Karadağ’ın incisi ‘Plav’

Karadağ’ın incisi ‘Plav’

Bir Ramazan-ı Şerif ayında bütün Balkan coğrafyasını karış karış dolaştım. Bizi misafir eden, tabağındaki yemeğini paylaşan kardeşlerimizle saatlerce sohbet ettim.

RaşiT Ağzıkara

Gördüm ki arada bir sınır var ancak kalpler aynı şey için atıyor. Bugün sizi Karadağ’ın çok duymadığınız bir şehrine götüreceğim. Plav, 10 bin nüfuslu küçük ama Osmanlı kokan bir yer. Ramazan-ı Şerif’e hürmeten saçları açık olanlar dahi kapanıyor. Camilerin avluları mukabele yapanlarla dolup taşıyor. Cuma namazlarına en güzel en temiz elbiseleriyle gidenler mübarek ay boyunca her gün aynı şekilde özen gösteriyor giyim kıyafetine. Cami avluları gül sularıyla yıkanıyor, abdesthanelerinde temiz havlular sıra sıra diziliyor.
Plav Camii günümüz Karadağ topraklarında inşa edilen ilk cami. 1471 yılında Osmanlı askerlerinin ihtiyaçları için asker camii olarak yapılmış. Plav Beyi Zejnel Dizdar tarafından yaptırılan Orta Çağ kalesinin içindeki caminin yanı sıra, askerleri, silahları ve yiyecekleri saklamak için kullanılan kulelerle birlikte çok ilgimi çeken beş kitap okuma odası inşaa edilmiş. Cami bir kaç kez onarımdan geçmiş. Günümüzdeki görünümüne ise 18. yüzyılda kavuşmuş. Caminin avlusunda orucun başlangıcını ve sonunu haber veren 1909 yılında koyulduğu düşünülen bir top da bulunuyor.

Son Osmanlı eseri Sultan Camii
Abdülhamid Han tarafından 1909 yılında yaptırılan Sultan Camii de Osmanlının bölgeye bıraktığı son eser oluyor. Balkan coğrafyasında (özellikle Yunanistan!) Osmanlı sonrası camileri farklı amaçlar için kullanmış. Sultan Camii de maalesef onlardan biri. Okul, karakol, hapishane ve itfaiye binasına çevirmişler. Dokuz yıl aradan sonra 2005 yılında cami restore edilip asıl amacına kavuşmuş. Bugün her ikisi de dimdik ayakta ve beş vakit dolup taşmakta.

 

18.04.2021 - 04:14