Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Emîr Sultân hazretleri, Buhâra’da birkaç kişiyle sohbet ediyordu ki, biri geldi oraya.
Perîşân bir hâli vardı adamın!
Büyük velî sordu:
“Bir derdin mi var senin?”
“Evet efendim, sormayın.”
“Hayrola, ne oldu?”
“Küçük bir bahçem var benim. Onun mahsûlüyle geçinip gidiyorduk. Ama bu sene kuraklık sebebiyle bütün ağaç ve sebzelerim kurudu. Ailem de kalabalık. Bu hâlde nasıl geçiniriz?” dedi.
Emîr Sultân buyurdu ki:
“Üzülme, Allah rızka kefîldir.”
Adamcağız;
“İnşallah” dedi ve gitti.
Emîr Sultân üzülmüştü!
Gece, adamın bahçesine girip;
“Yâ Rabbî! Bu bahçedeki bütün ağaç ve nebatlara canlılık ver, yeniden hayât bulsunlar” diye duâ etti.
Duâsı kabul oldu.
O anda ağaçlar canlandı.
Ve dalları meyve doldu.
Ertesi gün, bahçe sâhibi geldi.
Vaziyeti görünce çok şaşırıp;
“Ey Allahım! Yoksa Hızır mı geldi bu bahçeye? Hakîkati bildir bu bîçâreye” diye yalvardı.
Sonra başını kaldırdı.
Emîr Sultân hazretlerini gördü.
Bahçenin öbür ucunda idi.
Dünü hatırlayıp;
“Allah rızıklara kefîldir” dedi.
Elini öpmek için ona doğru koştu.
Ama göremedi bir daha.
Kaybolmuştu gözden...