Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Hacı Bayrâm-ı Velî hazretleri, Emîr Sultân hazretleriyle görüşmeye gitmişti bir gün.
Emîr Sultân'ın evi harâbe idi.
O gün de tâmir ediliyordu.
Ustalar çalışıyorlardı.
Koca kalasları yukarı taşıyorlardı.
Derken bir kalası aşağı düşürdüler.
Altta ise çocuklar oynuyordu.
Emîr Sultân bunu gördü.
Ve duâ etti içinden.
Koca kalas, kalakaldı havada.
Bir müddet öylece durdu.
Sonra yavaşça süzüldü zemîne.
Sessizce ve zarar vermeden.
Hacı Bayrâm-ı Velî de gördü bunu.
Ve içinden geçirdi ki:
“Kerâmetinizle çocuklar kurtuldu."
Emîr Sultân ona dönüp;
“Hayır, Allah kurtardı” buyurdu...
● ● ●
Emîr Sultân'ın bir talebesi anlatıyor:
Gençliğimde, ne vakit bir velî görsem, hizmetine koşardım.
Çünkü biliyordum ki:
Velîlerin bakışları bile şifâdır.
Bir gün de Sinan Halîfe’yi işittim.
Huzûruna koşup arz ettim ki:
“Efendim, bana duâ ediniz.”
O bana sordu ki:
“Ne istiyorsun?”
“Şu nefsimin şerrinden kurtulmayı.”
Buyurdu ki:
“Emîr Sultân'ın kabrinde duâ et. Onun himmetiyle murâdına kavuşursun.”
“Peki efendim” dedim.
Ve o nûrlu kabre vardım.
Rabbime yalvardım.
Azgın nefsim yola geldi.
Hâsıl oldu murâdım...