Hayat hayal

Hayat hayal

Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşr olursunuz. (Hadis-i şerif).

Allahü teâlâ hepimize hüsn-i hatime (hayırlı son) versin, kelime-i şehadet getirerek göz kapamak nasip eylesin.
Melek-ül mevt ani gelir. Bir yakını ansızın vefat edenler şaşkına döner, bazı hizmetleri yapamaz, bazılarını yanlış yapar, sonra üzüntüye boğulurlar. Bu yüzden bazı şeyleri bilmekte yarar var.
Bir kere sekerat hâlindeki insanın başında kalabalık yapmamalı, son nefesini huzurla vermesi sağlanmalıdır. Radyo, TV kapatılmalı, odada canlı resmi (gazete mecmua) ve namahrem olmamalıdır. Hafifçe Kur’ân-ı kerim okunmalı ve son cümlesinin tekbir, tehlil, salavat olması için telkinde bulunmalıdır.
Ölüm hâlleri belirince hastanın yüzü kıbleye çevrilir, sağ yanı üzere yatırılır.
Diyelim vefat etti, bağırıp çağırmamalı, yaka paça yırtıp isyankâr olmamalıdır.  
Ölülerinize feryat ederek ağlamayın, çünkü ölü, bundan azap duyar. [Şirazi]
 Mevtânın gözleri kapatılıp, çenesi bağlanır. Ceset henüz sertleşmeden sırt üstü yatırılmalı, dizleri dirsekleri açılmalı, elleri yanına uzatılmalıdır. Bu size yıkamada ve kefenlemede kolaylık sağlayacaktır.   
Üstüne hafif bir şey örtülmelidir, karnına konacak bir metal (bıçak makas) şişmesine mani olacaktır.
Vefat haberini duyan “İnna lillah ve inna ileyhi raciun” deyip duada bulunmalıdır.
 “Ya Rabbi onu salihlere kat, rahmetine eriştir, çoluk çocuğuna iyilikler ihsan et, bizi de onu da mağfiret et” diye dua edin!  
Varisler meyyitin alacaklılarını bulmalı, bir an önce kul hakkından kurtarmalıdır. Devr ve iskatı yapılmalıdır.
Doğduktan sonra hemen ölen bebek yıkanır, namazı kılınır, ismi konur, vâris olur, mirası da kalır.
Cansız doğan çocuk, dört aylık olmuşsa yıkanıp kefene sarılır ve gömülür, namazı kılınmaz. Dört aylık değilse, yıkanmaz, namazı da kılınmaz.

NASIL YIKANIR?
Teneşir etrafında, önce buhur otu yakılıp üç veya beş defa dolaştırılır. Sonra cenaze tütsülenmiş teneşir üzerine (kıbleye karşı) yatırılır. Göbekle diz arası örtülü olarak yıkanır; kadının kadınlar için avret yeri, erkeğin erkekler için avret yeri ile aynıdır.
Su pek sıcak olmamalıdır. Tuzlu su, çürümeyi geciktirir. Ölü, çocuk da olsa, önce abdest aldırılır; fakat ağzına, burnuna su verilmeyip, bezle temizlenir. Önce yüzü yıkanır. Sonra kolları yıkanıp, başı, kulakları ve ensesi mesh edilir ve ayakları yıkanır. Kâfurlu suyla, bu yoksa yalnız su dökerek, başı ve sakalı, sabunla ovalanır. Sonra sol yanına çevrilip, sağ yanına su akıtılır. Meyyit üç kere yıkanır, her bir yanı yıkarken, üçer defa su dökülür. (Zemzemle yıkanmaz).
Ölünün yüzünün nurlanması, güzel bir koku hâsıl olması iyidir, başkalarına söylemek müstehabdır. Fakat kararırsa, kötü kokarsa, uzuvları bozulursa kimseye anlatılmaz.
Cenazeyi morga bırakmaktansa çabuk gömmek evlâdır. Canlıya eziyet veren şeyler, ölüye de eza verir. Bunun için dondurulmaz, çok soğuk ve çok sıcak suyla yıkanmaz.
Ölü yıkayacak kimsenin, önce gusletmesi müstehabdır. Cenaze suyu, mai müstameldir, yıkayanlar sakınmalı, önlük kullanmalıdırlar.
Mümin kendi helâl malından kefen parasını ayırmalıdır. Kadın zengin olsa da, kefeni kocası alır.
Erkeğin kefeni üç parça, kadının kefeni ise beş parçadır. Erkek için 7, kadın için 8 metre patiska kâfidir. İpek erkeğin dirisine de ölüsüne de caiz değildir, kefen olmaz.

