09.08.2019 02:50
Sinemada bu hafta | 9 Ağustos

Ebeveynlerinin peşinde esrarengiz medeniyeti aramaya koyulan Dora’nın maceraları akıllara Indiana Jones’u getiriyor.

MURAT ÖZTEKİN

ERGEN INDIANA JONES
Popüler animasyon karakteri Dora’nın maceraları televizyondan beyazperdeye taşınıyor… Yönetmenliğini James Bobin’in yaptığı “Dora ve Kayıp Altın Şehri” Isabela Moner, Michael Pena, Eva Longoria ve Jeffrey Wahlberg gibi oyuncuları bir araya getiriyor.


Filmdeki hikâye şöyle: Dora anne babasıyla ormanda yaşayan bir genç kızdır. Medeniyetten uzak bir şekilde ağaçlarda zıplayıp maymunlarla dans ederek büyümüştür. Bir gün arkeolog babası ve zoolog annesi “Parapata” isimli altından bir antik şehrin peşine düşmeye karar verir. Bu yüzden Dora’yı kuzeni Diego’nun yanına, şehirdeki liseye gönderilirler. Genç kız yabancısı olduğu şehir ortamına alışmaya çalışıp yeni arkadaşlar edinmeye başlar. Ancak altın şehrin peşine kötü adamlar da düşmüştür. Bu yüzden Dora ve arkadaşlarını kaçırarak, ebeveynlerini izlemesini isterler. Peru’ya götürülen Dora ve arkadaşları, haydutların elinden ormanda yaşayan gizemli bir adam tarafından kurtarılır. Dora ve ekibi anne babasını kurtarmak ve yüzyıllarca yıllık medeniyetin ardındaki sırrı çözmek için bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkar…
Steven Spielberg’in meşhur “Indiana Jones” eserinin gençlik versiyonu gibi olan film, sinir bozucu derecede mutlu olan Dora karakteri üzerinden renkli bir macera meydana getiriyor. Buna rağmen büyük beklentilerle gidilmemesi gereken film, televizyon dizilerinde olduğu kadar küçük bir kitleye hitap etmiyor!

SİCCİN'DE DÜĞÜMLER ÇÖZÜLÜYOR
Korku sineması hem Batı’da hem de Doğu’da daha ziyade dinî temelli hikâyeler üzerinden ilerliyor. Türkiye ise “cinli korkuların” âdeta membaı… Alper Mestçi de bu yerli korkuları eserlerinde kullanmayı bilen bir yönetmen. ‘Musallat’ ve ‘Üç Harfliler’ i beyazperdeye getiren Mestçi, yerli sinemanın en uzun soluklu korku serilerinden biri olan ‘Siccin’ filmlerine de imza attı.

Mestçi 2014’te ilk defa seyirciyle buluşturduğu seriyi, bu hafta gösterime giren ‘Siccin 6’ ile sona erdiriyor. Merve Ateş, Adnan Koç, Dilâra Büyükbayraktar, Fatih Murat Teke ve Sibel Aytan gibi isimlerin rol aldığı film bir aile gerilimini işliyor. Yaşar, aynı evde yaşadığı baldızı Canan’ın gizliden gizliye kendisine âşık olduğunu öğrenir. Yaşar,  daha bu olayın şokunu üzerinden atamadan, evinde korkunç şeyler yaşanmaya başlar. Yaşar’ın karanlık geçmişiyle yüzleşmesi, aile için çok acılı günlerin habercisi olur.  

HABERE GİDİP HABER OLDU!
Yönetmen koltuğunda Sean Brown ve Luke Gosling’in birlikte oturduğu “Kanlı Efsane”, kayıp nişanlısını ararken kendisini korkunç bir dünyanın içinde bulan bir adamın hikâyesini işliyor.

