Allah'ın adaleti

Allah'ın adaleti

Bir kadın gelip Hazreti Dâvûd’a sorar: “Senin Allah’ın adil mi?”

Bir kadın gelip Hazreti Dâvûd’a sorar: “Senin Allah’ın adil mi?”
- Elbette, zerre şüphe yok ona.
- Ben yokluk içinde yaşıyor, üç yetim besliyorum. Bir ceylanım vardı, kestim yüzdüm temizledim, pişirdim, kendi postuna sardım, götürüp pazarda satacaktım güya. Yolda bir kartal kaptı, uçtu kayboldu ufukta. Çocuklarım kaç gündür açlar.
 Bu sırada içeriye birileri girer, Dâvûd aleyhisselâma bir kese uzatırlar.
- Bu altınları uygun gördüğünüz bir fakire verin, sadaka!
- Hayrola bir sebebi mi var?
- Efendim biz taciriz. Denizde fırtınaya tutulduk rüzgâr bizi attı uzaklara. Sabah deniz sakinledi ama yiyecek bir şey kalmamıştı yanımızda. Tekne de su almaya başlamıştı ayrıca. Göz göre göre ölüp gidecektik, toplanıp dua ettik. Ya Rabbi bizi bu sıkıntıdan kurtar, nezrimiz olsun şu kadar altın vereceğiz fukaraya. O sırada bir kartal geldi bir ceylan postu bıraktı, baktık içinde kebap. Hem karnımızı doyurduk gücümüzü topladık, hem de derisini yama yaptık su sızdıran kısma.
Hazreti Dâvûd kadıncağızı işaret eder, “verin keseyi ona!”
Vecheddin Arvas

 

18.05.2019 - 07:09