Türkiye Gazetesi 50.Yıl

Kötü huyu olduğunu anlamak ve kurtulmak

 
Velilerin hayat hikâyelerini okumak, iyi huylu olmaya sebep olur.
 
Sual: Bir Müslüman, kendinde bulunan kötü huyları tespit etmek ve bunlardan kurtulmak için ne yapmalıdır?
Cevap: Düşmanlarının kendisine karşı kullandıkları kelimeler de, insana ayıplarını tanıtmaya yarar. Çünkü düşman, insanın ayıplarını arayıp, yüzüne çarpar. İyi arkadaşlar ise, insanın ayıplarını pek görmezler. Birisi İbrahim Edhem hazretlerine, aybını, kusurunu bildirmesi için yalvarınca;
-Seni dost edindim. Her hâlin, hareketlerin, bana güzel görünüyor. Ayıbını başkalarına sor buyurmuştur.
Başkasında bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa, bundan kurtulmaya çalışmak da, kötü huyların ilaçlarındandır.
(Mümin müminin aynasıdır) hadis-i şerifinin manası da budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını görür. İsa aleyhisselama;
-Bu güzel ahlakını kimden öğrendin dediklerinde;
-Bir kimseden öğrenmedim. İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen huylarından ictinap ettim. Beğendiklerimi ben de yaptım, buyurmuştur. Lokman Hakîm hazretlerine;
-Edebi kimden öğrendin dediklerinde;
-Edepsizden! cevabını vermiştir.
Selef-i salihinin, Eshab-ı kiramın, velilerin hayat hikâyelerini okumak da, iyi huylu olmaya sebep olur.
             ***
Sual: Hazret-i Musa ve hazret-i İsa'ya gönderilen dinlerin içindeki emirler genelde ne idi?
Cevap: Bu konuda Dıyâ-ül-kulûb kitabında deniyor ki:
“Musa aleyhisselamın tebliğ ettiği dinin emirlerinin çoğu zahiri amellere ve İsa aleyhisselamın emirlerinin çoğu da, kalb bilgilerine ait idi. Bunların her ikisini de, kendinde toplayan, en kâmil, en son ve en mükemmel, üstün din olmak üzere, Allahü teâlâ, İslamiyeti ve bu dine mahsus olan kitabı Kur’ân-ı kerîmi Muhammed aleyhisselama indirdi.”
             ***
Sual: İslamiyet geldikten sonra, önceki gönderilen ilahi dinlerin bildirdiği hususlarla amel edilebilir mi?
Cevap: İslam âlimleri, İslam dinine zıt ne kadar görüş, fikir, felsefi düşünce ve akideler, inançlar var ise, hepsine cevaplar vermişlerdir. Bu arada bozulan İseviliğin yanlışlıklarını da, açığa çıkarmışlardır. Tahrif edilen, değiştirilen ve hükümleri yürürlükten kaldırılan semavi kitaplara uymanın caiz olmadığını bildirmişlerdir. Dünyada rahat ve huzur içinde yaşamak, ahirette de sonsuz saadete kavuşmak için, Müslüman olmanın lazım olduğunu açıklamışlardır.
Hicrî Kamerî : 15 ZİL-KA'DE 1441
Hicrî Şemsî :1398  Rûmî :  23 Haziran 1436   Hızır :  62
06
2020

Temmuz

Pazartesi

 

Hafta tatilinin iki güne çıkarılması (1974) - Mukaddes Emânetler’in Sultan Selim Hân’a teslimi (1517)

Kalb te­miz olur­sa, dil­den gü­zel söz­ler çı­kar. Haz­ret-i Ali “Radıyallahü anh”
   Türkiye Takvimi   




 
 
GÜNÜN MENKIBESİ

Yana yana mürşit arıyordu...

 
Basra evliyâsından Ebû Saîd bin el-Arabî hazretleri, Mekke’de ikâmet ederdi.
952'de orada vefât etti.
O devirde bir (genç) vardı.
Saat tâmirciliği yapıyordu.
Ve bir mürşit arıyordu yana yana.
Seherleri kalkar;
“Yâ Rabbî, beni, sevdiğin bir kuluna kavuştur” diye duâ ederdi.
Olacak bu ya.
O gün dergâhın saati bozuldu.
Bu velî zât, o genci tanıyordu.
Biriyle çağırttı onu dergâha.
Delikanlının duâsı kabul olmuştu.
Ve aradığı zâtın dergâhına gelmişti.
Ama aradığı mürşidin o olduğunu nereden bilsin?
Saati tâmir edip, duvara astı.
Ve “Saat çalışıyor" dedi.
Ancak bu velî bir nazar etti saate.
Çalışmakta olan saat durdu.
Delikanlı şaşırdı!
Tekrar indirdi saati.
Tâmir edip astı yerine.
Büyük velî bir nazar etti.
Çalışan saat durdu yine.
Üçüncü defâ yine çalıştırıp astı.
Ancak yine aynısı oldu.
Delikanlı kavradı meseleyi.
Kendi kendine;
“Tamam, ben aradığımı buldum. Benim bozuk kalbimi tâmir edecek usta, bu gâliba" dedi.
Böyle geçirdi içinden.
Bu zât ona dönüp;
“Evet evlâdım, aradığını buldun, mübârek olsun” buyurdu.
Genç, zekî ve kabiliyetliydi.
Sarıldı ellerine.
“Efendim, ben sizi değil, siz beni buldunuz” dedi.