28.07.2021 06:33
Tunus'tan sonra sıra Cezayir'de

Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albayı Coşkun Başbuğ "Tunus'ta başlayan bu hareket yakın zamanda Cezayir'e sıçrar. Ardından Libya ve Mısır hattında birleşirse Kuzey Afrika düştü diyebiliriz" dedi

SELÇUK BÖKE

Tunus’ta yaşanan darbe girişimi akıllara bir kez daha Orta Doğu’nun karanlık devleti Birleşik Arap Emîrliklerini (BAE) getirdi. BAE, bu defa Fransa’nın desteğiyle Tunus’ta harekete geçerken, Mısır’ı darbeye götüren süreçtekine benzer bir şekilde, Tunus'ta karışıklık ve kaosun hâkim olması için yeni kirli planlarını devreye soktu.

KUZEY AFRİKA TEHDİT ALTINDA
Darbe girişimini gazetemize değerlendiren Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albayı Coşkun Başbuğ “BAE’nin uzun süreden beri Tunus’ta parmağı var. Tunus’tan başlayıp Libya’da bizi engellemeye çalışıyor. Fransa destekli BAE’nin içinde olduğu bir hareket. Hatta BAE bu girişimin tam göbeğinde diyebiliriz. Âdeta ‘geliyorum’ diyen bir darbeydi. Arkasındaki isimler, Libya’da darbeci Hafter’i destekleyen isimler. ‘Türkiye, Libya’da devre dışı kalsın, Hafter’i destekleyelim’ diyen ekip. Burada esas hedef Libya. Tunus'ta başladı ama bu süreç Tunus’ta kalmaz; yakın zamanda Cezayir'e sıçrar. Ardından Libya ve Mısır hattında birleşirse Kuzey Afrika düştü diyebiliriz. Ortada böyle bir tehdit var” dedi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ RAHATSIZ
Suudi Arabistan ve BAE'nin Tunus’taki Nahda Hareketi’nden rahatsız olduğunu söyleyen Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Bilal Sambur ise "Tunus’un da Mısır ve Libya gibi olması ya da 90’ların Cezayir’i gibi olması istiyorlar" dedi. Sambur şunları söyledi: Arap Baharı süreci çok büyük umutlarla başladı. Arap dünyasına demokrasi, barış ve refah getireceği beklentisi vardı. Ancak Arap Baharı süreci hayal kırıklıkları ile sonuçlandı. Demokrasi adına, barış adına, birlikte yaşama adına başarılı bir model ortaya koyamadı. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde Tunus'un çok önemli bir yeri var. Tunus, Arap Baharı sürecinde ortaya çıkan en başarılı model olarak gösteriliyordu. Nahda Hareketi’nin lideri Raşid Gannuşi’nin barış ve demokrasiyi öne alan tavırları, diğer partiler ile yapıcı iş birliği çabaları Tunus'un demokratik yönde daha olumlu bir yönde gelişmesine vesile oldu. Ancak Arap dünyasında Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler bu durumdan hiç memnun olmadı. Hem dışarıdan hem de Nahda ve Gannuşi etrafında ortaya çıkarılan suçlamalar ve bir takım eleştiriler, bu iş birliğini olumsuz etkiledi. Darbe girişimine baktığımız zaman darbe girişimi daha çok Nahda ve Ganuşi’yi suçlama üzerine kuruluyor.
Tunus'ta darbeye Prens Salman teşviki Tunus'ta darbeye Prens Salman teşviki Suudi Arabistan Veliaht Prensi Salman'ın darbeden iki gün önce Tunus Cumhurbaşkanını arayıp darbe için teşvik ettiği öne sürüldü.
"ALINAN KARARLAR İPTAL EDİLMELİ"
Tunus’taki en büyük parti Nahda Hareketi, Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi’nin lideri Raşid El-Gannuşi başkanlığında acil olarak toplandı. Cumhurbaşkanı Kays Said’in aldığı kararların görüşüldüğü toplantının ardından yapılan açıklamada “Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'i, ülkenin kurumlarına karşı bir darbe olan kararlarını yeniden gözden geçirmeye ve geri çekmeye çağırıyoruz" denildi.

Diren Tunus Diren Tunus Cumhurbaşkanı Said, Tunus'un bağımsızlık gününde demokrasiye 'darbe' vurdu. Meclis'i feshetti, Başbakan’ı görevden aldı. Tepki için sokaklara dökülen Tunusluların ilham kaynağı 15 Temmuz direnişi oldu.
Arap Baharı’nın mimarı Tunus, sonbaharı yaşıyor Arap Baharı’nın mimarı Tunus, sonbaharı yaşıyor Tunus, Arap Baharı’ndan sonra durulmadı. Ülkeye son darbeyi iki yıl önce %72,5 ile seçilen Cumhurbaşkanı vurdu. Said, ses tonunun değişmemesi ve durmadan konuşabilmesi sebebiyle “Robot” olarak anılıyor.
Tunus'taki darbe girişimine tepki yağdı Tunus'taki darbe girişimine tepki yağdı Mustafa Şentop "Tunus halkı anayasal düzene sahip çıkacaktır" derken İbrahim Kalın ise "Tunus demokrasisinin bu süreçten güçlenerek çıkacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

YORUMLAR