17.05.2019 04:04
Sinemada bu hafta | 17 Mayıs

İntikam makinesine dönüşen ‘Baba Yaga’nın kavgası “John Wick 3: Parabellum”da kaldığı yerden devam ediyor. Başına mükâfat konan John Wick, bütün bir Yüksek Şûra’yı karşısına alıyor. Harikulade dövüş koreografilerinin yer aldığı eser, serinin çıtasını biraz daha yükseltiyor.

MURAT ÖZTEKİN

CÜMLE ÂLEM ONA KARŞI!
Malumunuz John Wick’te her şey bir köpeğin öldürülmesiyle başladı… Karısını kaybettikten sonra suç dünyasına elveda diyen kiralık katil Johnathan, 1969 model Mustang’ine el koymak isteyen Rus mafyası köpeğini katledince tekrar intikam makinesine dönüşmüştü… “Baba Yaga” lakaplı John, karısından yadigâr köpeğini geriye getirememişti ama ortalığı yakıp yıkmıştı…


Keanu Reeves’ın başrolünde olduğu “John Wick” (2014) hikâye noktasında sıradan kalsa da görselliği ve cüretkâr dövüş koreografileriyle, Hollywood’da aksiyon çıtasını yükselten bir film olmayı başarmıştı. İşin ticari yönü ağır basınca hâliyle üç sene sonra ikinci film geldi. Şimdiyse seri bir üçlemeye dönüşüyor: “John Wick 3: Parabellum”…
Hikâyesini genişletmeye çalışan ve yeni karakterler sunan filmde, Keanu Reeves’ın yanı sıra Ian McShane, Halle Berry ve Asia Kate Dillon gibi isimler rol alıyor. Başına konan mükâfattan ötürü bütün suçluların peşine düştüğü John Wick, “Ben tek siz hepiniz” mantığıyla New York’tan Kuzey Afrika’ya uzanan bir mücadeleye girişiyor.

AFOROZ EDİLDİ
Filmdeki hikâye neredeyse bir dizi havasında önceki filmin kaldığı yerden devam ediyor. John Wick, kuralları ihlal edip Continental Oteli’nde D’Antonio’yu öldürdüğü için Yüksek Şûra tarafından aforoz edilmiş ama karar verici Winston, kaçması için kendisine bir saat tanımıştı. Yeni film, başına 14 milyon dolar mükâfat konulan John Wick’in kaçış macerasıyla başlıyor. Yüklü kelle mükâfatı yüzünden bütün suçlular John Wick’in peşine düşüyor. Pembe renklerin aydınlattığı ıslak bir gecede, sekerek kaçmaya çalışıyor eski katil… Bu esnada onun mazisine dair bir şeyler ortaya çıkıyor. Eski Rus dostlarının yanına giden John, içerisinde bulunduğu “cehennem”den geçiş yapabilmesi için ricada bulunuyor...

ŞİDDETİN EN İHTİŞAMLI HÂLİ
John Wick, ne bir kitap ne de çizgi roman adaptasyonu. Sinema içeresinde doğan karakter, ilk filmden bugüne kadar geçen beş senelik zaman zarfında büyük gişe hasılatları yapıp oyunlara bile ilham oldu. Serisinin üçüncü filmi ise şiddeti müthiş bir ihtişam içerisine sokarak zirveye çıkarıyor. John Wick, bir kitabı silaha dönüştürüyor, bıçaklar ve baltalar havada uçuşuyor, antika tabancalar kafa dağıtıyor ve New York’un karanlık caddelerinde atlar koşuyor… Aksiyon filmlerinden hazzetmeseniz bile, eserdeki şiddet koreografisinin atmosferi sizi sarıyor. Başından beri Uzak Doğu filmlerinin dövüş sahnelerinden iham alan “John Wick” bu defa dümeni iyiden iyiye Doğu’ya kırıyor. Kahramanımız, Ruslar ve Almanlardan sonra daha ziyade Japonlarla mücadele ediyor. “Matrix” ve “Speed’de olduğu gibi münzevi rolleri canlandırmakta mahir olan Reeves, yine karakterinin hakkından fazlasıyla geliyor. “Replikalar” filmindeki kötü hatırayı da unutturuyor. Ama bunlara rağmen filmin hikâye yönü yine zayıf. Bazı zayıf CGI efektleri de eserin görsel yönünü gölgeliyor…

