Hususi ikram Hurma!

Hususi ikram Hurma!

Meryem de İsa’yı doğurunca hurma yedi. Şayet onun için daha faydalı bir şey olsaydı, Allah (celle celâlüh) Meryem’e onu ikram ederdi. Hadîs-i şerîf

Hurma, sadece Arap Yarımadası’na ait bir meyve değil, geniş bir coğrafyada karşılaşabilirsiniz onunla. Tunus’ta, Sudan’da, Irak’ta, İran’da, Filistin’de, Hindistan’da...
Sümer, Akkad, Babil ve Mısır metinlerinde; desen olarak Emevi, Abbasi mimarisinde; Memluk, Selçuk kumaşlarında: Osmanlı kitap tezyinatında sıkça çıkar karşınıza.
Bir zamanlar Basra sahilleri, bilhassa Bahreyn ve Feyleke adaları (Dilmun bölgesi) yemyeşil hurmalıktır ama petrol bulunduktan sonra çöle döner adeta.
Hurmanın başkenti Medine dense yeridir. Münevver beldenin meşhur vadileri vardır: Vadi Bathan, Vadi Akik, Vadi Ganuna… Yağış oldu mu Dicle, Fırat gibi dolar, sonra su sızar aşağıya.
Zikrolunan vadilerde adım başı kuyu vardır, taban suyu hayli yukarıdadır. İşte hurma bunu sever, başı güneşte duracak, kökleri suda.

HALANIZ OLAN HURMAYA
“Allah-ü teala toprağı elemelerini emretti. Saf ve ince olanından Hazreti Âdem, elekte kalanlardan da hurma yaratıldı. O yüzden hurma ağacı halamız sayılır.” (Envarun Numaniye)
Kur’ân-ı kerîmde meyvesi nahîl, semerâtü’n-nahl, rutab diye geçer, ağacı nahl (hı ile), nahle, lîne... Hurma bahçesi (cennâtün min nahîl), hurma kütüğü (a‘câzü nahl), hurma dalı (urcûn) ve hurma lifi (mesed) şeklinde... Ama hurma tabiri geçmez, Türkçe bir kelimedir zira.
Ham meyvelerine “hababuk” biraz büyüyünce “belah” ve “büsr” denir. Taze meyvelere “rutab” kurumuş ballanmışlarına ise “temr” adı verilir. Hurma meyvesi olgunlaşana kadar altı safha geçirir. Talh, hulal, belah, büsr, rutab ve temr.
Bir müşrik gelir, elinde yanmış bir hurma dalı. “Dikin bunu, yeşerirse iman edeceğim.”
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) alıp diker, fide yeşerir, meyve verir ki biz Acve deriz onlara.
Fahr-i âlem “Berni” hurmasını da över, severek yerler.
Hurmanın 150 çeşidi bilinir, Mebrum, Safavi, Hudri, Sukkeriye, Medjul, Sugai, Anber, Tadut, Safran, Asku Zeyd, Seyhaniye (siyahi) gibi…
Kimi kokulu, kimi sakızvari, kimi balçık, kimi az şekerli...
Lakin hepsi de lifli. Diyetisyenlerin tavsiyesi!

ANASININ KUZUSU
Hurma ile toprağımız aynı ama başka benzerliklerimiz de var.
Şöyle ki: Bir kere, hurmanın da erkeği dişisi olur ve yavrular annenin gövdesinden çıkar. Filiz sanki sezaryenla alınır ve mümkün mertebe validesi ile irtibatını sürdüreceği bir mesafeye dikilir. Uzağa dikerseniz, yaşamaz.
Çekirdeği bir saksıya ekilirse yeşerir ama ağaç olmaz, anası ile büyüyecek illa.
Hurma ilk meyvelerini beş altı yaşında verir. Aynen insan gibi 14-15’inde ergenleşir, boylanır, poslanır, şenlenir, cıvıl cıvıl salkımlarla bezenir.
Server-i âlem hurma ağacını mümine benzetir. Kırkından sonra yaşlanır ve atmışbeşinde veda ederler hayata.
Nasıl boynu vurulan insan ölürse hurma ağacının da tepesi (cümmâr) kesilirse kurur. Bu kısım sarımtıraktır, ince püsküller arasında saklanır. Diğer dalları budayabilirsiniz ama onu asla!
Bu tomurcuktan alınan süt (hurma özü) çok değerlidir.
Dişi ağaçlar zarif ve narindir, saçlarını kadınlar gibi döker salar. Erkekler dik ve yapılıdır, boyları 10 metreyi aşar. Bazen fevkalade uzar, 35 metreyi de bulurlar.
Hassastırlar, alıngandırlar, özler, hoşlanır, darılırlar. Nasıl ki, mercan ne taştır ne de ağaç. Hurma da bitki ötesidir, nebatat ile hayvanat arasında...

