Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Hallâc-ı Mansur hazretlerine bir gün bir kimse geldi.
Ve bu zâta;
“Tasavvufta fakirlik nedir?” diye sordu.
O anda zindandaydı.
Adam bakınca, zindanın duvar taşlarının “altın” ve "gümüş" olduğunu fark etti.
Çok şaşırdı.
Bu defa da;
“Fütüvvet nedir?” diye sordu.
Cevâben;
“Bu gece anlarsın” buyurdu.
Adam merak içinde eve gitti.
Ve o gece rüyâ gördü.
Rüyâsında kıyâmet kopmuş ve bütün insanlar bir meydanda toplanmışlardı.
Bir aralık Hallâc-ı Mansur hazretlerini gördü yanında.
Ve bir ses duydu;
Gâipten geliyordu.
“Ey Mansur! Seni seven cennette, sevmeyen cehennemde olacaktır” buyuruluyordu.
Hazret-i Mansur bu nidâyı duydu.
Ve ellerini açıp;
“Yâ Rabbî! Beni sevmeyen kulları da affet” diye yalvardı.
Adam bu gördüklerinden bir mânâ çıkarmaya çalışıyordu ki; büyük velî o kimseye dönüp;
“İşte fütüvvet budur” buyurdu.