Türkiye Gazetesi 50.Yıl
25.03.2020 06:19
'Ümitsizlik yok her şey geçecek'

Koronavirüsün bir salgın olarak dünyayı tehdit ettiği şu günlerde, insanlar âdeta evlerinde hapis... Birçoğumuz “home ofis” tarzında çalışıyor, sokağa adım atmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Aslında bir müddetliğine edebiyatçı, ressam ve sanatçıların hayatını anlama fırsatı buluyoruz… Peki, onlar bugünlerde ne yapıyor? Daha çok içe kapanıp kariyerlerinin en büyük üretimlerini mi gerçekleştiriyorlar?

MURAT ÖZTEKİN

Biz de kendilerine kulak verdik... Kimi gergin ortamda çalışmadığını söyledi kimi saatlerce eser ürettiğini... Hepsinin insanlara bir mesajı vardı: Ümitsizliğe kapılmayın!

DEVRİM ERBİL (RESSAM)
BU YAŞIMA KADAR BÖYLESİNİ GÖRMEDİM

“Vatandaş sorumluluğuyla evden dışarı çıkmayıp kimseyle görüşmemek için Bodrum’a geldim. Seksen üç yaşında bir ressam olarak risk grubunun başındayım, bu yüzden dışarı çıkmıyorum. Bir ressam için bundan daha iyi bir fırsat olamaz. Yaşıma rağmen günde 12 saat cuvarında çalışıyorum. Ama insanlık adına endişe duymadığımız günlerde huzur içinde çalışmak başka bir şey. Bu yaşıma kadar böyle bir durumla karşılaşmamıştık. Her an tedirginiz, insanlık adına üzüntü duyuyoruz. İnsan her zaman mutluyken resim yapmıyor. Son anımıza kadar sorumluk içinde çalışmamız gerekiyor.”

SELİM İLERİ (YAZAR)
UMUT VEREN KİTAPLARI OKUYUN

“Uzmanların bütün tavsiyelerini yerine getirmeye çalışıyorum. Bir eserimi yeni tamamladığım için çalıştığımı söyleyemem ama çok sayıda kitap okuyarak zamanı yararlı hâle getirmeye çalışıyorum. Fakat bugünlerde moral bozmayacak, insanı hayata bağlayacak kitapların okunmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Mesela yeniden Peyami Safa’nın Server Bedi takma adıyla yayımladığı ‘Cumbadan Rumbaya’ eserini okuyorum. Çok memnunum, beni alıp eski İstanbul’a götürüyor. Bu, geçici bir dönem. Moralimizi ayakta tutmalıyız. Sağlık Bakanlığının söylediği yolda gitmekte çok fayda var.”

EDİZ HUN (OYUNCU)
YAKINDA VİRÜS BİTECEK ÜMİTLİ OLMALIYIZ

“İhtiyaçlarımı alıp Büyükada’daki evime çekildim. Alınan tedbirlere saygılı olarak hayatıma devam ediyorum. Temenni ederim ki, kısa zamanda koronavirüse dünya çapında bir çözüm bulunur ve bu musibet sona erer. Bir biyolog olarak da benim kanaatim şöyle: Bu tarz virüslerin salgın durumu birkaç ay içerisinde sona eriyor. Zaten virüs devamlı şekil değiştirdiği için zayıflıyor. Kesinlikle ümitli olmamız çok gerekli. Ben her yönden ümitvarım. Tabii ki alınan tedbirlere uymak lazım ama sakin bir şekilde bugünleri geçirmeliyiz. Sevgili insanımıza geçmiş olsun diyorum…”

BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU (YAZAR-OYUNCU)
ŞİMDİ KENDİMİZİ HESABA ÇEKME ZAMANI
“Koronavirüs sadece Türkiye’nin değil bütün dünyanın başının belası olmuş durumda. Böyle zamanlarda otoritenin emirlerini dinlemek lazım. Biz de bu yüzden sete ara verdik, kendimizi izole ettik. Bir edebiyatçı olarak da bu durumu fırsata çeviriyorum. Okumam gereken kitapları okumaya başladım.  Şu aralar elimde Olga Tokarczuk ‘Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerine’ eseri var. Pek çok insan okumaya vakit bulamadığından yakınır. Alın size inanılmaz bir zaman dilimi… Ayrıca kendi kendimize kalmamız; hayatımıza tekrar bakmak, nerelerde yanlış yaptığımızı anlamak için de fırsat olacaktır.”

 

HAYATİ İNANÇ (YAZAR)
'BEN NEREYE GİDİYORUM' DİYE DÜŞÜNME VAKTİ

“Evde kal kaidesi mucibince günlerdir evdeyim. Fark ettim ki, telaşlı yaşıyormuşuz ve durup düşünmeye çok ihtiyacımız varmış. ‘Ben nereye gidiyorum’, ‘Hayat nereye gidiyor’ gibi soruları kendimize sorup tefekkür etmek için bir fırsat doğdu. Benim de günlerdir en çok yaptığım iş bu. Bunun yanında ‘Tahir-i Mevlevi Divanı’nı okumaya çalışıyorum. Bakamadığım kitapları da tek tek elden geçiriyorum. Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin ‘Tevfizname’ isimli meşhur şiiri de dilimden düşmüyor: Hak şerleri hayreyler, zannetme ki gayreyler. Arif anı seyreyler, Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler…”

SEMİH KAPLANOĞLU (YÖNETMEN)
YAŞANANLAR İNSANIN BENCİLLİĞİ YÜZÜNDEN
“Vakitlerim yeni bir senaryo üzerinde çalışmakla geçiyor. Yaşadığımız bu süreci anlamaya çalışıyorum ve fert olarak toplum sağlığına dikkat etmeye gayret gösteriyorum. İnsanın kendi iç muhasebesini yapması ve bu dünyada yaptıklarını düşünmesi açısından şu günler faydalı olabilir. Aslında iklimin değişmesi, kaynakların hor kullanılması ve insanın bencilliği gibi meseleler yüzünden bu musibetleri yaşıyoruz. Yaşadığımız süreç belki bunu değiştirme konusunda bir vesile olur diye umut etmek istiyorum. Belki biraz karamsar olabiliriz ama bizim için ümitsizlik söz konusu olamaz. Bu musibetin sonu mutlaka gelecektir.”

 

 

YORUMLAR