23.02.2019 04:39
Güzellikte neşter kimde?

İzmir’de dava konusu olan burun estetiği ile ilgili olarak Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin “Genel cerrahi uzmanı estetik ameliyatı yapamaz” şeklindeki kararı, estetik operasyonlarındaki uzmanlık tartışmalarını alevlendirdi.

ZİYNETİ KOCABIYIK

Yapılan araştırmalar, Türkiye’de güzellik ve estetik ekonomisinin büyüklüğü yaklaşık 2 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Bu rakamın önemli bir bölümünü cerrahi müdahaleler kapsıyor. Son yıllarda özellikle güzellik ve estetik merkezlerinin ya da hekimlerin televizyon programlarını, sosyal medyayı kullanarak ameliyat görüntüleriyle birlikte paket programlar sunması bu pastayı giderek büyütüyor. Bunun sonucunda medikal estetik eğitimi olmayan kişiler cerrahi dışı uygulamalar yaparken estetik cerrahi dışındaki tıp uzmanları estetik operasyonlar yapabiliyor.

EN SIK BURUN ESTETİĞİ YAPILIYOR
Ülkemizde hem erkekler de hem de kadınlarda en sık yapılan estetik cerrahi operasyonların birinci sırasında burun ameliyatları yer alıyor. Ancak özellikle burun ameliyatları son dönemlerde ölüm olayları ve yargıya intikal eden vakalarla gündeme geliyor.
Geçtiğimiz günlerde İzmir’de dava konusu olan burun estetiği ile ilgili olarak Yargıtay’ın “Genel Cerrahi uzmanı estetik ameliyat yapamaz” kararı estetik ameliyatların hangi cerrahlar tarafından yapılması gerektiği tartışmalarını alevlendirdi. Türk Plastik Cerrahi Derneği, Yargıtay’ın kararını son derece doğru bulurken, Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Seher Demirer, “Genel cerrahın kozmetik amaçlı operasyon yapması elzem değil. Ancak bu tür keskin cümleler, bir plastik cerrahın bulunmadığı acil durumlarda, kaza sonrası, kanser cerrahisi, dudak damak yarıkları gibi vakalarda genel cerrahın müdahalesini engelleyebilir. ‘Genel cerrah estetik yapamaz’ şeklindeki keskin açıklamalar çalışma barışını bozar. Bu durumdan hasta mağdur olur” açıklamasını yaptı.
“Estetik cerrahi operasyonlarını her cerrah yapabilir mi?” sorusunu konunun uzmanlarına sorduk:
Tıp alanında yetki verilen uygulamaların sınırlarının Tıpta Uzmanlık Yönetmeliği ile çizilmiş olduğunu söyleyen Türk Plastik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Sühan Ayhan, “Yönetmeliğin 27. maddesinde ise yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanlar, hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamazlar. Tüm hekimlerin tabi olduğu bu yasalara göre, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı olmayan, bu alanda uzmanlık eğitimi almamış hiç kimse, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi kapsamı içinde kalan uygulamaları yapamaz. Aynı durum bir Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanının,  doğuştan kulağı olmayan bir çocukta kıkırdaktan kulak yaparken, orta kulaktaki kemikçiklere müdahale etmemesini, kafatası anomalisi olan bir çocukta kafatası kemiklerini şekillendirirken, beyin dokusuna müdahale etmemesini, bir mikrocerrah olarak 1 mm çapındaki damarları dikebiliyor olsa bile, koroner kalp damarlarına müdahale etmemesini de gerektirir” dedi.
Genel cerrahi uzmanının, uzmanlık alanı dışına taşarak, burun ameliyatı yapmış olmasının Tıpta Uzmanlık temel yasa ve kurallarına aykırı olduğunu belirten Prof. Dr. Ayhan, Yargıtay’ın kararının önemli olduğunu belirterek, “Tıbbi ve cerrahi işlemlerden sonra karşılaşılan sorunları çözebilme kabiliyeti, uzmanlık eğitiminin önemli yapıtaşlarından biridir. Uzmanı olunmadan yapılan işlemler, komplikasyon olduğunda, yasalar karşısında kişileri ve bu kişilere göz yuman hastaneleri daha zor durumda bırakacaktır” diye açıkladı.

