03.07.2021 08:46
Milyonları ilgilendiren IBAN kararı

Milyonlarca kişiyi ilgilendiren emsal bir karara imza atan Yargıtay, bankanın IBAN ile havale alıcısının ismini teyit etme zorunluluğunun olmadığına hükmetti.

Banka havalelerinde isim karışıklığı nedeniyle yaşanan mağduriyetlere ilişkin Yargıtay’dan emsal karar çıktı.

Yüksek mahkeme; bankanın IBAN numarasının alıcıya ait olup olmadığını kontrol etme gibi bir sorumluluğunun bulunmadığına hükmetti.

IBAN İLE 30 BİN DOLAR ÖDEME YAPTI

Milyonlarca havale işlemi için emsal teşkil edecek karara konu olan olay, uluslararası bir şirketin Kore merkezli şirkete para göndermek istemesiyle gerçekleşti.

Bir şirket yetkilisi bankaya giderek, ticari ilişkisi olduğu Koreli firmaya şirket ismi ve IBAN numarası ile toplamda 30 bin dolar gönderdi.

Aradan geçen zamana rağmen paranın müşterinin eline geçmediğini öğrenen şirket yetkilisi hayatının şokunu yaşadı. Bankadan paranın iadesini talep eden şirket yetkilisi, talebi geri çevrilince soluğu Asliye Ticaret Mahkemesi’nde aldı.

BANKA İADEYİ KABUL ETMEDİ

Parasını iade etmeyen bankayı dava eden iş adamı, bankanın ücret karşılığı yaptığı işlemler sırasında ihmâl ya da kastı sonucu zarara uğradığını belirtti. İş adamı zararın tahsili için icra takibi yapıldığını ancak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin devamını talep etti.

Davalı banka ise bankaya husumetin yöneltilemeyeceğini, davacının zarardan bizzat sorumlu olan Voguers Co. Ltd. Şti.'den talepte bulunması gerektiğini, davacının 30 bin Dolar ithalat bedelinin ihracatçı dava dışı şirkete transfer edilmesi için satışa ait proforma fatura ile birlikte iki adet ithalat bedeli transfer formunu şubeye ilettiğini dile getirdi.

HACKERLAR SAHTE IBAN OLUŞTURMUŞ

Bankanın yazılı talimat ve proforma faturada bulunan banka bilgilerine göre davacının talep ettiği IBAN’a transferi gerçekleştirdiğini, bankanın davacının talimatı doğrultusunda hareket ettiğini, dava dışı şirketin mail adresini ele geçiren hackerlerin sahte proforma fatura ve IBAN oluşturduklarının öğrenildiğini öne sürdü.

IBAN’ın dava dışı şirkete ait olmadığını, davacının uluslararası dolandırıcılık sonucu uğradığı zararını kusuru bulunmayan bankadan talep etmeye çalıştığını, müvekkili bankanın lehtar banka ile yazışma yaptığını ancak lehdar bankanın kendi kanunlarına göre transfer işleminin lehdar ismine göre değil IBAN üzerinden yapılmış olması sebebiyle iade talebinin yapılamayacağını bildirdiğini, müvekkili bankanın olayda herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istedi.

MAHKEME "BANKANIN SORUMLULUĞU VAR" DEDİ

Mahkeme; havalenin IBAN kullanılarak yapıldığı, dava konusu havalenin yapılmasında muhabir ve lehtar bankanın davalı bankanın alt vekili ve ifa yardımcısı olarak görev aldığı, bankanın teknolojinin sağladığı imkânı kullandığı, müşteri banka ilişkisinde bankanın sözleşmenin ekonomik anlamda güçlü tarafı olduğuna dikkat çekti. Bankanın finans sektöründe faaliyet gösteriyor olması ve uzmanlık alanı nedeniyle daha fazla özen yükümlülüğü altında bulunduğu, davacı IBAN’ı yanlış bildirmiş olsa da sistemin sağladığı kolaylıktan faydalanan bankanın ifa yardımcısı konumundaki havale alıcısının bulunduğu banka vasıtası ile en azından müşteri ismi ve hesap numarası eşleştirmesini yapması ve havale işlemini bu doğrultuda gerçekleştirmesinin mevduat sahiplerinin korunabilmesi açısından hukuk düzeninin beklediği bir özen yükümlülüğü olduğuna hükmetti.

