Gözlerinden yaşlar akıyordu

Gözlerinden yaşlar akıyordu

Peygamber Efendimiz bir gün, bir yerde oturuyorlardı.

Yanlarında da, Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali vardı. Resulullah Efendimiz birden ağlamaya başladılar. Mübarek gözlerinden sicim gibi yaşlar akıyordu. Hazreti Ebu Bekir, Resulullah Efendimizin bu hâline dayanamayıp;
- Anam babam, sana feda olsun ya Resulallah! Niçin bu kadar ağlıyorsunuz? diye sual ettiler. Peygamber Efendimiz cevaben;
- Nasıl ağlamayayım ki, ümmetimin yolu çok uzundur. Omuzlarında ise çok ağır günahlar vardır. Onların günahları yağmur ve kar tanelerinden, deniz köpüğünden ve ağaçların yapraklarından da fazladır, buyurdular. Bu cevabı alan Hazreti Ebu Bekir;
- Ya Resulallah! Kalbinizi ferah tutunuz! Müslümanların yüklerini hafifletmek için, onların günahlarının yarısını ben üzerime alacağım, diye arz etti. Hazreti Ebu Bekir’den bu cevabı alan Resulullah Efendimiz memnun oldular ve Hazreti Ömer’e dönerek;
- Ebu Bekir’in dediklerini işittin! Peki sen ümmetimin günahkârları hakkında ne diyorsun? diye sual ettiler. Hazreti Ömer de;
- Ya Resulullah! Ben Ebu Bekr’in söylediği ve yaptığı gibi yapamam! Yalnız Müslümanların günahlarının üçte birini yüklenirim, diye arzetti. Hazreti Ömer’den bu cevabı alan Peygamber Efendimiz bu sefer de Hazreti Osman’a döndüler ve aynı soruyu ona sordular. Hazreti Osman;
- Ya Resulallah ben de Ömer’in yaptığı gibi yapamam. Fakat Müslümanların günahlarının dörtte birini yüklenirim, diye arzettiler. Peygamber efendimiz Hazreti Ömer’in ve Hazreti Osman’ın bu cevaplarından memnun oldular ve teşekkür ettiler.
 (devamı var)
Ömer Çetin Engin (İlahiyatçı Yazar)

01.06.2019 - 06:48