Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Emîr Sultân hazretlerinin bir (yay) ile bir (oku) vardı.
Yayına (bir) ok koyardı.
O bir ok, (kırk) ok olup çıkardı.
Ve mutlaka bulurdu hedefini.
Bir gün şeyhülislâmla çıktılar.
Çevrede dolaşıyorlardı.
O meşhur okunu getirtti.
Ve şeyhülislâma uzatıp;
“Bunu al, doğuya doğru at! Ok nereye düşerse, mezarımı o yere kazarsınız!” buyurdu.
Şeyhülislâm oku aldı.
Ve çekip fırlattı.
Ok, tam da şimdiki türbesinin bulunduğu yere düştü.
Vefât edince, oraya defnettiler.
Ve bir türbe yaptılar.
Usta şöyle anlatıyor:
Türbeyi yaparken, büyük velî her gece rüyâma girer ve “Şurayı şöyle yap, burayı böyle yap!” derdi, ben de öyle yapardım.
● ● ●
Bu zâtı çok seven biri, kabrini ziyâret için Bursa’ya geldi.
Ve türbedâra;
“İzin verirseniz, bu türbede uzun müddet kalmak istiyorum” dedi.
Türbedâr da;
“İstediğin kadar kal” dedi.
Adam türbeye girdi.
Az sonra çıktı türbeden.
Türbedâr sordu:
“Hani uzun kalacaktın?”
“Evet, niyetim öyleydi. Çünkü kavuşmak istediğim bir murâdım vardı. Yıllardır duâ ediyor, yine de kavuşamıyordum. Ama bu türbede bir duâ kâfi geldi. Dileğime kavuştum, gidiyorum" dedi.