Türkiye Gazetesi 50.Yıl
15.02.2020 04:03
Onu kanserle oyalamayın

Çocukların erken yaşlardan itibaren uzun süre cep telefonu ve tabletle oynaması, beynin hassas yapısını bozuyor.

ZİYNETİ KOCABIYIK

Eskiden ağlayan çocuğu susturmak için eline çıngırak ya da ses çıkaran parlak renkli oyuncaklar verilirdi. Şimdilerde ise en güzel “susturucu” tablet ya da cep telefonu.  AVM’de ya da sokakta gezerken çocuk ağlamaya mı başladı; hemen cebinden çıkar telefonu ver eline sussun. Yemek yapıyorsun çocuk huzursuzlandı mı, ver tableti eline hemen sussun. Biraz zamansızlıktan biraz da kolaya kaçmaktan dolayı elinde bir şey tutmayı becerebilen bebeğin eline tablet ya da cep telefonunu verdiğinizde ona ne yapıyorsunuz farkında mısınız? Bu soruyu Kanserli Çocuklara Umut Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız’a sorduk. Aldığımız cevap “Çocuklarda beyin tümörü görülme sıklığını artırıyor” oldu. Bugün Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü... Prof. Dr. İnci Yıldız, kanser vakalarının çığ gibi arttığı günümüzde çocukluk çağı kanserlerinin durumunu değerlendirdi...

BEYİN TÜMÖRÜNDE PATLAMA YAŞANABİLİR
Çocukluk çağı kanserlerinin ortaya çıkış sebepleri konusunda çok net bir şey söylemek çok mümkün değil. Ancak dünyadaki global kirlenme en büyük faktör… Aynı zamanda radyasyon önemli bir kanser sebebi. Çernobil Nükleer Santrali kazası da bunun en büyük ispatı. Meyve ve sebze yetiştiriciliğinde kullanılan tarım ilaçlarını, büyükşehirlerdeki çevre kirliliğini, hormonlu yiyecekleri ve elektromanyetik dalga kirliliğini sebepler arasında sayabiliriz. Ayrıca günümüzde çocukların cep telefonu ve tablet ile erkenden tanışmaları, çocukluk çağında ciddi derecede radyasyona maruz kalmalarına yol açıyor. Çocuk beyninin hassas yapısının bu kadar radyasyona maruz kalmasının, on sene sonra beyin tümörlerinde büyük bir artış olarak karşımıza çıkacağını tahmin ediyoruz. Farelerde yapılan çalışmalarda elektromanyetik uyarılara aşırı derecede maruz bırakılan farelerde beyin tümörü teşekkül ettiği görüldü. Ülkemizde de izlenimimiz bu yöndedir. Günümüzdeyse ikinci sıraya beyin tümörleri yükseldi.

HORMONLU GIDALAR TEHLİKE SAÇIYOR
Tarım ilaçlarının içinde pestisit dediğimiz zararlı böcekleri öldürücü kansere zemin hazırlayan kimyasallar bulunuyor. Bu maddelerin aşırı miktarlarda kullanımı hamile kadında fetüsü etkileyip oluşan DNA’sında bozukluklara sebep olabiliyor. Aynı şekilde çocukta da DNA bozuklukları veya bağışıklık sistemindeki bozukluklara yol açıyor. Bu da kansere zemin hazırlıyor. Sera bitkilerinde çok kontrolsüz ve aşırı kullanılan hormonlar, özellikle çocuklarda insülin benzeri büyüme faktörü dediğimiz hormonu artırarak genç hücrelerde ani büyümelere sebep oluyor. Annenin hamilelikte sigara içmesi bebekte bağışıklık problemlerine ve DNA hasarına yol açıyor.

ÜÇ SAATTE BİR ÇOCUĞA KANSER TEŞHİSİ
Türkiye’de her üç saatte bir çocuğa yani senede 3 bin 500 çocuğa kanser teşhisi konuyor. Bu rakam nükslerle birlikte beş bine ulaşıyor. Kanser konusunda bilinç arttıkça ve hekime, sağlık hizmetlerine ulaşmak kolaylaştıkça tedavi başarısı da yıllar içinde artış gösteriyor.

EN ÇOK LÖSEMİ GÖRÜLÜYOR
Çocukluk çağı kanserlerinin içinde bilinen vakaların yüzde 30’u lösemidir. Ülkemiz için konuşursak daha önce geri kalan yüzde 70 içinde ikinci sırada lenfoma yer almaktayken şu anda sinir sistemi ve beyin tümörleri ikinci sıraya yükseldi. Kemik, göz, karaciğer, yumurtalık, testis ve deri tümörleri ise daha nadirdir.

TELEVİZYON DİZİLERİ UMUTSUZLUK YAYIYOR
Çocuklarda kanser artıyor ancak ülkemizde çok iyi çocuk onkologları, çocuk cerrahları, çocuk radyologları ve radyoterapi uzmanları var. Yaptıkları tedavilerledünyadaki sonuçlarla paralel işleyen sonuçlar elde ediyoruz. Yani çocuklarda kanser çok büyük oranda tamamen iyileşebilen bir hastalık. Ancak basında, televizyon dizilerinde, romanlarda lösemi, kanser gibi hastalıklar onulmaz hastalıklar gibi sunuluyor. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı olarak biz bu algıyı değiştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Sloganımız “Nerede yaşam varsa, orada umut vardır”. Yaptığımız farkındalık çalışmalarıyla kanserin çocukları da etkileyen bir hastalık olduğunu anlatarak erken teşhis konusunda toplumu uyarmak istiyoruz. Çocuğunuza kanser teşhisi konduğunda bunu kabul etmek her ne kadar zor olsa da büyük oranda iyileşen bir hastalık olduğunu topluma anlatmak gerekiyor. Erken teşhisle çocuğu yüzde 80-90 oranında kurtarıyoruz. Çocukluk çağı lösemilerinde 30 sene önce görülen vakaların yüzde 20’si iyileşirken bugün yüzde 80’inden fazlası iyileşiyor.

GEÇMEYEN KARIN AĞRISINA DİKKAT!
Çocukluk çağında belirtiler kanserin türüne göre farklılık gösteriyor. Mesela lösemi iyileşmeyen enfeksiyonlar, solukluk, deride kanamalar, karaciğer ile dalak büyüklüğü ve lenf bezi şişmeleriyle karşımıza çıkar. Çocuk aşırı hâlsiz olur, aile böyle bir belirti gördüğünde hemen doktora başvursun. Onun dışındaki böbrek kanseri, böbrek üstü bezi, lenfoma dediğimiz beze kanserlerinin kendine has belirtileri var. Lenfomalar, beze şişlikleriyle gelir. Böbrek ve böbrek üstü bezi tümörleri, karında şişlikler veya devamlı karın ağrısıyla kendini gösterebilir. Kemik tümörleri daha büyük yaştaki çocuklarda olur, kemikte bir şişlik ve ağrıyla ortaya çıkar. Bu sebeple aileler en ufak bir emare bile görüyorsa ihmal etmeden mutlaka doktora başvurmalı.

 

YORUMLAR