2019 İstanbul Seçim Sayfası için tıklayın.

Hac ibadetinin eda şartları

Hac için gidilecek yolun ve hac yerinin selamet ve emniyetli olması lazımdır.
 
Sual: Hac ibadetinin yerine getirilmesi için de belli şartlar var mıdır?
Cevap: Hac ibadetinin farz olmasından başka, bu ibadeti yerine getirebilmesi için de belli şartlar vardır ki bunlara Eda şartları denir ve dört tanedir:
1-Hapsedilmiş veya yasaklanmış olmamak.
2-Hac için gideceği yolun ve hac yerinin selamet ve emniyetli olması lazımdır. Gemi, tren, otobüs veya uçaklardan tehlikeli olan ile gitmek lazım olduğu zaman, hacca gitmek farz olmaz. Eşkıyaların, hacıların canına, malına saldırdığı yıllarda hacca gitmek farz olmaz.
3-Mekke'den üç gün üç gecelik uzak yerlerde bulunan hür kadının hacca gidebilmesi için, üç mezhepte, kocasının veya nikâhı düşmeyen ebedi mahrem akrabasından fasık, mürtet olmayan akıllı, büluğa ermiş bir erkeğin beraber gitmesi lazımdır. Bunun yol parasını verecek kadar, kadının zengin olması da lazımdır. Künûz-üd-dekâıkda yazılı Bezzâr'ın bildirdiği hadîs-i şerifte;
(Kadın, yanında bir mahremi olmadan hacca gidemez!) buyuruldu. Zamanımızda fesat çoğaldığı için, nikâhtan ve sütten olan mahrem akraba ile sefere gitmemelidir. Zengin olan kadının, mahremi ile bir kere hacca gitmesine kocası mâni olamaz. Zira zevcin, kocanın farzlara mâni olmaya hakkı yoktur.
4-Kadın, iddet hâlinde yani kocasından yeni ayrılmış olmamaktır.
           ***
Sual: Bir kimseye hac farz olduktan sonra, bunu geciktirmesi, sonraki senelere bırakması günah olur mu?
Cevap: Vücub şartları bulunmakla beraber, eda şartları da kendisinde bulunan kimsenin, o sene hacca gitmesi farz olur. O sene, hac yolunda ölürse hac sakıt olur ve bu kimsenin vekil gönderilmesi için vasiyet etmesi de lazım olmaz. Farz olduğu o sene gidilmezse, günah olur. Farz olduktan sonra hacca gitmeyi, daha sonraki senelere bırakan kimse fasık olur. Çünkü küçük günaha devam etmek, büyük günah olur. Sonraki senelerde, hac yolunda, evinde hasta olursa, hapse düşerse veya hacca gidemeyecek şekilde sakatlanırsa, yerine başkasını, kendi memleketinden bedel göndermesi veya bunun için vasiyet etmesi lazımdır. Bedel gönderdikten sonra iyi olursa, kendinin gitmesi de lazım olur. Sonraki senelerde hacca giderse, geciktirme günahı affolur. İmam-ı Muhammed ve imam-ı Şâfii hazretlerine göre, sonraki senelere bırakması da caizdir.
Hicrî Kamerî : 23 ŞEVVÂL 1440
Hicrî Şemsî :1397  Rûmî :  13 Haziran 1435   Hızır :  52
26
2019

Haziran

Çarşamba

 

Yaprak Aşısı zamanı - Kızılcık Fırtınası - Dünya Uyuşturucu İle Mücâdele Günü

Kur’ân-ı kerîm okuyunca, Allahü teâlânın rızasını ve Cenneti isteyiniz! Dünyalık istemeyiniz! Hadîs-i şerîf

   Türkiye Takvimi   




 
 
GÜNÜN MENKIBESİ

"Keşke böyle yapmasaydım!"

Evliyânın büyüklerinden olan Abdurrahman es-Sekkaf hazretleri, 1517 (h.923) senesinde Yemen’de vefât etti.
Bu büyük zât, kendisine âit bir miktar hurmayı, satmak üzere birisini vekîl etmişti.
O kimse hurmaları sattı.
Parasını teslim ederken, bir kısmını ondan gizledi.
Kalanını verdi.
Onu aldattım sandı.
Ama aldatamamıştı.
Zîra Abdurrahman es-Sekkaf hazretleri Allahü teâlânın izniyle bunu anladı.
Ve yüzüne karşı;
"Müminin firâsetinden korkunuz! Çünkü o, Allahü teâlânın nûruyla bakar" hadîs-i şerîfini okudu...
O kişi anlatıyor:
Ben bunu duydum...
Hatâmı anladım...
O anda yanımda gizlediğim paranın, sanki büyük bir “yılan” olup vücûduma girmek üzere olduğunu hissettim.
Kendi kendime;
“Keşke böyle yapmasaydım” dedim.
Çok pişmândım.
Özürler diledim.
Bu bana ders olmuştu...
Kendi kendime;
“Bundan sonra bir daha böyle yanlış bir iş yapmıyacağım” diye yemin ettim.
Ve sözümde durdum...