04.12.2018 06:47
Saniyede 5 zararlı yazılım üretiliyor

Paramızı ve bilgilerimizi hedef alan zararlı yazılım sayısının 2019 sonunda 1 milyara ulaşması bekleniyor. Saldırıların dünya ekonomisine verdiği zarar ise 50 milyar doları aşmış durumda

Ömer Temür

Dünyada her alanda bir dijital devrim yaşanıyor. Hayatımızın büyük bir bölümü ekranlar ve sosyal medyada geçiyor. Bankacılık işlemleri sanallaşıyor, banknotlar Bitcoin’e, sağlık hizmetleri dijital verilere dönüşüyor. Yaşanan bu değişimle birlikte hızla artış gösteren siber suçlar da daha karmaşık hâle geliyor. Araştırmalara göre paramızı ve bilgilerimizi hedef alan zararlı yazılım sayısı sadece son üç yılda 400 milyondan 800 milyon adete yükselirken 2019 sonunda ise 1 milyara ulaşması bekleniyor. Eset Türkiye CEO’su Alain Soria sanayide 5-6 adet sahte yazılım üretildiğine dikkat çekerek siber saldırıların, dünya ekonomisine verdiği zararın 53 milyar dolara ulaştığını söyledi. Saldırıların her yıl artarak devam ettiğini dile getiren Soria, “Firmalara saatte 5 milyondan fazla zararlı e-posta gönderiliyor. Son iki yılda her 5 işletmeden ikisi siber saldırıya uğramış. Bunlardan yüzde 66’sı önlem almış. Yüzde 34’ü saldırıya uğramasına rağmen önlem almamış. Saldırıların yüzde 80’e yakını  paramızı hedef alıyor. İşletmelere verdiği zarar hızla artıyor.  Siber saldırıların işletmelere zararının 2021 yılında 6 trilyon dolar olacağı varsayılıyor. Buna karşılık firmaların da önümüzdeki 4 yıl içerisinde 1 trilyon dolar harcama yapacağı öngörülüyor” dedi. 

2018’de en fazla gerçekleştirilen saldırı türlerinin phishing (olta) atakları, fidye yazılımlar ve kripto para madenciliği olduğunu belirten Soria, “Saldırılar 2019’da devasa boyutlara ulaşacak. En çok oltama yöntemini kullanıyorlar. Kredi kartı banka bilgilerinizi çalmak için kurgulanmış bir sistem. Sahte siteler ve forumlar üzerinden hesap bilgilerini çalıyorlar. İkinci sırada fidye yazılımlar yer alıyor. Son üç yıldır oldukça revaçta. Sisteminize bulaştıktan sonra verilerinizi şifreliyorlar ve küçük bir not bırakıyorlar. ‘Eğer şu adresi şu kadar Bitcoin gönderirseniz şifresiniz açarım’ diyorlar. Diğer yöntem de kripto para madenciliği. Bu virüsler bilgisayarınıza yerleşiyor ve zombi hâline getiriyor. Sizin bilgisayarınızdan Bitcoin üretiyor” diye konuştu.

Saldırılara bağlı olarak siber güvenlik sektörünün de her yıl yüzde 150 büyüme gösterdiğini ifade eden Soria, şunları kaydetti: “Eset, bugün Türkiye’nin en çok tercih edilen siber güvenlik markası olarak öne çıkıyor. Türkiye’de yüzde 28.5 pazar payına sahibiz. Her üç bilgisayardan birinde Eset ürünü kullanılıyor. Aynı şekilde KOBİ’lerden holdinglere, kamu kurumlarından hastanelere, bankalara dek 12 bine yakın kurumsal müşterimiz var. Ülkemizdeki döviz kaynaklı ekonomik hareketliliğe rağmen, Eset Türkiye olarak 2018 yılını yüzde 10’a varan büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. Türkiye’de ekim sonu itibarıyla geçen seneyi yakalamış durumdayız. Seneyi  büyük ihtimalle 32,5 milyon dolar ciro ile kapatacağız.”

