Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Ebû Zer-i Gıfârî rivâyet eder:
Bir gün Efendimiz, evinden çıktılar.
Ve yürümeye başladılar.
Ben de ardınca gittim.
Ve selâm verip oturdum.
Beni görüp sordular ki:
“Niçin geldin yâ Ebâ Zer?”
Ben sükût ettim.
O anda hazret-i Ebû Bekr geldi.
Resûlullahın sağ yanına oturdu.
Sonra Hazret-i Ömer geldi.
Ebû Bekr’in sağına oturdu.
Sonra Hazret-i Osmân geldi.
Hazret-i Ömer’in sağına oturdu.
Sonra Hazret-i Alî geldi.
Hazret-i Osmân’ın sağına oturdu.
Efendimiz, yerden yedi tâne (taş) alıp, mübârek avuçlarında tuttular.
O taşlar (tesbîh) etmeye başladı.
Sonra o taşları yere koydu.
Taşların sesleri kesildi.
Efendimiz, o taşları yerden aldı.
Hazret-i Ebû Bekr’in eline verdi.
Taşlar (tesbîhe) başladılar.
O da yere koydu.
Taşların sesi kesildi.
Efendimiz, o taşları tekrar aldı.
Ve hazret-i Ömer’e verdi.
Taşlar, (tesbîh) ettiler.
O da yere koydu. Sesleri kesildi.
Efendimiz o taşları tekrar aldı.
Ve hazret-i Osmân’a verdi.
Taşlar, yine (tesbîh) ettiler.
O da yere koydu.
Sesleri kesiliverdi.
Efendimiz, taşları tekrar aldı.
Ve hazret-i Alî’ye verdi.
Taşlar, (tesbîhe) başladılar.
O da yere koydu.
Taşların sesi kesildi...