye sahip çıktı.
Ancak şunu bilmek lazım ki, (Rahşan affı gibi bir algıyla) kafalarda soru işaretleri oluşur, vicdanlar rahatsız olur, güven sarsılırsa bundan en çok partiler zarar görür.
Seçmene “Ben yaptım, oldu” denmez.
Her iki parti için de söylüyorum…
Nasıl bir paket getirecekseniz getirin…
Tam olarak ne istediğinizi kamuoyuna iyi anlatın ve vatandaşı ikna edin.
 
 
 
*************
 
Ayakta bulamadıklarını yerde arayanlar
 
Geçen yazımda dikkat çektiğim Falling Stars, yani Kayan Yıldızlar saçmalığına Sayın Devlet Bahçeli de Twitter’dan katıldı.
Çok hoşuma giden bir cümlesi vardı;
“Sosyal medyada yeni bir akım olarak yutturulmaya çalışılan, özel jet, lüks otomobil ya da villasında ayağı takılıp düşmüş gibi sahte poz verenlere kanıp yozlaşmış akınlara itibar etmeyiz. Ayakta bulamadıklarını yerde arayanlara kulak asmayız.”
Sahi…
Edep, ahlâk, kültür yukarıda olur…
Yerlerde sürünerek neyi bulacaksınız ki!..
 
 
***************
 
Trump kaçırdı mı, yoksa…
 
ABD Başkanı, BM’deki çok önemli oturumda ‘gecikince’ sırasını kaçırdı ve Erdoğan’dan hemen önce kürsüye çıktı.
Bu gecikme bana nedense inandırıcı gelmedi. Sanki böyle olması istenmiş gibi...
Niyetleri neydi henüz bilemiyoruz ama, aradaki farkı tüm dünyanın görmesi için çok iyi etti.