Evler hack’lenemeyecek

Dijital sistemleri hedef alan virüs, truva atı, solucan, rootkit, botnet, oltalama teknikleri, casus yazılımlar ve şifre-fidye programları gibi kötü amaçlı yazılımlarla mücadele eden yeni Eset 2019 dijital güvenlik ürünlerini tanıttı. Yenilenen efsanevi Eset NOD32 Antivirüs’ün yanı sıra Eset Internet Security, Eset Smart Security Premium ve Eset Multi-Device Security yazılımları en karmaşık saldırılara, çok katmanlı yeni teknolojileriyle cevap veriyor. 

Eset yeni ürünlerinde kripto para cüzdanlarını da ekledi. Kullanıcılar, web tabanlı kripto para cüzdanlarını ziyaret ettiklerinde antivirüs programı sayfayı algılıyor ve finansal işlemlerin güvenli ortamda yapıldığını doğruluyor.

Eset’in önemli yeniliklerinden biri de Güvenlik Raporu uygulaması. Global saldırı yoğunluğunu gösteren bir dünya haritası sunan Güvenlik Raporu, sayesinde kullanıcılar maruz kaldığı riskleri takip edebiliyor. Ayrıca Eset’in Akıllı Ev İzleyicisi, internet bağlantılı tüm cihazları görüntülüyor, modem ve routerlerı güvenlik açıklarına karşı tarıyor ve izinsiz erişimler konusunda uyarıyor. 

Alo demeden 618 TL

Geçtiğimiz haftalarda 3 kat artarak 500 TL seviyesine çıkan yurt dışı telefon kayıt harcı yılbaşında yine artıyor. Resmî Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre pek çok harç ve vergide olduğu gibi yurt dışı telefon kayıt harcında da artış öngörülüyor. Kasım ayının başlarında 170 TL olan yurt dışı kayıt ücreti 500 TL olarak güncellenmişti. Yeni yönetmelik ile birlikte 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yüzde 24 civarında bir zam daha yapıldı ve kayıt ücreti 618 TL oldu.

Telefonlar öğrencileri bağımlı yapıyor

Buffalo Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, öğrencilerin aç kalma pahasına da olsa telefonu tercih ettiğini ortaya koydu. Yaşları 18 ila 22 arasında değişen öğrenciler arasında yapılan araştırmada öğrenciler, 3 saat yemekten, 2 saat de telefonlarından uzak tutuldu. Bu sürenin sonunda zaman veya yemek kazanmak için bir dizi bilgisayar tabanlı görevi yerine getirmeleri istendi. Pediatri bölümünden Sara O’Donnell, öğrencilerin telefonlarını geri almak için motive olacaklarını tahmin ettiklerini ancak bu kadarını beklemediklerini belirtti. Buna göre öğrencilerin tamamı, 100 kalorilik favori atıştırmalıkları yerine anında akıllı telefonlarını geri istediler.

IoT teknolojisi ile projelerin maliyeti düşüyor 

Software AG Innovation Tour 2018’in İstanbul ayağı, iş dünyasının liderlerini Nesnelerin İnterneti ve dijital dönüşümü tartışmak üzere İstanbul’da bir araya getirdi. Software AG Türkiye Genel Müdürü Ebru Kılıç Eker ve Software AG Orta Doğu & Türkiye Başkan Yardımcısı Ahmad Salama’nın da katıldığı etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren Software AG Endüstri Çözümleri Başkan Yardımcısı Sven Roeleven, “IoT ile kolay uygulanabilir, düşük maliyetli ve hızlı dönüş sağlayan projeleri hayata geçirmek mümkün oluyor. Böylelikle şirketler hızlı hatalar yapsalar da, kayda değer bir kayıp yaşamıyor” dedi.

 

 

YORUMLAR