19.07.2019 02:59
Sinemada bu hafta | 19 Temmuz

Yönetmenliğini John Stalberg Jr.ın yaptığı “Kripto Vurgun”, sanal para dünyasına negatif tarafından bakan ve bu yüzden Bitcoin meraklılarını sevindirmeyecek bir film. Eserde, New York’tan taşraya uzanan sathi hikâye, karanlık âlemi yeterince aydınlatamıyor.

MURAT ÖZTEKİN

SANAL PARALARIN KARANLIK DÜNYASI
Her şeyin dijitalleştiği dünyada, paranın olduğu gibi kalması pek mümkün değildi. Bu yüzden Bitcoin gibi kripto paralarla tanıştık. Varlığı bile tartışılan “kriptolar”, bir merkezi otoriteye bağlı olmadığı için arka planlarındaki esrarengiz dünya merak uyandırdı. Bitcoin’le hayal kırıklığı yaşatıp şimdilerde Libra ile yeniden radarımıza giren kripto paralar, hâliyle sinemanın da gündemine düştü. Yönetmenliğini John Stalberg Jr.ın yaptığı “Kripto Vurgun” (Cypto) sanal paraların karanlık dünyasına, biraz da Wall Street sakinlerinin gözüyle bakıyor. Eserde, sürgüne gönderilen bir siber güvenlik uzmanının, kara para aklayan yeraltı dünyası ile tanışıp mücadeleye girişmesi işleniyor. Beau Knapp ve Alexis Bledel filmin başrollerinde yer alırken Kurt Russell, Luke Hemsworth, Jill Hennessy ve Vincent Kartheiser gibi usta isimler de oyuncu kadrosunda.

NAPOLYON GİBİ SÜRGÜNDE
Filmdeki hikâyeye temas edecek olursak: Martin adlı genç adam, Omni Bankasının New York’taki merkezinde siber güvenlik ajanı olarak çalışmaktadır. Fakat karışmaması gereken bir işe burnunu soktuğu için bankanın taşradaki şubesine sürülür. O yer de memleketi Elba’dır. (Kasabanın ismi Napolyon’nun sürüldüğü Elba adasıyla aynı olduğu için komik diyaloglar kaçınılmaz olur!) Bu sürgünde Martin’in mazisini öğrenmeye başlarız: Siber güvenlik ajanı, annesinin ölümünden sonra babası ve ağabeyiyle irtibatı koparıp on sene boyunca memleketine uğramamıştır. Martin, onlarla gerilimli bir şekilde yüzleşirken, kripto para işine dalan çocukluk arkadaşı Earl ile yeniden arkadaşlık kurar. Martin işin uzmanı olmasına rağmen Bitcoin hakkında birçok şeyi market işleten bu arkadaşından öğrenir. (Şaşırtıcı!) Derken genç adam, kasabadaki sanat galerisinin bankadaki hesaplarında bazı gariplikler sezer. İşin ucu babasının çiftliğine de uzanınca gizemi çözmek için harekete geçer. Martin bu yüzden galeride çalışan Katie ile yakınlaşarak kara para aklama düzenine çomak sokmaya çalışır...

POTANSİYELİ YÜKSEK DERİNLİĞİ ZAYIF
ABD’nin finans merkezinden taşraya uzanan bir gerilimin işlendiği John Stalberg Jr.ın filmi, aslında potansiyeli yüksek bir eser. Ancak kripto paraya “kara para aklama” üzerinden yaklaşan “Kripto Vurgun” seyircinin sanal paraların gizli dünyasına girme beklentilerini boşa çıkarıyor; mevzuya dair sathi bir hikâye sunuluyor. Zaten senaryo kopuk ve iyi işlenmemiş duruyor. Filmde başarılı bir insanın sürgünü kabul etmesi gibi mantığa ters gelen birçok şey de var. Buna Beau Knapp’ın kifayetsiz oyunculuğu da eklenince ortaya inandırıcı olmaktan uzak bir film çıkıyor. Buna rağmen hikâye sürükleyici olmayı başarıyor...

KRAL ÖLDÜ YAŞASIN YENİ KRAL!
İlk defa 1994’te seyirciyle buluşup birçoğumuzun hafızasında renkli hatıralar canlandıran “Aslan Kral” yeniden çekim kervanına katıldı. Film, çeyrek asır sonra “canlı aksiyon” tekniğiyle ışıltılı bir şekilde yeniden beyazperdeye geldi. “Iron Man” ve “Orman Çocuğu” gibi filmlerden tanıdığımız Jon Favreau’nun yönetmenliğini yaptığı eser, şimdilerde orta yaşlara merdiven dayayan bir kitlenin hatıralarını yeniden canlandırırken efsane animasyonu modern bir şekilde bugüne taşıyor!


