01.10.2019 06:45
Dersleri getirdik eğitimi veremedik

Son İstanbul depremi Türkiye’nin deprem gerçeğini bir defa daha hatırlattı. “Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz” sözü yaşadığımız büyük depremlerin ardından hep söylenir. Ama yine de Türkiye’nin deprem gerçeğini unutuyoruz.

MAHMUT ÖZAY

Prof. Dr. Ahmet Tamer Aker, benzer sorunlara dikkat çekti. Aker, depreme yönelik çalışmaların afetlerle canlandığını sonrasında ise unutulduğunu söyledi. Türkiye’de sürdürülebilir bir çalışma ve bilgi birikiminin olmadığını belirten Prof. Dr. Aker şunları söyledi: Alanda farklı disiplinlerin bir araya gelmesi gerekiyor. Buna ek olarak gördüğümüz sorunlardan biri özgüven eksikliği. Ülkemizdeki uzmanlarımızın çoğu yaptıkları işin önemini ve kendilerinin değerini bilmiyor. Travma ve afet çalışmaları alanında somut adımlar atabilmek için yapılan çalışmaların duyurulması, multidisipliner bir çalışmayla kanıta dayalı bilimsel bilgi birikiminin oluşması gerekiyor. Yalnızca üniversiteler değil tüm kamu ve sivil toplumu iş birliği havuzuna toplamak şart. Literatür anlamında bile ortak bir dile sahip değiliz. Lisans ve lisansüstü eğitimlerin mutlaka yaygınlaştırılması gerekir.Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Şimşek ise 1999 depremini doğrudan yaşayan kurum ve kişilerin değiştiğini vurguladı. Depremden sonra üniversitelerde gerekli derslerin konulduğunu fakat eğitimin niteliğine ilişkin sorunlar olduğunu belirten Şimşek “Afet bölgesi olduğumuz için birçok bölüm açıldı ve doktora programları düzenlendi. Ancak eğitimin niteliği göz ardı edildi. Eğitim bir davranış değişikliğidir. Tek yönlü bir bilgi aktarımı ötesinde davranış değişikliği, yani edinilen bilginin davranışa dönüşümü önemlidir” diye konuştu.

YORUMLAR