Şehit peygamber Yahyâ aleyhisselâm

Şehit peygamber Yahyâ aleyhisselâm

“Âdemoğlundan hiç kimse yoktur ki, hata yapmış veya tasarlamış olmasın. Yalnız Zekeriyyâ’nın (aleyhisselâm) oğlu Yahyâ’dan (aleyhisselâm) hata sâdır olmamıştır.” (Hadis-i şerif)

Hazreti Yahya abid ve salih insanlar arasında yetişir. Babası Zekeriyyâ aleyhisselâm, teyzesi Meryem Valide’miz, annesi İmran kızı Elisâ…   
Olgunluğu ve vakarı ile dikkat çeker. Muttakidir, çocukken kendini oyuna çağıran arkadaşlarına “Biz bunun için yaratılmadık” der kibarca.
Sekiz yaşında Beytülmakdis’e kapanır, 15 yaşına kadar hizmet eder ihlâsla.
Genç yaşta dünyayı terk eder, kıldan urbalar giyer, arpa ekmeği yer. Gece kendisini nerede bürürse, orada sabahlar. Yorgan, döşek aramaz.
Allah korkusu doruktadır, dünyalıkla ilgilenmez kaygılanmaz. .
Zekeriyya aleyhisselâm oğlunun hassasiyetini bilir, vaaza başlamadan evvel etrafına bakar eğer Yahya oralarda ise, cennet, cehennem ve hesap gününden söz açmaz. Çünkü çocuk kendini paralar.
Bir gün Hazreti Zekeriyya her nasılsa Cehennem hâllerinden ve korkularından bahseder: “Kardeşim Cebrâil aleyhisselâm, Allahü tealadan bana haber verdi ki; cehennemde Sekran denilen bir dağ vardır. Bu dağın dibinde Gadbân denilen bir vadi vardır. Bu vadi Allahü tealanın gadabına uğrayanlar için yaratılmıştır…”
Yahyâ aleyhisselâm bu sözleri işitince “Sekran’dan ve Allah’ın gadabından nasıl gâfil oldum” diye ağlayarak mescidden ayrılır. Sahraya çıkar, bir kuytuda ibâdet etmeğe başlar.

AH BİLSENİZ
 Zekeriyyâ aleyhisselâm eve gelir “Ey Yahyâ’nın annesi!” der, “Kalk onu arayalım. Ölmüş olacağından korkuyorum zira”.
Annesi oğlunu bir kuytuda bulur, alır eve getirir. Gözyaşı sebebiyle cildi kabarmıştır, yanakları yol yol yara…
Allahü teala, “Ey Yahyâ! Eğer cehennemin nasıl olduğunu bilseydin, kıldan değil, demirden elbise giyer ve daha çok ağlardın” diye vahy edecektir ilerleyen yıllarda.  
Kendisine “ne bu hüzün? Cenâb-ı Hakkın rahmetinden ümidini mi kestin” diyenlere “ne bu neşe” diye sorar, “Allahü tealanın mekrinden emin misiniz yoksa?”
Hikmet ve şefkat sahibidir, peygamberliği bildirildiğinde yaşı gençtir daha.  
Önceleri İsrâiloğullarını Tevrât’ın hükümlerine dâvet eder, ne zaman ki Tevrat nesh olur, bu defa İncil’i öğretir insanlara.  
Vaazlarını 5 mevzu üzerinde toplar.
Şirkten sakının, namazınızı kılın, orucunuzu tutun, sadaka verin ve zikredin mutlaka!
Peygamberleri üzen yoran İsrâiloğulları, Îsâ aleyhisselâma da tabi olmaz, öldürmek isterler hatta.
Îsâ aleyhisselâm göğe kaldırıldıktan sonra, İncîl’i Yahyâ aleyhisselâm anlatır insanlara.

KADIN KIŞKIRTMASIYLA
 Yahudi hükümdârı Herod’un torunu Birinci Herod, Hazreti Yahyâ’ya hürmet eder güya. O günlerde düğün hazırlıkları yapmaktadır, kendi kardeşinin kızını ya da hanımının önceki kocasından olan kızını alacaktır. Hazreti Mûsâ’nın şeriatında bunlarla evlenmek câizdir. İncîl’de ise kesinlikle men edilmektedir.  
Yahyâ aleyhisselâm, tebliği ile me’mûr olduğu dini anlatır, bu batıl nikâhı kıymaz. Kızın annesi zikrolunan evlilikten nemalanmayı ummaktadır, bir şekilde girer Herod’un kafasına. Muhafızlar Yahyâ aleyhisselâmı yakalayıp getirir, şehit ederler oracıkta.
Kesik başı dile gelir, “Bu kız sana helâl değil, alamazsın asla!”
Yahyâ aleyhisselâm, şehîd edildiğinde 34 yaşındadır.
Herod yaptığının yanlış olduğunu bilir. Şehir gazaba uğramasın diye Yahyâ aleyhisselâmın bedenini parçalara ayırır, değişik beldelere yollar. Mübârek başı Şam Ümeyye Câmii içindeki türbededir mesela.

ÖVÜLEN NEBİ
Biz Zekeriyyâ’ya Yahyâ’yı ihsân ettik ve şöyle dedik: “Ey Yahyâ! Kitabı (Tevrât’ı) kuvvetle tut. Ve biz ona daha çocuk iken hikmet verdik.”
“Ve ona tarafımızdan bir rahmet, bereket ve kalp yumuşaklığı verdik.”  
“Ve biz ona bir nezahet verdik”. (Meryem suresi)
“Ve cebbâr (zorba, Allahü tealaya ve ebeveynine karşı) isyân edici değildi.”
“Doğduğu günde, öleceği günde, diri olarak (kabrinden) kaldırılacağı günde ona selâm olsun”. (Meryem sûresi 15.)  
Muhammed bin Cerir et-Taberî: Allahü teala “Yahyâ aleyhisselâmı, doğduğu günde, şeytanın musallat olmasından emîn kıldı. Vefât ettiği zaman, kabir azâbından emîn kıldı, öldükten sonra dirildiği zaman da kıyâmetin azâbından emîn kıldı.”
DÜZELTME: Dünkü yazımızın spotunda “İzin verirseniz çocuk benim himayemde kalsın, çünkü “ ablası Elîsa bint-i Îmran nikâhım altında”  cümlesi karışmıştır. Doğrusu “Meryem bint-i İmran’ın annesinin ablası Elîsa nikâhım altında”  olacaktı. (Elîsa bint-i Fakud)

29.05.2019 - 06:23