Babası Kral Mufasa’nın ardından tahta geçecek olan Simba’yı amcası olan Scar tuzağa düşürür. Minik Simba bundan kurtulsa da çakallarla bir olan Scar, Kral’ı öldürür. Yaşananlara kendisinin sebep olduğunu düşünen Simba da başka diyarlara kaçar. Gittiği yeni ülkede hayat döngüsünün içerisinde düşmanı olan canlılarla dost olur. Yeni tanıştığı domuz Pumbaa onu “Bu dünya anlamsız, hayatını yaşa” diye yönlendirir! Ancak bu esnada tahta oturan acımasız Scar, çakallarla birlikte ormanın dokusunu bozar. Artık öldü sanılan Sinba’nın bir şeyleri fark etmesi gerekmektedir!


“Aslan Kral” hikâyesiyle “Niçin yeniden çekildi?” sorusuna cevap veremese de görsel yenilikleriyle bunu başarıyor. “Canlı aksiyon” türündeki ultra gerçekçi görselliklerle yeni bir jenerasyonun karakteri tanıması sağlanıyor. Ancak dramatik tarafı ağır olan eser, aksiyonun yükselmesi gerektiği anlarda bile yavaş kalıyor!

KOMADAN 22 YIL SONRA ÇIKINCA...
Yönetmenliğini Serdal Genç’in yaptığı yerli romantik-komedi “Akıllara Seza”, komada 22 sene kaldıktan sonra uyanan bir adamın sevdiği kızın peşine düşmesini işliyor. Filmin oyuncu kadrosunda Ulaş İnan Torun, Aslıhan Güner ve Timur Acar gibi isimler yer alıyor.

Eserdeki hikâye şöyle: 1997 yılında liseyi bitirmenin heyecanı içerisinde olan Mustafa, mezuniyete giderken kaza geçirir. Komaya giren genç, uzun yıllar uyanamaz. Aradan geçen 22 senenin ardından gözlerini açan Mustafa, ilk iş olarak sevdiği kız olan Seza’nın peşine düşer. Ancak onun komada olduğu zaman zarfında birçok şey değişmiştir. Hayata yeniden başlayan Mustafa, bu süreçte teknoloji ve medeniyetle büyük bir çatışmaya girer...

MUTSUZKEN MUTLU!
Hayatta devamlı acılardan beslenen, âdeta başkalarının merhametiyle nefes alan insanlar vardır. Her şeyleri ters gidince mutlu olmaktadırlar. Yunan yönetmen Babis Makridis, son filmi ‘Zavallı’da (Pity) işte böyle bir karakteri abartarak seyirci karşısına çıkarıyor.

Yannis Drakopoulos’un başrolünde olduğu filmde, ancak mutsuzken mutlu olabilen bir avukatın yaptığı bir birinden garip işler merkeze alınıyor. Psikopat ruhlu adam acıyı öylesine sahiplenmiştir ki hastanede yatmakta olan karısı eve çıkınca krizi tutar. Acıyı üzerinde taşıyabilmek için evine göz yaşartıcı gaz sıkan avukat, sonunda üzerinde çalıştığı bir davadan ilham alarak canice şeyler yapar. Yannis Drakopoulos’un neredeyse tek kişilik performansıyla ön plana çıktığı eser, soğuk mizahıyla da dikkat çekiyor. Buna rağmen “Zavallı” herkesin sevebileceği türden bir film olmaktan uzak kalıyor.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ ‘İmparator: Yeraltı Dünyasının Hükümdarı’
¥ ‘Kurtuluş Günü’
¥ ‘Ecinni: Tılsımlı Mezar’
¥ ‘Gloria Bell’
¥ ‘Şahıs 46’

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ ‘Örümcek-Adam: Evden Uzakta’ 112 bin 196
¥ ‘Oyuncak Hikâyesi 4’  44 bin 68
¥ ‘Ölümcül Sular’ 25 bin 552
¥ ‘Kaçış Planı 3’ 23 bin 973
¥ ‘Annabelle 3’ 22 bin 594

 

 

 

YORUMLAR