Türkiye Gazetesi 50.Yıl

Yarın Fıtır Bayramı'dır

Bayram günü aile, çoluk çocuk ve akrabaya güler yüzle muamele eylemelidir.
 
Sual: Bayramda neler yapılır ve ne şekilde hareket edilir?
Cevap: Îyd, bayram demektir. Her yıl, ramazan ayında günahlar af edildiği, Müslümanların sevindikleri, sürurlarının avdet ettiği, tekrar geldiği için Îyd denildi.  Ni'met-i islâm kitabında deniyor ki:
“Bayram günleri şunları yapmak sünnettir: Erken kalkmak, gusül abdesti almak, misvak ile dişleri temizlemek, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, Fıtra bayramı namazından önce tatlı, hurma yemek. Tek adette yemek. Sabah namazını mahalle mescidinde kılıp, bayram namazı için, büyük camiye gitmek. O gün yüzük takmak, camiye erken ve yürüyerek gitmek. Bayram tekbirlerini, Fıtır Bayramı'nda sessiz, Kurban Bayramında cehren söylemek. Dönüşte, başka yoldan gelmek. Çünkü ibadet yapılan yerler ve ibadet için gidip gelinen yollar, kıyamet günü şehadet edeceklerdir. Müminleri güler yüzle ve 'Selâmün aleyküm' diyerek karşılamak. Fakirlere çok sadaka vermek, İslamiyeti doğru olarak yaymak için çalışanlara yardım yapmak. Sadaka-i fıtrı, bayram namazından önce vermek.”
Bayram günü aile, çoluk çocuk ve yakın akrabaya güzel ve güler yüzle muamele eylemelidir. Dargın olanları barıştırmak, akrabayı ve din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek de sünnettir. Erkeklerin kabirleri ziyaret etmeleri de sünnettir.
Şevval ayının birinci günü Fıtır Bayramı'nın birinci günüdür. Bu günde, güneş doğduktan ve kerahet vakti çıkdıktan sonra, iki rekat bayram namazı kılmak, erkeklere vaciptir. Bayram namazlarının şartları, cuma namazının şartları gibidir. Fakat, burada hutbe sünnettir ve namazdan sonra okunur.
Bayram namazı iki rekattir, cemaatle kılınır, yalnız kılınmaz. Birinci rekatte, Sübhânekeden sonra, üç kerre Tekbîr-i zevâid söylenir. Yani eller üç defa kulaklara kaldırılıp, birinci ve ikincisinde, iki yana uzatılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. İmam efendi yüksek sesle, Fâtiha ve zamm-ı sure okuduktan sonra, doğru rüküya eğilinir. İkinci rekatte, önce Fâtiha ve zamm-ı sure okunup, sonra, iki el, yine üç kerre kulaklara kaldırılır. Üçünde de yanlara sallandırılır. Dördüncü tekbirde, kulaklara kaldırılmayıp, rüküya eğilinir. Birinci rekatte beş, ikinci rekatte dört tekbir getirilmektedir.
Hicrî Kamerî : 4 ŞEVVÂL 1441
Hicrî Şemsî :1398  Rûmî :  14 Mayıs 1436   Hızır :  22
27
2020

Mayıs

Çarşamba

 

27 Mayıs Darbesi (1960) - Gün Sazak’ın öldürülmesi (1980) - Hafta tatilinin, Cuma’dan Pazar’a alınışı (1935)

 İbâdet on kısımdır, dokuz kısmı helâl kazanmaktır. Hadîs-i şerîf

   Türkiye Takvimi   




 
 
GÜNÜN MENKIBESİ

Bir kıza gönlünü kaptırmıştı!..

Ahmed bin Alevî hazretleri “rahmetullahi aleyh” Yemen’de doğdu.
Terîm şehrinde vefât etti.
Kabr-i şerîfi, Zenbil Kabristanı'ndadır...
Bu zâtın bir talebesi vardı.
O, bir kıza gönlünü kaptırdı.
Yâni o kıza âşık oldu.
Ve derslere gelmez oldu.
Hocası bir gün sordu ona:
“Niçin derslere gelmiyorsun?”
Genç utandı!
Söyleyemedi işin doğrusunu.
Ancak, hocası biliyordu.
Şefkatle bir nazar etti gence.
İşte ne olduysa, o nazarla oldu.
Genç, kaybetti kendini.
Ayıldığında kalbini yokladı.
Kıza olan aşkı yok olmuştu.
Yerine Allah sevgisi dolmuştu.
Kapandı hocasının ellerine.
Ve bir daha ayrılmadı yanından...
● ● ●
Bu zât, sevdiği bir gence;
“Güzel ahlâkın en güzeli nedir, bilir misin?” diye sordu.
Delikanlı arz etti ki:
"Bilmiyorum efendim.”
Büyük Velî;
"İnsanlara yumuşak davranmaktır. Sertlik, ne ailede, ne iş yerinde, ne de devlette geçer akçe değildir" buyurdu.
● ● ●
Bir gün de sevdiklerine;
"Müminin alâmetlerinden biri nedir, bilir misiniz?" diye sordu.
"Bilmiyoruz" dediler.
Mübârek zât;
"Mümin; verdiği zaman sevinen, günah işlediği zaman üzülen kimsedir" buyurdu.