Kitap indirilen Nebi

Kitap indirilen Nebi

Meşhûr dört kitaptan biri olan Zebur, Tevrât’tan sonra indirilir. Tevrât’ı kuvvetlendirir. Manzum ve İbranicedir.

Biliyorsunuz Hazreti Dâvûd  “Dâvûdi” sesi ile bilinir. Hançeresinde 72 türlü sedâ işitilir. O, Zebur okumaya başladı mı rüzgâr diner, yaprak oynamaz. Arkasında Benî İsrâil’in âlimleri belirir, ins ve cin etrafına toplanır. Hatta hayvanlar bile yaklaşırlar, yırtıcılar, ehlilere dokunmaz, sükûnet halinde dururlar.
Hele kuşlar râm olur, kanat gerip, gölge yaparlar.
“...Ey dağlar ve kuşlar! Dâvûd (aleyhisselâm) tesbîh edince, siz de onu tekrar ediniz...” (Sebe’ sûsesi: 10)
 Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), bir gün Ebû Muse’l-Eş’arî’yi Kur’ân-ı kerîm okurken dinler ve; “Gerçekten sana Dâvûd’un (aleyhisselâm) mizmarlarından (ses ahengi) biri verilmiştir” buyururlar.
Mel’ûn İblîs hased eder. Şeytanlarını toplayıp sorar; “halkın gönlünü Dâvûd’a bağlılıktan nasıl ayırabiliriz acaba?”
- Bu fitneleri sen bizden iyi bilirsin.
- Biz de çalgı aletlerini yayarız o zaman.

ŞÜKÜR  EHLİ
Dâvûd aleyhisselâm, “Yâ Rabbî! Âdem aleyhisselâma sayısız ikrâm ve nîmetlerde bulundun. O sana nasıl şük-retti?”
“Ey Dâvûd! Âdem bütün bu ikrâmların benim tarafımdan olduğunu bildi. Bu bilmesini, onun şükrü olarak kabûl ettim”
“Kıyâmet gününde, bir münâdî şöyle seslenir: “Dikkat ediniz! Muhakkak ki, Dâvûd (aleyhisselâm), abidlerin arasında en fazla şükredendir.”
“Nimet, yabanî bir kuştur. Ayağını şükürle bağlayın ki uçup gitmesin!” (Hadis-i şerif)
“(Habîbim!) Kuvvet sâhibi Dâvûd’u an! O, her zaman Allah’a tevbe ederdi”.  (Sâd Sûresi: 17)
 Kuvvetten murâd, ibâdete olan tahammülüdür. O, bir gün oruç tutar, bir gün yerdi. Gecenin ancak üçte birinde uyur, geri kalanını ibâdetle geçirir.
Dâvûd aleyhisselâm günü âilesi arasında bölüştürür. Hiçbir saat yoktur ki, çoluk-çocuğundan, biri ibâdet etmesin. “Ey Dâvûd âilesi! Şükredin. Kullarım içinde (gereği gibi Allah’a bol bol) şükreden azdır.”  Sebe’ Sûresi 13.

GÜNDÜZLERİ SAİM
Abdullah ibni Amr’ın geceleri namazla, gündüzleri oruçla geçirdiği söylenince. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), “Buna gücün yetmez. Bazı günler oruç tut, bazı günler iftar et. Gecenin bir kısmında uyu ve bir kısmında da namaz kıl. Ayda üç gün oruçlu olursan, her gün oruç tutmuş gibi sevâb alırsın.
İbn-i Amr; “Yâ Resûlallah!” der, “Bundan fazlasına da gücüm yeter.”
Öyle ise bir gün oruç tut, iki gün iftar et.
 - Fazlasına da tâkat getirebilirim.
 O zaman bir gün oruç tut, bir gün iftar et. İşte bu Dâvûd’un (aleyhisselâm) orucudur.
 Abdullah ibni Amr fazlasını isteyince “Bundan daha fazîletli oruç yoktur” buyururlar.
 “Allah’ın en çok sevdiği oruç, Dâvûd’un orucudur ki, o, bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Allah’ın en çok sevdiği namaz da Dâvûd’un namazıdır ki, gecenin ilk yarısında uyur, üçte birini ibadetle geçirir, geriye kalan altıda birinde de yine uyurdu” (Camiü’s-sağir, 1/85).
 Dâvûd aleyhisselâm çok ağlar, Allahü teâlânın azâbını hatırladığı zaman mafsalları gevşer; rahmetini düşününce eli ayağı tutar.
“Ya Davûd bu neyin hüznü” diye sorarlar, “sana nübüvvet verilmiş, kitap gelmiş, evlad ve saltanat sahibisin. Ne istersin daha?
Bilmem bunların şükrünü yapabiliyor muyum acaba?

EMEĞİ İLE GEÇİNİRDİ
Dâvûd aleyhisselâm, sık sık tebdili kıyafet yapar, şehri dolaşıp halkın nabzını tutar. Tebâsı kendisinden memnun mudur acaba?
Yine böyle çarşı pazar dolandığı günlerde birine sorar: “Dâvûd’u nasıl buluyorsun?”
“O, ne iyi kişidir” der, “keşke bir hasleti daha olsa.”
- Nedir o haslet?
- İşittim ki Beyt-ül maldan geçiniyormuş. Hâlbuki kendi kazancını yemesi daha evla!
Bunun üzerine Hazreti Dâvûd, Cenâbı Hak’tan, alnının teriyle geçinecek bir sanat ister. Ona demircilik öğretilir. Allah’ın izni ile demirleri bal mumu gibi eğip bükmeye başlar. Ateşsiz körüksüz tele çevirir, mükemmel zırhlar örüp satar. O güne kadar örme zırh bilinen bir şey değildir, levhalardan yapılanlar ise ağır ve havasızdır, savaşçıyı yorar. Dâvûd aleyhisselam evini geçindirmekle kalmaz, artanı muhtaçlara harcar.
“Biz Dâvûd’a (aleyhisselâm) sizin için zırh yapmak san’atını öğrettik.”  (Enbiyâ Sûresi: 80)
…uzun zırhlar yap, onları dokumada intizamı gözet diye emrettik...”  (Sebe’ 11)
 “İnsanın yediğinin en güzeli kendi kazandığıdır. Allah’ın nebisi Dâvûd kendi elinin emeğinden başkasını yemezdi”  (Hadis-i şerif)

18.05.2019 - 06:53