Beni ne zaman ziyaret edeceksin?

Beni ne zaman ziyaret edeceksin?

Âlemlerin Efendisinin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatlarından sonra Eshab-ı kiram (aleyhimürrıdvan) duramadılar Medine’de... Nereye baksalar Resuller Resulünün bir hatırası canlanıyordu gözlerinde... Ciğerleri tutuşuyordu âdeta...

Bilal-i Habeşi (radıyallahü anh)... Bir daha ezan okuyamadı... Ne zaman ki Efendimizin ismi geçen mübarek sözlere gelse ağlamaktan okuyamayacak hâle gelirdi... Terk etti Medine’yi... Şam’a yerleşti... 3 sene geçti. Bir gece Allah’ın Sevgilisi rüyasını şereflendirdiler.
- Beni ziyaret etmeyecek misin ya Bilal, buyurdular...
Hemen yola çıktı. Seher vaktinde Medine’ye girdi... Doğruca Peygamberler Sultanının kabrine yöneldi. Üzerine kapandı. Ağladı, ağladı... Kabrin toprağı gözyaşlarından çamur oldu...
Kapıda sesler duydu. O hüzünlü hâldeyken bir de ne görsün... Cennet gençleri, Hazret-i Hasen ve Hüseyin (aleyhimürrıdvan)...
Resûlullah’ın iki torunu, iki sevgilisi kapıda...
Üçü sarıldılar birbirlerine... Acı ve hasretle ağlaştılar uzun süre...
İki Peygamber torunu, “Ya Bilal... Ezan oku” isteğinde bulundu. Resûlullah’ın müezzini, “Ey kardeşimin çocukları, ne olur bunu benden istemeyin” dedi.
“Bizim hatırımız için oku” şeklinde tekrar ettiler isteklerini. Zorlukla kabul etti... Öyle ya, isteyenler kimlerdi...
Yüksekçe bir yere çıktı... “Allahü ekber, Allahü ekber...” diye ezan okumaya başlar başlamaz, Eshab-ı kiram yataklarından fırladılar...
Bir anda Medine sokakları ana baba gününe döndü. O ses, Resûlullah ile yaşadıkları saadetli günleri hatırlatmıştı onlara...
Kadınlı erkekli herkes ağlayarak, ‘Ya Resûlallah... Ya Resûlallah...’ feryatlarıyla mescide doğru koşturmaya başladı... Allah’ım bu ne andı... Hazret-i Bilal ‘Eşhedü enne Muhammeden...’ dediği anda artık dayanamadı...  O da gözyaşlarına boğuldu...
Resûlullah’ın müezzini, o ezanı çok zorlukla bitirdi o gün. Ömrü boyunca bir daha ezan okumadı, okuyamadı... Eshab-ı kiram, Resûlullah efendimizin vefatından sonra ilk ve son defa, o eşsiz anlara bu kadar yakın hissettiler kendilerini...
Ömer Çetin Engin
(İlahiyatçı Yazar)

12.05.2019 - 07:05