İsmi bu kadar güzelse!

İsmi bu kadar  güzelse!

Musa aleyhisselâm zamanında ‘yürüyen günah’ biri vardır... Vefat eder, ahali bunun günahkârlığından öyle bıkmıştır ki; gömmek bile istemez, çöplüğe atarlar cesedini...

Allahü teala yüce Peygamber’e emreder; ‘Benim falanca çöplükte bir evliya kulum var... Onu oradan çıkar, temizle, namazını kıl ve defnet...’
Musa aleyhisselâm o günahkâr bilinen ama Allahü tealanın ihsanlarına kavuştuğu bilinmeyen mübarek zatı çöplükten çıkarır, hizmetini görür ve defneder...
Ahali, Peygamber’in bu kimseye hizmetini hayretle seyreder...
Yüce Peygamber, o kimseyi defnettikten sonra evine gelir ve o kişinin hanımına, beyinin ne gibi güzel işi olduğunu sual eder... İlâhi mükâfatın hikmetini öğrenmek istemektedir...
Ölenin hanımı da şaşkındır... Böyle bir Peygamber, evinin kapısına kadar gelmiştir...
- Ya Resûlallah, bu hiç kimsenin sevmediği, herkesin kendinden kaçtığı birisiydi... Bunun iyi bir ameli yoktu, der...
- İyi düşün, bunun hayırlı bir ameli, iyi bir işi var...
Kadın yine “Hiçbir iyiliği yoktu, hep günah işlerdi” sözlerini söyler.
Musa aleyhisselâm, “Bunun mutlaka bir şeyi var ki, Allahü teala bana bunu defnetmemi söyledi” deyince...
Kadın düşünür... Ve der ki; “Bir gün Tevrat okuyordu... Okurken Muhammed (aleyhisselâm) diye bir isim geçti. ‘Bu ne güzel isim’ dedi, tekrar okudu, yine ‘bu ne güzel isim’ dedi. Sonra, ‘Ya Rabbi, ismi böyle güzel olanın kim bilir kendisi ne kadar güzeldir, ben ona âşık oldum’ dedi ve ismini öpüp yüzüne gözüne sürdü...
Musa aleyhisselâm ihsan-ı ilahinin hikmetini anlayarak ayrıldı oradan...
Ömrü günahlarla geçmiş bir kulunu; Sevgilisinin ismine hürmeti ve O’na beslediği aşkla evliyalar derecesine yükselten Rabb’im... Günahlarına pişman olan bizleri de O’na (aleyhisselâm) sevgimize bağışlar inşallah…
Ömer Çetin Engin (İlahiyatçı Yazar)

22.05.2019 - 06:12