Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Emîr Sultân hazretlerinin bir talebesi şöyle anlatıyor:
Bir gece rüyâ gördüm.
Bir grup insan bir yere gidiyordu.
Yaklaşıp sordum:
“Nereye gidersiniz?”
“Bursa’ya gidiyoruz” dediler.
“Niçin?” dedim.
“Orada bir evliyâ zât var, seyyiddir. Sözleri kalpleri temizliyor” dediler.
İçimden dedim ki:
“O velîye, ben de gideyim.
Ben de ona talebe olayım.”
Ve katıldım onlara.
Derken Bursa’ya vardık.
O velînin huzuruna girdik.
Ben o zâta dedim ki:
“Beni de talebeliğe kabul edin.
Ben de sizin talebeniz olayım.”
Bana şefkatle bakıp;
“Kabul ettik” buyurdular.
Ve yanlarına oturtup, mübârek eliyle sırtımı sığadılar.
O esnâda uyandım.
Ve rüyâyı babama anlatıp;
“Tâbiri nedir?” diye sordum.
“Git, o velîye talebe ol” dedi.
“Peki babacığım” dedim.
Vedâ edip çıktım evden.
Yolda bir grup adama rastladım.
Rüyâdakilere çok benziyorlardı.
“Nereye gidersiniz?” dedim
“Bursa’ya gidiyoruz” dediler.
Onlara katılıp Bursa’ya vardım.
O velînin huzûruna girip;
“Ben de talebeniz olayım” dedim.
Bana şefkatle bakıp;
“Kabul ettik” buyurdular.
Ve yanlarına oturtup, mübârek eliyle sırtımı sığadılar...