İftara kalan zaman
20:27:00

Cennetin anahtarı namazdır

Cennetin anahtarı namazdır

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem geceleyin kalkıp ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Çevresinde bulunanlar onun göğsünden, kaynayan buhar kazanının fokurtularına benzeyen bir ses işitirlerdi.

Hazret-i Ali Efendimizin namaz vakti girdiğinde hâli değişir, rengi atar ve titrerdi. Bir gün Hazret-i Ali’nin ikindi namazı geçti. Üzüntüsünden kendini bir tepeden aşağı atıp çok ağladı. Peygamber Efendimiz haber alarak, bütün eshabıyla Hazret-i Ali’nin yanına geldiler. Hâlini görünce Efendimiz de ağlamaya başladı. Dua etti, güneş tekrar yükseldi. Resulullah Efendimiz buyurdu: “Yâ Ali, başını kaldır bak, güneş görünüyor...” Bunu gören Emir-ül-müminin Ali sevinip hemen namaza durdu.
Yine bir gün Hazret-i Ali’nin ayağına ok battığında, namazda iken çıkarılmasını istedi. Çünkü namazda iken bütün zerreleriyle Allahü teâlâya yönelip başka hiçbir şey hissetmiyordu.
Hazret-i Hasan “radıyallahü anh”, abdest alırken rengi değişirdi. Biri: “Niye böyle oluyorsun?” diye sorunca, “Azametli, mutlak kudret sahibi, her istediğini derhal yapan bir sultanın huzuruna dikilme zamanı gelmiştir” derdi.
Sahabe-i Kiram, namaza durdukları zaman kendilerini Allah korkusu ve azameti kaplardı. İbn-i Mes’ud (radıyallahü anh) namaza kalktığında Allah korkusundan iki büklüm olur, namaz kılarken evdekilerin konuşmalarını bile duymazdı.
Hazret-i Ebû Bekir de namazını hûşu ve kalp huzuru ile kılardı. Öyle ki namazda duruşları esnasında âdeta bir cansız direk gibiydi.

 

10.05.2019 - 05:52