 

Filme dair son söz: “John Wick 3: Parabellum” her zamanki eksikliklerine rağmen sizi iki buçuk saatliğine başka bir atmosfere hapsedecek, serisinin en heyecan verici filmi olmuş. “Para-bellum” ayrı okununca Latincede savaşa hazırlan manasına geliyormuş. Evet, yeni film ve maceralar yolda…

DEHŞETE AÇILAN SIRLI KAPI...
Yönetmenliğini Billy Chase Goforth’un yaptığı “Lanetli Kapı: Paranormal Orman” haftanın en korku dolu filmi. Katherine Forbes, John-Michael Fisher ve Lauren Harper gibi isimleri oyuncu kadrosunda barındıran film, buldukları bir kapı sonrası dehşet sarmalına giren bir aileyi merkezine alıyor. Küçük bir kasabada yaşayan aile, çıktıkları orman gezisinde kilitli ve eski bir kapı görür. Anne Evely, bu kapıyı çok otantik bularak eve taşıtır; temizler, boyar ve bir odalarına takar. Ancak kırmızı boyalı ve sırlı kapı, beraberinde olağanüstü şeyleri getirir. Ailenin hayatı bir anda altüst olur. İşin aslını öğrenmeye karar veren aile, kasabada yaşayan yaşlı kadından kapının karanlık bir gerçeğe açıldığını işitirler. Şimdi her şeyi düzeltme vaktidir…

İNSANLIĞIN 'GÜN BATIMI'
Auschwitz’deki Nazi kamplarında geçen vurucu bir hikâyeyi işlediği ilk filmi “Saul’un Oğlu” ile Oscar’ı alan Macar direktör László Nemes, ikinci filmiyle karşımızda. Nemes, “Gün Batımı” filminde yine seyirciyi tarihte bir yolculuğa çıkarıyor. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinin Budapeşte’sinde geçen “Gün Batımı”, Irisz Leiter adlı genç bir kadının hikâyesini merkezine alıyor.


İki yaşında yakınlarını kaybeden Irisz, eskiden kendi ailesine ait olan şapka dükkânına giderek iş ister. Ancak elit dükkânın yeni sahibi onu başından savar. Bu esnada ağabeyinin hayatta olduğunu ve onunla kendisini buluşturabileceğini söyleyen bir adam ortaya çıkar. Ardından genç kızın ailesinin sırları ifşa olur ve şehri sarsar.
László Nemes, ‘Sunset’te yaklaşmakta olan ‘Büyük Savaş’ın öncesindeki insanların hâlini başarılı bir şekilde tasvir ediyor. Ancak yönetmen, tıpkı Oscar’lı filminde olduğu gibi seyredilmesi zor, enseden çekilen kamera açıları kullanıyor. Teknik bu defa işe yaramıyor. Karmaşık bir anlatımın olduğu detaylarla dolu film, mesajını iletmekte zorlanıyor.

MUTLULUK REÇETESİ NEREDE SAKLI?
Hakan Haksun’un yönettiği ve Ecem Özkaya Üstündağ, Emre Kıvılcım, Hasan Denizyaran ile Serenay Aktaş’ın başrollerinde oynadığı yerli film “Kim Daha Mutlu” bir düğün ve sonrasında yaşananlarla iç içe geçen hayatların hikâyesini işliyor. Her yetişkin insan gibi mutlu olmak için evlilik hayalleri kuran Bilge, dünya evine girmeye hazırlanan kuzeni Şükran’a gıpta ile bakmaktadır. Şükran ise sahip olduklarını değil de kendisinde olmayanları düşünerek sıkıntı yaşamaktadır. Her ikisinin gözünde mükemmel bir evliliğe ve aileye sahip Aylin’in ise bambaşka bir derdi vardır...

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ ‘Uglydolls’
¥ ‘Bisikletler’
¥ ‘İçerdekiler’
¥ ‘Ne Olur Gitme’
¥ ‘Masumiyetin Dayanılmaz Çekiciliği’

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ ‘Avengers: Endgame’ 105 bin 174
¥ ‘Pokémon Dedektif Pikachu’ 56 bin 926
¥ ‘Sihirli Oyuncaklar’ 15 bin 347
¥ ‘Kulyas: Lanetin Bedeli’ 13 bin 448
¥ ‘Kuklalı Köşk’ 10 bin 811

 

 

 

YORUMLAR