ESTETİK TUS'TA BİRİNCİ SIRADA
Sadece cerrahi değil diğer branşlarda da estetik alanına yoğun ilgi olduğunu söyleyen Türk Plastik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Sühan Ayhan, TUS’ta birinci sırayı dermatoloji ikinci sırayı ise plastik cerrahinin aldığını belirtti. Plastik cerrahi asistanlarının da estetiğe yönelmek istediğini ifade eden Prof. Dr. Ayhan “Hekimlerin ağır tazminat sorumluluğu altına girmesi ve çalışma koşulları, hekime yönelik şiddet sebebiyle komplikasyon ortaya çıkma ihtimali yüksek ağır cerrahileri yapan hekimler başka alanlara daha çok da estetiğe yöneliyorlar” dedi. Kozmetik kaygılı estetik operasyonların daha az riskli ancak ekonomik getirisinin yüksek olması sebebiyle de bu alanın tercih edildiğini belirten Prof. Dr. Ayhan, estetik operasyonları bu alanda uzman cerrahların yapması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Ayhan “Büyük cerrahi operasyonlardan kaçan genel cerrahların en rağbet ettiği alanlardan biri estetik. Günümüzde estetik operasyonların ekonomik getirisinin de yüksek olması cerrahları bu konuya yönlendiriyor. Ancak estetik cerrahi alanında uzmanlığını yapan kişilerin dışında estetik cerrahi yapmak hastaya zarar veriyor” dedi.

BİRKAÇ AMELİYATLA UZMAN OLUNMAZ
Bu konuda mesleki eğitimi ve yeterli deneyimi olmayan bir insanının estetik cerrahi uzmanın yaptığı işleri yapmasının doğru olmadığını söyleyen Türkiye Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Ömer Alp “Genel cerrahlar gözlemleme ve birkaç ameliyata plastik cerrahi uzmanı ile birlikte girerek vaka görmeleri bu alanda uzmanlaştıkları anlamına gelmez. Plastik ve estetik cerrahi branşı içerisinde kolay ve kısa yoldan erişilebilen rant alanları olduğu için bu yönde ilgi artmakta uzmanlık dışındaki doktorların da bu işlere yönelmesine sebep olmaktadır” dedi.

GENEL CERRAHİ CERRAHİLERİN TEMELİDİR
Burun düzeltme ameliyatının genel cerrah tarafından yapılmaması gerektiğini belirten Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Seher Demirer, “Özel durumlar dışında, kurumda bir estetik cerrahi uzmanı varsa,  bir genel cerrah düzletme ameliyatı yapmamalıdır. Ancak genel cerrahi bütün cerrahi branşların anasıdır. Her alt cerrahi branşın eğitimini görüyoruz.  Ortak alanlarımız var. Örneğin bir karın ameliyatı sırasında bağırsaktaki kanserin rahime atladığını görüyorsunuz. Biz o ameliyatta kadın doğumcuyu çağırmadan rahmini ve yumurtalıklarını alırız. Ama kadın yumurtalık kanseri olarak geldiyse yine ameliyat ederiz ama orada bir kadın doğumcu varken ve bu organlar onun alanında tanımlanmışken biz bu hastayı doğrudan kabul etmeyiz” dedi. Bu tür konularda yapılabilecek işlemlerin sınırlarının iyi çizilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Demirer “Hastanın yüzünde mutlu olmadığı bir beni vardır ve bu kanser olabilir ya da olmayabilir. Genel cerrah bunu çıkarabilir. Burada sıkıntı yok.  Ama bu bir burun düzeltme olmaz. Fakat ‘estetik yapamaz’ şeklindeki genel tanımlamalar hastanın kafasını karıştırıyor” dedi..

 

 

 

 

YORUMLAR