Filmde Anna Dawson, Hannah Chalmers ve Adrian Annis başrollerde yer alıyor. Herg adlı köyde her 30 senede bir kişi arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolmaktadır. Genç bir gazeteci olan James, bu hadiseyi araştırmak için nişanlısıyla birlikte köye gider. Ancak kaybolan kişi James’in nişanlısı olur. Şoke olan gazeteci, nişanlısını bulmak için araştırma yapmaya başlar. Ancak yaptığı bu araştırmalar James’i şeytani bir grubun yönettiği tehlikeli soruşturmanın içerisine sürükler.

NAZİLERDEN AY'DA BİLE KURTULUŞ YOK
Sinemada ‘Nazi’li, ‘Holoksot’lu film görmekten belki sıkıldık ama arada nevi şahsına münhasır eserler de çıkıyor. ‘Demir Gökyüzü’ 2012 yılında seyirciyle buluşan ve Nazileri uzaya taşıyan bir eserdi! Yönetmenliğini Timo Vuorensola’nın yaptığı film, Hitler’in seneler evvel uzaya kaçan askerleri ile dünyada kalanlarının çarpışmasını işlemişti. Düşük bütçesine kıyasla iyi sayılabilecek bir geri dönüş alan eserin ikinci filmi yedi sene sonra ‘Ayın Karanlık Yüzü: Hitler’in Çocukları’ adıyla geldi. Yönetmen koltuğunda yine Vuorensola’nın oturduğu filmde, Lara Rossi, Vladimir Burlakov, Julia Dietze ve Udo Kier gibi oyuncular rol alıyor. Kara komediyi feza macerası ile birleştiren film, yine göndermeleriyle dikkat çekiyor.

DÜNYA PARAMPARÇA
İlk filmin kaldığı yerden ilerleyen hikâyede Nazilerin yıldızlar arası savaşında dünya paramparça olmuştur. Hayatta kalabilen 1980 insan, fezada seyahat edebilen son vasıtaya binerek Ay’ın karanlık yüzüne kaçarlar. Nazilerin eski bir üssünde kıt imkânlarla da olsa bir hayat kurarlar. Ancak dünyada hayatta kalabilen başka bir insan grubu daha vardır. Rusya’da radyasyondan korunabilen bu grup, kendi yaptıkları feza gemisiyle Ay’ın karanlık yüzüne inmeyi başarır. Üssün kraliçesinin kızı Obi, annesine rağmen dünyadan gelenlere kapıları açmayı başarır. Ama uzay üssüne “Ay Führeri” sızmayı başarmıştır. Onu yakalayan Obi, kendisinden Vril-ya adlı her derde deva bir enerji parçası elde eder. Hasta kraliçeye iyi gelen bu enerjinin kaynağı ise beklemedikleri bir yerdir...

‘GÖNDERME’ DOLU
“Ayın Karanlık Yüzü: Hitler’in Çocukları” dünyayı kurtarma klişesini, absürtlüğüyle orijinal kılabilen bir film. Yine ironik bir dilin hâkim olduğu eserde devamlı politik ve aktüel figürlere göndermeler yapılıyor. Stalin, Hitler bir yana Trump ve Putin de bundan nasibini alıyor. Özellikle Steve Jobs’a tapan grup üzerinden tesirli bir mizah üretiliyor.
Buna rağmen filmde ideolojik çarpıtmalar da yok değil! İlkinde olduğu gibi bir dizi senaryo hatalarının göze çarptığı eserde, karmaşık bir anlatım var. Filmin CGI efektleri ise bütçesine göre makul seviyede. Eser her ne kadar ilk filme kıyasla beklentilerin altında kalsa da yaz günlerinde eğlencelik bir feza seyahati için fena durmuyor!

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ ‘Sadık Bir Adam’
¥ ‘Konuşan Hayvanlar’

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ ‘Hızlı ve Öfkeli: Hobbs ve Shaw’ 285 bin 103
¥ ‘Aslan Kral’ 56 bin 360
¥ ‘Geniş Aile Komşu Kızı’ 30 bin 300
¥ ‘Örümcek-Adam: Evden Uzakta’ 18 bin 927
¥ ‘Luis ve Uzaylı Dostları’ 13 bin 919

YORUMLAR