ALLAH İÇİN NAMAZA!
Cenaze namazı farz-ı kifayedir. Birkaç kişi kılarsa diğerlerinden sakıt olur [düşer]. Erkek yoksa kadınlar yıkamalı, kıldırmalı, kaldırmalıdır.
Cenaze musallaya başı imamın sağına, ayağı soluna gelecek şekilde uzatılır.
Her namaz gibi cenaze namazı da Allahü teâlâ için kılınır. Nitekim “Allah için namaza”, “Resulullah için salavata”, “meyyit (ya da meyyite) için duaya” diye niyet edilir, “er kişi” veya “hatun kişi niyetine” diye belirtilir ayrıca.
Cenaze namazının farzı ikidir:
1- Dört tekbir getirmek. 2- Ayakta kılmak. Elbette abdestli olmalı, temizlenmeli (ayakkabılar necs olabilir mesela), avret yeri örtülmeli, kıbleye dönmeli ve niyet etmelidir.
Sünneti ise üçtür:
1- Sübhaneke okumak. 2- Salevat okumak. 3- Kendine, ölüye ve bütün Müslümanlara af ve mağfiret için duada bulunmak.
İlk tekbir alınır (Allahü ekber), eller bağlanır, Sübhaneke (ve celle senâüke ilavesiyle) okunur. İkinci tekbirden sonra Salli, Bârikler.
Üçüncü tekbirden sonra, bilen cenaze duasını okur, bilmeyen Rabbena âtina, yahut dua niyetiyle besmelesiz Fatiha okur. Yalnız “Allahümmağfirleh” dese de olur.
Dördüncü tekbirden sonra sağa ve sola selâm verilir çıkılır.

TEKBİRLER REKAT GİBİ
Cenaze namazının tekbirlerinden her biri, rekât gibidir. Dört tekbirin yalnız ilkinde eller kulaklara kaldırılır. Sonraki üç tekbirde eller kaldırılmaz, göbek altında bağlanır.
Namaza geç kalan, yetiştiği tekbire iftitah tekbiri olarak niyet eder. İmam selâm verdikten sonra, kaçırdığı tekbirleri birbiri ardınca söyler ve bir şey okumadan selam verir. Dördüncü tekbire de yetişemeyen, namazı kaçırmıştır.
Cemaatle namazda ilk safta durmak evlâdır, cenazede ise son safta.
Cenaze namazını acele kılmak müstehabdır. Vakit namazlarından önce de kılınabilir, gerektiğinde gece de.
Bazen birileri gelsin diye günlerce bekletiliyor, sonra dakika sabredemiyor, Âyet-el kürsi ve tesbihatı terk edip, musallaya koşuyorlar. 

ELDE DEĞİL OMUZDA
Gıyabında cenaze namazı Şafii ve Hanbeli’de caiz ise de Hanefi ve Maliki’de kılınmaz. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Necâşî Ashame için kılmışsa da, bu ona mahsustur.
Camiye geldiniz, baktınız yabancı bir cenaze. Mümin mümine olduğuna hüsnü zan edip katılmalıdır cemaate.
Birkaç cenaze varsa, hepsi için bir namaz kılınabilirse de her birinin namazını ayrı ayrı kılmak efdâldir.
Cenaze taşırken önce meyyitin sağ ön tarafı, sağ omuza alınır, on adım taşınır. Sonra, sağ ayak tarafı sağ omuzda, on adım taşınır. Sonra öbür yana geçip, sol omuzdan, on adım önde, on adım arkada.

 

02.06.2019 - 06:05