BANKA YÜZDE 50 KUSURLU BULUNDU

Mahkeme olayda her iki tarafın eşit kusurlarıyla zarara sebebiyet verdikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı bankanın yüzde 50 kusuruna tekabül eden 15 bin Dolar esas alınarak itirazın bu miktar üzerinden iptaline, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verdi. Kararı davalı banka temyiz edince devreye giren Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, mahkeme hükmünü bozdu. Bozma kararında; “Davalı banka tarafından davacının yazılı talimatında belirtilen iban numarası gözetilerek havale yapılması olayında davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamasına rağmen mahkemece somut olayın değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” ifadesi yer aldı.

YARGITAY MAHKEMENİN HÜKMÜNÜ BOZDU

Yeniden yapılan yargılamada Asliye Ticaret Mahkemesi, ilk kararında direnince bu kez devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi. Emsal nitelikte bir karara imza atan Hukuk Genel Kurulu, mahkeme hükmünü bozdu. Kararda;
“Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, IBAN ile yapılan havale işleminde, bu numaranın verilmesinden sonra banka ismi, ülke ismi, hesap numarası ve bunun gibi ek bilgilere ihtiyaç olmadığı, yirmi iki adet harf ve rakamdan oluşan bu sistemde havale işlemi sırasında bir rakamın yanlış girilmesi hâlinde sistemin yanlış IBAN uyarısı vereceği, sistemin tam güvenli olup, rakamların değerinde veya sırasında yapılacak bir yanlışlığı kabul etmediği belirtilmiştir. Paranın gönderildiği İngiltere’deki banka hesabının gerçekten ithalatçı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, İngiliz hukukunda para transferi gerçekleştirilirken IBAN ile alıcının isminin uyuşup uyuşmadığını araştırma yükümlülüğünü öngören bir kanun hükmüne rastlanılmadığı belirtilmiştir. Bankanın IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ilk havale işleminden sonra, davacının paranın alıcının hesabına geçip geçmediğini teyit etmeden aradan 20 günden fazla süre geçtikten sonra aynı IBAN’a havale işlemi yapılmasını talep etmesinde kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkeme kararı oy çokluğu ile bozulmuştur.”

Yargıtay'dan emsal karar: Yeni eşi eski eşle kıyaslamak boşanma sebebi Yargıtay'dan emsal karar: Yeni eşi eski eşle kıyaslamak boşanma sebebi Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendirmeye alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal bir karar verdi. Yargıtay, ölen eşin fotoğraflarını sürekli görünür yerde tutmayı ve yeni eşi eski eşle kıyaslamayı boşanma sebebi saydı.

Asker arkadaşını sahte altınla dolandırdı! Yargıtay'dan emsal karar Asker arkadaşını sahte altınla dolandırdı! Yargıtay'dan emsal karar Yargıtay 15. Ceza Dairesi, altın görünümlü metallerle kandırdığı asker arkadaşından 40 bin lira alan sanık hakkındaki beraat kararını bozdu.

Yargıtay'dan emsal karar: Çocuk istemeyen eş, kusurlu sayıldı Yargıtay'dan emsal karar: Çocuk istemeyen eş, kusurlu sayıldı Evli çiftlerin "çocuk" tartışmalarına son noktayı Yargıtay koydu. Yüksek mahkeme; erkeğin eşinden çocuk istememesini kusurlu davranış saydı. Kararda durumun kişilik haklarına saldırı olduğu belirtildi.

Kaynak : İHA
YORUMLAR