HASAT  AĞUSTOSTA
Erkek ve dişi hurmalar şubatta çiçek açar, erkeğin polenlerini dişiye götürmezseniz meyve olmaz (sağ olsun kelebekler, arılar).
Hazirandan itibaren yaş hurma, temmuz, ağustosta ise kuru hurma hasadı başlar.
Ortalama 80-90 kilo meyve verir, bazıları 200 kiloyu da aşar.
Bütün meyveler çürür, hurma kat’iyyen bozulmaz. Tamam, ezilir, kurtlanır, böceklenir ama asla ekşiyip kokuşmaz.
Efendimiz evvelki yıllardan kalan hurmaları açar, kurtlu mu diye içine bakar. Hurmada ihtiyacımız olan mineraller, vitaminler, protein, yağ, şeker hepsi vardır.
Sırf domates, biber ya da ne bileyim elma armut yiyerek yaşayamazsınız: ama sadece hurma yiyip, su içerek kalabilirsiniz hayatta.
Âişe validemize sorarlar “karnınızı neyle doyururdunuz?”
-Ekseri süt ve hurmayla!
Hurma ile kilo almak da mümkündür vermek de. Tatlı bağımlıları, krizlerini bununla atlatabilir pekâlâ.
Medineliler, misafirlerine hurma ezmesi ve pekmezi çıkarır.

ANNELERE VE ÇOCUKLARA
Hurma adaleleri yumuşatır ve çalıştırır, hâliyle doğumu kolaylaştırır.
Kanamaları önler, sancıları azaltır, sütü artırır.
Efendimiz doğum yapan hanımlara hurma yedirilmesini tavsiye eder. “Hurma yiyen annelerin çocukları halîm (iyi huylu) olur” buyururlar.
Sahabe-i kiram yeni doğan çocuklarını Server-i âlemin kucağına bırakır. Onlara dualar okur, hurma ile çiğnem yapıp damaklarını ovalar.
Halanız olan hurmaya ikram ediniz. Çünkü o babanız Âdem’den arta kalan çamurdan yaratıldı. Ağaçlardan hiçbir ağaç Allah katında İmrân kızı Meryem’in altında doğurduğu ağaçtan daha değerli değildir. (Ebû Yâlâ - Râmûzü’l-Ehâdis)
Efendimiz hastalanan Sa‘d bin Ebû Vakkas’ı hekim Hâris bin Kelede’ye gönderir ve ferîka (hurma ezmesi, süt ve yağla pişen bir taam) yedirmesini ister ondan.
Hurma gelişme çağındaki çocuklar için ilaçtır adeta.
Mescid-i Nebevî’nin ve hâne-i saâdetin yapımında hurma direkleri kullanılır, tavan hurma yaprakları ile kapatılır.
Sahâbe evlerinde hurma şeritlerinden dokunmuş hasırlar, sepetler bulunur, yataklarını hurma lifi ile doldurur, dallarından asa yaparlar.
Kâtipler Mushaf-ı şerifleri ince hurma dalıyla (asb, usüb) yazarlar.

TAMAM AĞLAMA
Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) vaaz verirken, hutbe okurken bir hurma kütüğüne (Hannâne) dayanırlar. Ancak direğin arkasında kalan müminler mübarek yüzlerini göremez, mahzun olurlar. Mescide bir minber yapılmasını teklif ederler, ma’kul karşılanır. Server-i Kâinatın minberdeki ilk hutbesinde Hannâne, içli içli ağlamaya başlar. Yaşlısı genci, uzaktaki yakındaki bu feryadı duyar.
Allahın habibi (sallallahü aleyhi ve sellem) minberden iner ve kütüğü mübârek elleriyle okşayarak sorar: “Niye ağlıyorsun?”
Kütük dile gelir: Daha evvel mescitteki en talihli direk bendim, şimdi en kederlisiyim. Bilmem nasıl dayanacağım ayrılığınıza?

07.05.2020 - 02:10